‘Damacana’da bilimsel gerçek, ‘ilimsel açıklama’

MUSTAFA SÜTLAŞ/BİA

Su damacanalarının riskleri konusunda medya üzerinden başlayan tartışmada, Sağlık Bakanlığı’nın “risk yoktur” açıklaması gerçekçi bulunmuyor.

Ağırlıkla “Habertürk” gazetesi ve televizyonu tarafından başlatılan ve basının ilgisi nedeniyle yine basın üzerinden sürdürülen su damacanalarının riskli olduğu tartışmasında, Sağlık Bakanlığı günde 600 litre su içilmediği koşulda kansere yol açmayacağı şeklindeki bir açıklaması ile sona erdirilmeye çalışılan tartışmada bazı bilim insanları damacanaların riskli olduğu yolunda açıklamalarda bulundu.

Riskin nedeni söz konusu damacanalarınbisfenol-A(BPA) içermesinden kaynaklanıyordu. Bisfenol-A dünyada yaygın olarak gıda ambalajları, inşaat ve otomotiv sektörü gibi insanla direk temas eden çeşitli alanlarda kullanılıyor. Bu maddenin temas ettiği gıdalar aracılığıyla sindirim sistemi yoluyla vücuda alınması halinde risk yarattığı biliniyor.

Sınır ne?

Sağlık Bakanlığı, söz konusu maddenin sınır değeri konusunda Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi’nin (EFSA) belirlemelerini temel alıyor. Buna göre damacanalardaki bisfenol-A miktarları sınır değerlerin altında. Bakanlığa göre risk ancak günde 600 litre tüketilmesi halinde söz konusu.

Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu 15 Eylül’deki toplantısı sonucunda yaptığı açıklamada,“damacanaların su ambalajlamasında yasaklanmasını gerektirecek şu anda herhangi bir bilimsel verinin olmadığı ve damacanaların kullanılabileceği” belirtiliyor.

Bununla birlikte damacana su kullanan vatandaşlara şu noktalara özen göstermesi öneriliyor:

* Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmış damacana suları kullanılmalıdır,

* Deforme veya yıpranmış damacanalardaki sular satın alınmamalıdır,

* Damacana sularının uzun süre direk güneş ışığına maruz kalması önlenmelidir,

* Damacana pompalarının ve damacana suyu kullanılan su sebillerinin temizliğine dikkat edilmelidir,

*Damacanalar evlerde başka amaçla kullanılmamalıdır.

Karşıt görüş: Kullanılmamalı!

Konuyla ilgili bir başka basın açıklaması da TTB Merkez Konseyi Büyük Kongre Delegesi ve Samsun Tabip Odası’nın önceki dönem başkanı Uz. Dr. Cem Şahan tarafından 20 Eylül’de yapıldı.

“Bilimsel gerçekler ve Avrupa’daki uygulamalar Bilim Kurulu’nun iddialarını -söz de ilimsel açıklamalarını- doğrulamıyor” ibaresiyle yapılan açıklamada asıl olarak Avrupa Komisyonu 2010 yılında bisfenolA’nın biberonlarda ve damacanalarda kullanma yasağı getirdiği belirtiliyor.

Dr. Şahan konunun aslında 2010 yılından bu yana hem kamuoyunun hem de bakanlığın gündemine taşındığını ama bakanlığın bu başvurulara karşı “bilimsel gerçekleri değil, güvenilirliği çok tartışılan Amerikan ve Avrupa kurumlarını takip etmeyi, piyasa kurallarına öncelik vermeyi seçtiğini” söylüyor.

Bakanlık yaklaşık bir yıl önce 31 Temmuz 2010′da yaptığı bir basın açıklanmasında da“bugün itibariyle sahip olduğumuz bilimsel veriler, vatandaşlarımızın endişe etmelerini gerektirecek bir durum olmadığını göstermektedir. Bisfenol A ve benzeri maddelerle ilgili konular 2005 yılında kurduğumuz ‘Ulusal Kanser Danışma Kurulu’ tarafından Avrupa Gıda Güvenliği Ajansı ve Amerikan FDA gibi uluslararası örgütlerle işbirliği içinde büyük bir ciddiyetle yakından takip edilmektedir” görüşünü savunuyordu.

Biberonla aynı!

Ancak Şahan’a göre bu açıklamanın yapıldığı tarihte, ABD’de 51 eyaletin altısında, Kanada, Avustralya, Fransa ve Danimarka BPA’nın biberon gibi bebek gıda kaplarında kullanılmasına son verilmek üzere karar alındı ve halen de bu maddenin kullanımı yasak. Çünkü bu kapların ısıyla teması halinde söz konusu madde 55 katı oranında serbestleşiyor.

Bisfenol-A içeren plastikler yaşamın tüm alanlarında kullanılıyor. ABD’de nüfusun yüzde 95′inin vücudunda bu plastiklerden geçen bisfenol-A tespit edilmiş.

Şahan’ın basın açıklamasında konuyla ilgili şu noktalar vurgulanıyor:

* Gıda ve içecek kapları için koruyucu ve kaplayıcı görev yapan bisfenol-A, insan ve hayvan besinlerine bulaşarak, hormon sistemlerini etkiliyor.

* Plastikler sıcağa maruz kaldığında, bisfenol-A normal bir durumdan, 55 kat daha hızlı bir şekilde salınıyor.

* Bisfenol-A östrojen hormonu gibi görev yapıp, üreme üzerine etki yaparken, bir çok olumsuz sağlık sorununa neden oluyor.

* İçme suyu ile alınan bisfenol-A’nın üreme, testis patolojisi ve sperm üretimine zararlı etkileri mevcut.

* Kimya endüstrisi, Bisfenol-A konusunda sağlık risklerinin halka ulaşmaması konusunu ön planda tutarken, politik erki de bu konuda ikna edebiliyor.

Kaynak: http://bianet.org/bianet/toplum/132862-damacanada-bilimsel-gercek-ilimsel-aciklama?from=bulten

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.