Demirtaş: Elinde sadece copu kalan devlet her şeyini yitirmiştir

Dünkü mitingin yasaklanmasına rağmen Kürt halkının görkemli bir direniş sergilediğini belirten BDP Eş Genel Başkanı Demirtaş, Amed zindanlarındaki 14 Temmuz 1982 direnişinin bugün Amed’de yankılandığını söyledi. Demirtaş, “Zalim kendi zulmünde boğulacak” dedi. “Öcalan, Kürt ayaklanmasının temsilcisidir” diyen DTK Eşbaşkanı Tuğluk ise, “Bu halkın tahammülü daha fazla zorlanmamalı” diyerek AKP Hükümeti’ni uyardı.

 

14 Temmuz 1982 ölüm orucu direnişinin yıldönümünde DTK ve BDP, PKK lideri Abdullah Öcalan üzerinde bir yılı aşkın süredir devam eden tecrit koşullarına dikkat çekmek amacıyla düzenleyeceği tarihi mitinge valiliğin izin vermemesinin ardından gün boyu yaşanan saldırıları protesto ederek Sümer Park’ta oturma eylemine başlayan DTK ve BDP’li seçilmişler, oturma eylemini yaptıkları basın açıklaması ile sonlandırdı.

 

Aralarında Selahattin Demirtaş, Gültan Kışanak, Aysel Tuğluk, İdris Baluken, İbrahim Binici, Emine Ayna, Hasip Kaplan, Sebahat Tuncel, Osman Baydemir’in de bulunduğu BDP’li seçilmişler dün Amed’de gün boyu yaşanan polis şiddetinin ardından Sümer Park’ta oturma eylemi başlatmışlardı. Gece boyu süren eyleme sanatçılar Suavi, Rojda, Ferhat Tunç, Comert ve Xalil Brad gibi birçok isim de katıldı.

 

Sümer Park’ta açıklamada bulunan BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş sözlerine, dün Amed’de yaşanan faşizm karşısında Kürt halkının direnişini kutlayarak ve Amed halkına destek verenlere teşekkür ederek başladı.

 

“AKP’nin faşizan rejiminin Amed’deki görkemli direnişle ne kadar çaresiz kaldığı sergilendi” ifadesini kullanan Demirtaş, “Devletin çıplak şiddeti karşısında direnen halkın görkemli direnişi var. Elinde sadece copu kalan devlet her şeyini yitirmiştir. Kürt halkı Öcalan’ın özgürlüğünü istiyor. Devlet, bu talebin ortaya çıkmaması için 24 saattir ev ev, sokak sokak faşizm uyguladı. Ancak engelleyebildi mi hayır” diye konuştu.

 

‘AKP AĞZIYLA KUŞ TUTSA MEŞRUTİYETİNİ YİTİRMİŞTİR’

Kürt halkının gündeminde ve çalışmalarında öncelikli olarak Öcalan’ın özgürlüğü olduğunu belirten Demirtaş, “Hükümet buradan ders çıkarmalı. Halka saygı duymuyorsa bile halkın iradesini görmeli” dedi. AKP’yi anonim şirkete benzeten Demirtaş, “AKP ağzıyla kuş tutsa bile bu topraklarda meşrutiyetini yitirmiştir. Vicdanı olan herkes bu anonim şirketi terk etmelidir” ifadesini kullandı.

 

Kürt halkının çözüm için uzattığı ele cop vurulduğunu, işkence uygulandığını söyleyen Demirtaş, “Valiliğin verdiği yasak bu halkı bağlamaz. Halk buna gösterdiği görkemli direnişle yanıt vermiştir. AKP’nin polisleri, kent giriş çıkışlarında, sokaklarda ulaşabildikleri herkese işkence yapmıştır. Diyarbakır hala gaz kokuyor. Böyle bir hükümetin demokrasi getiremeyeceğini sanırım herkes gördü” diye konuştu.

 

Amed zindanlarındaki 14 Temmuz 1982 direnişinin bugün Amed’de yankılandığını vurgulayan Demirtaş, “Zalim kendi zulmünde boğulacak” dedi. Amed’deki direnişin bir çizgi, duruş olduğunu söyleyen Demirtaş, Öcalan serbest bırakılıncaya kadar, Kürt halkının talepleri yerine getirilinceye kadar bu direniş ruhunun süreceğine vurgu yaptı.

 

Demirtaş son olarak, miting sonrası Mersin’e dönen bir aracın kaza geçirmesi sonucu yaşamını yitiren bir kişiye ve dün akşam Amed’de haberleri izlerken fenalaşarak kalp krizi geçiren ve yaşamını yitiren kişinin yakınlarına başsağlığı diledi.

 

‘ÖCALAN SON KÜRT AYAKLANMASININ TEMSİLCİSİ’

Demirtaş’ın konuşmasının ardından DTK Eş Genel Başkanı Aysel Tuğluk yaptığı konuşmada, “Dün Diyarbakır, AKP faşizmi ile devletin 90 yıllık inkar ve imha politikası ile kin ve nefret yüklü politikalarıyla karşı karşıyaydı” dedi.

 

Direniş ve mücadelelerinin devam edeceğini belirten Tuğluk, “Bir halk Sayın Öcalan’ı iradesi kabul edip, bu sorunun demokratik çözümü için muhatabıdır dediği için, dilimle, kimliğimle özgür yaşamak istiyorum dediği için bunlar yapılıyor. AKP Hükümeti Kürt halkına inkâr ve imha politikaları ile diz çöktürmek istiyor. Ama bu halk, örgütlü bir halk bu halk diz çökmeyecek” diye konuştu.

 

Öcalan’ın 354 gündür ailesi ve avukatları ile çeşitli gerekçelerle görüştürülmediğine işaret eden Tuğluk sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir devlet acizliğe düşüyor açıkça yalan söylüyor. Demokratik olduğunu söyleyen bir devlet, İmralı’da Evren İnsan Hakları Sözleşmesi’ni tanımıyor. Bütün bunlar AKP’nin inkâr ve imha politikalarıdır. Sayın Öcalan sıradan bir kişi, sıradan bir tutsak değildir. Milyonlarca insanın irademdir dediği bir siyasidir. Son Kürt ayaklanmasının temsilcisidir.”

 

‘BU HALKIN TAHAMMÜLÜ DAHA FAZLA ZORLANMAMALI’

AKP Hükümeti’nin Öcalan nezdinde barışı tecrit ettiğin ifade eden Tuğluk, “Erdoğan şunu bilmeli; tüm bu çabalarınız diz çöktürmek içinse bilin ki, Kürt halkı diz çökmeyecek. Yanıtımız onurlu direniş olacaktır” dedi.

 

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Suriye, Mısır, Libya’da ki demokrasi söylemlerine de değinen Tuğluk, ancak söz konusu Kürt halkı olunca bu demokrasinin olmadığı yönünde konuştu.

 

Tuğluk son olarak, Kürt halkının bugüne kadar bedel ödeyerek geldiğini vurgulayarak AKP Hükümeti’ne şöyle seslendi: “Bu gidişat iyi bir gidişat değil. Bu halkın tahammülü daha fazla zorlanmamalı. Yol yakınken bu politikalarınızdan vazgeçin. Sayın Öcalan üzerindeki tecridi kaldırın. Sayın Öcalan’ın özgürlüğüne giden yolu başlatın. Başka çözüm yoktur.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.