30 Ekim 2017 Pazartesi 09:39
CHP'den İYİ Parti'ye geçen Aytun Çıray’dan ilk açıklama

Meral Akşener'in kurucusu ve genel başkanı olduğu İYİ Parti'ye CHP'den geçen Aytun Çıray, İYİ Parti’ye geçiş nedenine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Kendisine İYİ Parti'ye geçmek için bir teklif sunulmadığını, kendi iradesiyle bu kararı aldığını söyleyen Çıray, Kılıçdaroğlu'nun bu kararı anlayışla karşıladığını ifade etti.

Akşener’le DYP’de siyaset yaptığını ifade eden Çıray, “Bana bir teklif gelmedi. Bu, kendi irademle aldığım bir karar. Bu hareket daha başlamadan önce Türk siyasetindeki tıkanmayı görmüştüm. Son 15 yıldır Türkiye’yi belki de tarihinin en başarısız ve en beceriksiz iktidarı yönetiyor fakat bir türlü bu iktidarı değiştirmek mümkün olmuyor. Bu sağlıklı bir durum değildi ve siyasi iklimin değiştirilmesi gerekiyordu” dedi.

Çıray, Habertürk'ten Kübra Par'a konuştu.

- Öncelikle CHP’den ayrılış hikâyenizle başlayalım. İYİ Parti’ye geçmeye nasıl karar verdiniz? Teklif ne zaman geldi?

Bana bir teklif gelmedi. Bu, kendi irademle aldığım bir karar. Bu hareket daha başlamadan önce Türk siyasetindeki tıkanmayı görmüştüm. Son 15 yıldır Türkiye’yi belki de tarihinin en başarısız ve en beceriksiz iktidarı yönetiyor fakat bir türlü bu iktidarı değiştirmek mümkün olmuyor. Bu sağlıklı bir durum değildi ve siyasi iklimin değiştirilmesi gerekiyordu.

Sayın Meral Akşener, kendisi önce MHP’de aynı şeyleri hissetmiş olmalı ki genel başkanlığa talip oldu. Fakat siyasi iktidar, her zaman olduğu gibi gücünün yetmediği yerde yargıyı kullanarak önünü kesti. Ardından İYİ Parti’nin kurulmasıyla sonuçlanacak olan süreç başladı. Bunu dikkatle izledim ve buradan Türkiye’ye bir siyasi çare çıkabileceğine, anti-demokratik bir ortamdan geçmekte olan ülkenin tekrar demokrasiye kavuşacağına dair umudum arttı. Siyaset çare makamıdır. O çareyi üretmek üzere yola çıkmış olan Sayın Akşener’e destek olursam bu hareketin daha büyük bir ivme kazanabileceğini düşündüm.

- Bu hamleniz karşısında Meral Akşener şaşırdı mı?

Şaşırmaktan ziyade çok memnun oldu çünkü biz birbirimizi yaklaşık 20 yıldır tanırız. DYP’de birlikte siyaset yaptık.

- CHP gibi köklü bir partiden ayrılarak yeni kurulan bir partiye gidiyorsunuz. Siyaseten risk aldığınızı düşünüyor musunuz?

Koltuğa oturup öne arkaya sallanarak hareket edemezsiniz. Eğer bu ülkenin gidişatından şikâyetçiyseniz, eğer bu milletin mukadderatı için gece uykularınız kaçıyorsa ve “Bu ülke her an bölünebilir” iddiasındaysanız, kaotik bir ekonomik gidişat görüyorsanız, şikâyetin ötesinde bir şey yapmanız lazım. Yani koltuktan kalkıp yürümeniz gerekiyor. Burada risk alacaksınız. Bir dahaki sefere milletvekili olmayabilirim. İnsanın hayatında milletinden daha önemli ne var ki? Milletin vekilisiniz. Ama bu riski millet adına almak zorundasınız. Bugün, millete hizmet etme adına bir çalışma yapma zamanıdır.

- Peki, CHP’de ne yapamadınız, size ne dar geldi ki yeni bir partiye ihtiyaç duydunuz?

CHP’yi konuşmak istemiyorum. Bunu haksızlık olarak görürüm ve ahlaki bulmam. Ama 15 yıl sonunda bu iktidarın değişmemiş olması ve bu muhalefet yapısıyla değişmesinin güç olduğunu görmem, bu kararımı etkiledi. Bu, CHP meselesi değil. MHP itaat etti. Bir başka parti var, bütün mehsupları yargı denetiminde; kimisi hapiste, kimisi çalışamaz halde. Muhalefet işlevsiz hale getirilmiş. CHP’nin tek başına bu işin içinden çıkması çok zordu. Toplumsal beklentiyi karşılayacak şekilde yeni bir muhalefet oluşturulması gerekiyordu. İnsanlar mutsuz, insanlar yorgun, insanlar fakir, insanlar işsiz; böyle büyük Türkiye yaratamazsınız. Gerçekten büyük Türkiye yaratmak istiyorsanız, bütün bu şikâyet ettiklerinizi yok edecek bir inançla, bir kadroyla yola çıkmanız lazım.

- Ayrılma kararınıza Kemal Kılıçdaroğlu nasıl tepki verdi?

Gerekçelerimi kendisine anlattım. Bir siyasi parti başkanı hiç şüphesiz, bir milletvekilinin ayrılmasından memnun olmaz. Ama Sayın Kılıçdaroğlu, beyefendiliği çerçevesinde, beni anlayışla karşıladı.

- Partiden, CHP’li arkadaşlarınızdan nasıl tepki geldi?

Olağanüstü sayıda tebrik geldi. Ne yapmak istediğimi anlayan arkadaşlarım beni kutladılar...

- Merkez sağ gelenekten gelen bir siyasetçisiniz. Bu yeni parti ANAP’a mı, DYP’ye mi daha yakın?

Yeni parti hiçbirine benzemiyor. Geçmişten ders alarak onların yaptığı hataları yapmamak üzere, gerçekçilik üzerine kurulmuş bir parti. Öncelikli hedefi Türkiye’yi tekrar demokratik parlamenter sisteme kavuşturmak, mutlak kuvvetler ayrılığını sağlamak ve eşzamanlı olarak bir kalkınma hamlesi başlatmak...

- AK Parti’den farkınız ne olacak?

AK Parti döneminde Türkiye, kişi başı gelir anlamında fakirleşti. Gelir dağılımı iyice bozuldu, hukukun üstünlüğü kaybedildi. Güvenliğimiz yok. Türkiye’de yıllardır bombalar patlıyor. Başımızda PKK diye bir terör örgütü varken, yetmedi; yanlış siyasetleriyle devleti meşru güçlerle yönetmek yerine yanlış kişilerle paralel yürüyerek Türkiye’yi 15 Temmuz hain kalkışmasına kadar getirdiler. Türkiye’nin başında olmayan Suriye siyasetleriyle bir IŞİD terör örgütü belası açtılar. Türkiye’yi bütün çevresiyle küs hale getirdiler. Bütün bunlar zaten farkı oluşturuyor.

- Parti programı açısından farkınızı soruyorum...

Bir parti programına en güzel şeyleri yazabilirsiniz. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin programını okumanın artık gereği yok. İcraat ortada.

- Peki, CHP’den farkınız ne olacak?

Ben CHP ile ilgili bir şey söylemek istemiyorum.

- Ya MHP’den farkınız?

Bir şeyin farkını anlatabilmem için o şeyin olması gerekir. MHP diye bir parti artık yok.

- İYİ Parti, daha çok AK Parti tabanından mı oy alır, CHP tabanından mı?

En büyük oyu AK Parti tabanından alır çünkü AK Parti tabanı içerisinde geçmişte merkez sağ diye tanımladığımız tabanın çok büyük bir oyu var ve onlar İYİ Parti kadrolarının neyi temsil ettiğini gayet iyi biliyorlar.

Söyleşinin tamamı burada.

(Kaynak: Habertürk)

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Yorumlardan doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderene aittir.