Çiçek: Bayram havasına ihtiyacımız var

TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Kürt sorunu ve yeni Anayasanın bu konuda getireceği çözümlere ilişkin 'Bu süreçte bayram havasına ihtiyacımız var. Ancak Yeni anayasaya bütün sorunları çözecekmiş gözüyle de bakmamak gerek' dedi.

 

TRT 1'de katıldığı “Politik Açılım” programında soruları yanıtlayan Çiçek, Van depreminde hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet diledi.

 

1982 Anayasasından sonra geçen politik süreci özetleyen Çiçek, bu dönemde “sayısal istikrarın olduğunu ancak siyasi istikrarın olmadığını” ifade etti.

 

Türkiye'nin önemli zamanını, bu Anayasadan kaynaklanan sorunları çözmeye çalışarak geçirdiğini belirten Çiçek, şimdiye kadar 1982 Anayasanın 111 maddesinin değiştirildiğini anımsattı.

 

Yargının, “yerindelik denetimi” yaparak siyasetin alanına müdahale ettiğini savunan Çiçek, “Genel Müdürlük düzeyinde yapılabilecek işler siyasetçiye yakıştırılmıştır” dedi.

 

Yeni Anayasa ile ilgili tüm partilerin taahhüdü olduğunu ve komisyon kurarak çalışmayı başlattıklarını hatırlatan Çiçek, öncelikle çalışma usullerini belirlediklerini söyledi.

 

Çiçek, “Bizim düşüncemiz; tepki anayasası değil yaşananları tespit ederek yeni bir anayasa yapmaktır” diye konuştu.

 

Önceki anayasalardan farklı olarak bu anayasanın “hep birlikte” yapılacağını dile getiren Cemil Çiçek, yeni anayasa ile ilgili web sayfası hazırladıklarını anımsattı. Çiçek, “Kim bu sürece katkı vermek isterse herkesin görüşünü, düşüncesini, teklifini bekliyoruz” diye konuştu.

 

Derneklere, yüksek yargı organlarına, Mecliste temsil edilmeyen siyasi partilere, meslek kuruluşlarına, işçi konfederasyonlarına, memur sendikalarına, üniversitelere, yerel gazetelere ve televizyonlara ulaştıklarını ve bu sürece katkı vermeye çağırdıklarını aktaran Çiçek, 31 Aralık'a kadar düşüncesi olanlardan yazılı metin istediklerini söyledi.

 

Çiçek, “Siyaset kurumunun ayağına top bu kadar gelmişken bunu çözemezse siyaset kurumuna güven ne durumda olur?” diye sordu.

 

“BAYRAM HAVASINA İHTİYACIMIZ VAR”

 

“KCK tutuklamaları, tutukluluk süreleri ve yargıdaki kutuplaşmayla” ilgili bir soru üzerine Çiçek, şunları kaydetti:

 

“Şu ana kadar komisyon üyesi 12 arkadaşımızla birlikte bu tarihi sürecin en iyi ve mutlu sonlanması için gayret sarf ediyoruz. Bizim dışımızdaki şartlar da bu sürece olumlu ya da olumsuz tesir eder. Onun için Anayasa çalışmalarında bir bayram havasına ihtiyacımız var. Gerginlik ortamında ister istemez bazı sıkıntılar olabilir. Komisyon olarak, kendimizi mümkün olduğu kadar bu tartışmalardan dışarda tutmamız gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bu tartışmaları yapacak partilerimizin yöneticileri, sözcüleri var. Bu tartışmaları onlar yapsın. Biz bu tartışmaları komisyona taşıdığımızda zaman kaybederiz. Buna dikkat etmeye çalışmamız gerekir.

 

Bazı konularla ilgili düşüncesi, temennisi olanlar, bir konuyu gündeme getirmek isteyenler getirmiştir. Bazı komisyon üyesi arkadaşlarımız tutuklamalarla ilgili olarak 'burada bir karar alalım, yol temizliği yapalım eş zamanlı olarak' dediler. Bizim komisyonun özel bir görevi var. Bu süreci yönetmek ve yeni bir anayasa yapmak. Bunun dışına taştığımızda, başka konuları buraya getirdiğimizde esas konudan uzaklaşabiliriz. Bu söylenenler doğrudur. Biz de hak veriyor olabiliriz ama bunu partilerin başka mekanlarda, platformlarda, başka kişilerle tartışması lazım.”

 

Anayasa yapmanın en zor yasama faaliyeti olduğunu beliren Çiçek, “Uzlaşma Komisyonu teamülü bir komisyon. İçtüzük ya da Anayasada dayanağı olan komisyon değil. Bu komisyona özel görevi dışında başka konuları da getirip tartışmaya kalkarsak, o zaman biz bu süreci ya etkin ve verimli bir şekilde sürdüremeyiz ya da zaman çabuk geçer. Biz 2012 sonuna bitirelim dedik. Başka konuları bu işin içine dahil ettiğimizde 2013, 2014'e sarkarsa başkaca sıkıntılar da Türkiye'nin gündeminde. Onun için bu konularla ilgili söylenecek çok şey olabilir ama onun bu komisyonun dışında söylemeyi istiyoruz.”

 

BÜTÜN SORUNLAR BİTECEKMİŞ GİBİ BAKILMAMALI

 

Çiçek, tutuklu milletvekillerinin ceza evinden çıkması için kendisinin herhangi bir girişimde bulunup bulunmadığına yönelik soru üzerine, Meclis Başkanlarının görev ve yetki sınırlarının Anayasa ve İçtüzükte belli olduğunu hatırlattı. Bu nedenle yetkilerini Anayasa ve İçtüzük çerçevesinde kullanabileceğini belirten Çiçek, aksine bir davranış sergilediğinde, yetkilerini aştığı konusunda Türkiye'de yeni bir tartışma başlayabileceğini ifade etti.

 

Bu konuda özel komisyon kurulmasına ilişkin öneriyi değerlendiren Çiçek, söz konusu komisyonunun kurulmasında, partilerin mutabık kalması sonucu aynen uzlaşma komisyonunda olduğu gibi bir yol izlenebileceğini kaydetti.

 

Çiçek, “Anayasa Uzlaşma Komisyonunda, partilerin çalışmalardan çekilmesi halinde iktidar partisinin 'Benim çoğunluğum var, ben devam ederim' der mi? şeklindeki soruya, “Hayır, böyle bir düşüncesinin olmayacağı söylendi” yanıtını verdi. Cemil Çiçek, herhangi bir partinin çalışmalardan çekilmesinin toplumsal açıdan bir siyasi müeyyidesinin olabileceğini, çünkü bu çalışmalara katılan partilerin topluma yeni anayasa konusunda vaatte bulunduklarını kaydetti.

 

“KENDİMİZİ ALDATMAK OLUR”

 

Yeni Anayasa ile ilgili çalışmaları da değerlendiren Çiçek, “Zor bir iş ama bunu kolaylaştırmak lazım. Toplumun büyük beklentisi var. Diyelim ki uzlaşamadık, anayasayı yapamadık. Biz bu işi yapamazsak, en azından bu işi yapamayanlar, bugünkü Anayasadan şikayet edemez. Bu nedenle ne yapıp edip bizim bu işi bir yere getirmemiz lazım. Biz millet adına bu işi yapıyoruz” dedi.

 

Cemil Çiçek, “Kürt sorunu ve yeni Anayasanın bu konuda getireceği çözümlere” ilişkin soru üzerine, “Anayasa yapıldığı takdirde Türkiye'de bütün sorunlar bitecekmiş gibi Anayasaya olağanüstü rol yüklemek doğru değil. Bu, işi zorlaştırır. Anayasa, çözüm konusunda siyaset kurumuna rahat çözüm üretme imkanı sağlar. Anayasaya, 'her şeyin çaresi' şeklinde rol yüklenmesi doğru değil. Mevcut sorunların tamamı Anayasadan kaynaklanmıyor. Anayasa önemli ama 'Anayasa eşittir sıfır sorunlu Türkiye' düşüncesi yanlış. Bu, kendimizi aldatmak olur” diye konuştu.

 

Cemil Çiçek, yeni anayasanın özellikle demokrasinin eksik olmasından ve demokrasi standardının düşüklüğünden kaynaklanan sorunların çözülmesine imkan tanıyacağını dile getirdi.

 

“TÜRKİYE'NİN DIŞ İTİBARI YÜKSELİR”

 

Çiçek, bugünkü ile kıyaslanamayacak kadar demokratik standardın yükseleceği bir anayasa yapılması halinde Türkiye'nin dış itibarının da bugünkü ile kıyaslanamayacak derecede yükseleceğini ifade etti.

 

Bu durumda siyaset kurumunun da itibarının artacağına dikkati çeken Çiçek, “Vatandaşın, 'Bu kurum benim sorunlarımı çözüyor' demesi ülkede önemli bir kazanımdır. Bu aynı zamanda dipten bir zihniyet değişimini de ileri noktalara getirecektir” dedi.

 

Başka bir soruyu yanıtlarken tutukluluk sürelerine ilişkin tartışmaları değerlendiren Çiçek, daha önce tutukluluk süresi ile ilgili bir sınırlamanın da olmadığını, yapılan düzenlemelerle bu konuya sınırlamaların getirildiğini belirtti. Çiçek, “Demek ki kanun koyucunun muradı aslında mahkumiyete dönüşen tutukluluğun olmamasıdır” dedi.

 

Çiçek, TBMM Genel Kurulunda CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç'in, TBMM İdare Amiri Salim Uslu tarafından kürsüden itilmesine ilişkin soru üzerine, konuya Meclisin kurumsal itibarı açısından da baktığını söyledi.

 

Toplumun önünde görev yapan insanlar olduklarını ifade eden Çiçek, “Televizyonlarda o türlü görüntüleri izleyenler Meclis hakkında ne düşünür? Meclisin kutsiyeti var. 'Yüce Meclis' diyoruz. Bu olay beni üzdü. Ben hem CHP Grup Başkanvekili Sayın Hamzaçebi'yi hem Adalet ve Kalkınma Parti'sindeki arkadaşları aradım. Arzumuz herkesin biraz daha sorumlu davranmasıdır” dedi. (Haberler.com)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.