Yüksekdağ: Ağabeylerim bana çelik yelek giy diyorlar

HDP Eş genel Başkanı Figen Yüksekdağ, AKP-MHP saflaşmasına karşı parlamento içindeki ve dışındaki siyasi partilerin bir araya geleceği bir demokrasi cephesi çağrısında bulundu. Yüksekdağ, başkanlık sistemi konusunda ise net: "Türkiye'nin ihtiyacı yok. İhtiyaç olsa biz önerirdik."

Figen Yüksekdağ, yaşadığı saldırılar sebebiyle ailesinden çok sık uyarı aldığını söylerken  “Çelik yelek giy falan diyorlar” dedi.  Yüksekdağ, AKP’ye yakınlığı ile bilinen haber sitelerinde ‘malı mülkü kocasının üstüne’ haberileri için Onun da malı mülkü yok, borcu var. Ajansın borçlarını yayınla sende dedim” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet’ten Ayşe Yıldırım’a konuşan Yüksekdağ’ın açıklamalarından bir bölüm şöyle:

- Yarın öbür gün yeni anayasa tartışmaları başlayacak. Kırmızı çizgileriniz var mı?

Her şeyden önce şunu söylemeliyim demokratik bir tartışma zemininin olmadığı yerde yeni anayasa da olmaz. Gerçek, sahici, demokratik bir anayasa tartışmasına ihtiyacı var Türkiye'nin. Demokratik katılımcılığın önünün açılması gerekiyor. Biz teklif ediyoruz buyrun. Eğer yasalar çıkarılacaksa, kararnameler çıkarılacaksa oturalım anlaşalım, sivil toplum örgütlerinin katılabileceği, bütün parlamento içindeki partiler değil sadece dışındaki partilerin katılabileceği, halkın katılabileceği bir demokratik anayasa tartışma sürecini koruma altına alacak yasalar çıkaralım meclisten.

Senin bilmem kaç milletvekili elde ettiğin çoğunluğa dayanarak anayasayı kafana göre oluşturma, ondan sonra referanduma götürme çoğunluğunu elde etme yoluyla çıkarılacak bir anayasanın demokratik olduğunu nasıl iddia edecekler.

- Temel tartışma noktası da herhalde başkanlık sistemi olacak. İş oraya geldiğinde HDP ne diyecek?

Bizim bir başkanlık sistemi tartışmamız yok. Başkanlık sistemi tartışmasını yapan AKP Saray iktidarıdır. Gündeme getiren de odur. Bizim başkanlık rejimi diye bir gündemimiz yok. Bizim böyle bir tartışmamız da yok. Bizim ana eksenimiz Kürt sorunun çözümü temelinde başlatılan sürecin yeniden canlandırılması ama bununla birlikte de demokratik anayasa, katılımcı demokratik rejimin inşa edilmesidir. Türkiye toplumunun bir başkana ihtiyacı olduğunu düşünseydik programımızda göğsümüzü gere gere bir de başkanlığa ihtiyaç var bunu da yazıyoruz derdik. Demedik çünkü böyle bir şeyin Türkiye toplumunun siyasi ve toplumsal yaşamına hiçbir katkısı yoktur, biz buna inanıyoruz. Ihtiyaç olsaydı önerirdik.

- Basın danışmanınız Ece Şimşek’in gözaltına alınmasına ne diyorsunuz?

Önceki günden bu yana merkezinde Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu’nun (SGDF) durduğu bir gözaltı furyası yaşanıyor. Değişik kentlerden 18 sosyalist genç gözaltına alındı. Bunların çok önemli bir kısmı Suruç katliamından yaralı kurtulan SGDF üye ve yöneticileri. Gözaltına alınanlar arasında 7 Haziran ve 1 Kasım seçimlerinde partimizden aday olan arkadaşlarımız var. Yine basın danışmanım Ece Şimşek de gözaltında. Öyle görünüyor ki Suruç’ta katledemediklerini tutuklama yoluyla susturmak istiyorlar. IŞİD’liler ise dışarıda yeni katliam planları yapıyor.

Suruç katliamı 20 Temmuz’da yaşandı. Aradan geçen 5 aylık süreçte etkin bir soruşturma yürütülmedi. Katliamı yapan IŞİD’e karşı etkili operasyonlar yapılmadı. Göstermelik bir kaç operasyonda gözaltına alınanlar da çoğunlukla serbest bırakıldı. Bu yapılmadığı içindir ki 10 Ekim’de de Ankara katliamı yaşandı. Ankara katliamı için de etkin bir soruşturma yürütüldüğü söylenemez. Dosyalara hızla konulan gizlilik kararları soruşturmanın güvenliğini sağlamak için değil, adeta gerçek faillerin ve sorumluların üstünü örtmek için alınıyor.

Oysa aynı yargı ve emniyet mekanizması söz konusu iktidara muhalif olanlar, ilericiler, sosyalistler olduğunda hızla harekete geçip tutuklama terörü estiriyor. Suruç katliamını yapan IŞİD’liler dışarıda, katliama uğrayan, yaralı kurtulan ve katliamlara karşı demokratik eylem hakkını kullananlar içeride. Bu kabul edilebilir bir durum değil. Bu tutumun ne siyasette, ne evrensel hukuk normlarında ne de vicdanda yeri yoktur. Yine de umudumuz güçlü. Bu kötülük ve karanlık iyilerin direnişiyle atlatılacaktır.

"BENİM DE EŞİMİN DE MALI MÜLKÜ YOK"     

"Mal varlığım yok bizimkiler de boş göndermişler. AKP haber sitelerinden biri haber yapmış, 'malı mülkü kocasının üstüne' diye başlık atmış. Eşim görmüş aradı. Etkin Haber ajansında çalışıyor. Onun da malı mülkü yok, borcu var. Ajansın borçlarını yayınla sende dedim. Zaman zaman eşimi, ailemi hedef alıyorlar"

"AĞABEYLERİM ÇELİK YELEK GİY DİYORLAR"        

"Saldırılar nedeniyle ağabeylerim çok sık uyarıyor. Çelik yelek giy falan diyorlar. Zaten eşim bu işin içerisinde, siyasal mücadeleden gelmiş olduğu için biraz daha antrenmanlı."

Söyleşinin tamamını okumak için TIKLAYIN

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.