Matbaaların basmadığı Welat Gazetesi kağıt baskısına son verdi

Kürtçe yayın yapan Welat gazetesi dün fotokopi ile çoğaltılarak okurlarına ulaştırılmıştı

Matbaaların basmadığı Welat Gazetesi kağıt baskısına son verdi

Özgürlükçü Demokrasi Gazetesi ve Gün Matbaası'na kayyum atanmasıyla Türkiye'deki tek günlük Kürtçe yayımlanan Welat Gazetesi basılacak matbaa bulamadığı için kağıt baskıya son verdi.

Dün fotokopiye basılarak dağıtılan Türkiye’nin tek günlük Kürtçe gazetesi olan Welat, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Diyarbakır Temsilciliği’nde basın toplantısı düzenledi.

Welat Gazetesi İmtiyaz Sahibi Zeynel Abidin Bulut, Welat’ı bastıracak matbaa bulamadıkları için gazetenin kağıt baskısına son verdiklerini açıkladı.

Bulut, “ Kürtçe ve Kürtlere hitap eden bir gazete, baskı yapacak matbaa bulamamaktadır. Ülkeyi yönetenler için utanç verici bu durum karşısında; iki gündür gazetemizin sayfalarını fotokopi kağıdına basarak okuyucularımıza ve abonelerimize ulaştırıyoruz. Bu zorunlu nedenlerden dolayı bugünden itibaren gazetemiz Welat'ın kağıt baskısına son veriyor ve hiçbir zaman vazgeçmeyeceğimiz anadil yayıncılığımızı internet üzerinde daha yaygın ve etkili bir şekilde sürdüreceğiz. Susturma politikasına karşı kısa bir süre içinde dijital gazetemizle yayınımızı sürdüreceğiz” dedi.

 ‘BENZERİ GÖRÜLMEMİŞ BİR OPERASYON’

TGS Diyarbakır Temsilcisi Mahmut Oral, Türkiye her gün yeni bir baskı, yeni bir sindirme operasyonu ile uyandığını söyledi.

Oral, “İktidarın toplumu şekillendirmek için uyguladığı politikaların hedefinde, yine medya bulunuyor” dedi.

Dünya demokrasilerinde daha önce benzeri görülmemiş bir operasyonla, Özgürlükçü Demokrasi Gazetesi ile Gün Matbaacılık şirketlerine kayyım atandığını ifade eden Oral, “İşyerleri basıldı, kilitler kırıldı ve değiştirildi. Bununla yetinmeyen iktidar, bu şirketlerin tüzel kişiliklerinde çeşitli görevlerde bulunan çok sayıda kişi ile onlarca gazeteciyi de gözaltına aldırdı. Bu sıradan bir gelişme değildir. Ülkemiz gide gide tek tip bir düzenle şekillendirilmek istenmektedir” dedi.

Oral, Kürt basınına yönelik bu operasyondan hemen önce, Türkiye'nin ana akım medyasını oluşturan Doğan Medya Grubu bünyesindeki tüm gazeteler, televizyonlar ve diğer mecralar, Demirören Grubu'na satıldığını da ifade etti.

‘GİYDİRMEK İSTEDİĞİNİZ BU ELBİSE BİZE DAR GELİR’

Bu operasyon bir turnusol kağıdı gibi medya mahallesindeki baskıyı da gün gibi ortaya çıkardığını kaydeden Oral, şöyle devam etti:

“Çünkü, ülkenin günlük olarak yayınlanan tek Kürtçe gazetesi olan Welat Gazetesi'ni basmaya cesaret edecek bir matbaa, maalesef bulunamadı. Welat Gazetesi, dün bu yüzden fotokopi ile çıktı ve okurlarına, abonelerine fotokopi ile ulaştı. Biz bu filmi 1990'lı yıllarda da görmüştük. O zamanlarda da iktidar sahipleri, Gündem Gazetesi ve öncülerinin bölgede hatta ülkede dağıtılmasına engel oluyordu. O dönemde de gazeteler fotokopi ile çoğaltılıyor, elden ele dolaştırılıyordu. Bu baskılar bu nedenle bugün de bir sonuç vermeyecek. Biz Türkiye Gazeteciler Sendikası olarak şunu çok iyi biliyor ve iyi anlaşılmasını istiyoruz. Tekrar ediyoruz; Güç sahibi efendiler, Türkiye tek sese, tek renge, tek görüşe sığmaz. Giydirmek istediğiniz bu elbise bize dar gelir. Bu ayıbı bütün olarak topluma yaşatmaya hiçbir iktidarın hakkı yoktur.”

Oral’ın ardından Welat Gazetesi İmtiyaz Sahibi Zeynel Abidin Bulut da, Welat Gazetesi çalışanları adında açıklamada bulundu.

Bulut’un yaptığı açıklama şöyle:

‘ACIMASIZCA DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜ HİÇE SAYILIYOR’

“Türkiye’de basın üzerine uygulanan baskılar, ülke tarihinin hiçbir döneminde görülmemiş kadar arttı. Zorbalık ve sansür 1990’lı yılları çok geride bırakacak bir düzeye ulaştı.

AKP hükümeti iktidara geldiği günden bu yana sürekli basını bir tehdit olarak görmüş ve çok acımasız bir şekilde düşünce özgürlüğünü ve hukuku hiçe sayarak muhalif basın kurumlarını susturdu. Tekçi zihniyet ‘tek sesli basın’ istedi ve bu amacına ulaşmak için birçok yayın grubu ‘satın alınarak’ iktidarın tekeline alındı. Bunla sınırlı kalmayan iktidar en son Özgürlükçe Demokrasi gazetesine ve Gün Matbaası’na kayyım atadı,  gazete ve matbaanın onlarca çalışanını gözaltına aldırdı. Bugün Türkiye'de yüzlerce gazeteci cezaevinde ve gazeteciler için bütün ülke, yarı açık bir hapishaneye dönüşmüş durumdadır. Farklı tek bir sese ve dile tahammül edemiyorlar. Özellikle Kürt kültürü ve dili hedef alınıyor.

OHAL ile beraber bu ülkede Kürt dili fiili olarak yasaklanmış durumdadır. Uygulanan politikalar sonucu artık insanlar sokakta rahatça Kürtçe konuşamıyor ve sokakta bu dilde şarkı söyleyen insanlar bile gözaltına alınıyor. Belediyelere atanan kayyımlar Kürt kültürünü ve dilini sembolize eden her şeyi ortadan kaldırmakla işe başladı. İktidar ilk günden bu yana özellikle Kürtçe yayıncılığa karşı büyük bir baskı uygulanmaktadır. AKP döneminde Kürtçe gazeteler onlarca kez kapatıldı, binlerce dava açıldı, gazetenin çalışanlarına yüzlerce yıllık cezalar kesildi.

‘BASKILARDAN GAZETEMİZİ BASMAMA KARARI ALINDI’

Türkiye’de Kürtçe yayın yapan tek günlük gazete Welat gazetesidir ve bu ülkede bu gazeteyi basacak matbaa bulunamıyor. Özgürlükçü Demokrasi Gazetesi ve Gün Matbaası’na kayyım atandıktan sonra, merkezi Adana’da bulunan ve yıllardır gazetemizi basan matbaa, baskı saatine dakikalar kala gazetemizi basmama kararını aldığını bildirdi. Basılmasında hukuki bir engelin olmamasına rağmen matbaa sahibi gazetemizi basamayacağını ve bu sorunun kendilerini aştığını söylemiştir. Baskı ve tehditlerden dolayı gazetemizi basmama kararı aldığını açık bir şekilde dile getirmiştir.

Gelişen baskı ortamından, tehdit ve şantaj politikalarından dolayı tüm arayışlarımıza rağmen iki gündür gazetemizi basacak matbaa bulamıyoruz. Birçok matbaa ile görüştük fakat tehdit ve yaratılan korku ortamından dolayı bu ülkede yayın yapan tek Kürtçe gazete olan Welat'ı basmayı göze alacak bir matbaa bulamadık. Gelinen bu aşamadan elbette iktidarı ve onun muhalif basın kurumlarına olan düşmanlığını sorumlu tutuyoruz. Kürtçe gazete çıkarmamamız için akla gelebilecek her türlü engel ile karşı karşıya kaldık.

‘KÜRTÇE DİRENEREK BUGÜNLERE GELMİŞTİR’

Her gün gazete dağıtımcılarımız, tehdit ediliyor ve birçoğu gözaltına alınıp tutuklanıyor. Toplatma kararı olmamasına rağmen gazetelerimize el konuluyor ve Kürtlerin yaşadığı birçok kente Welat'ın girmesine izin verilmiyor. Polis kontrol noktalarında gazetelerimiz yakılıyor. Birçok kez abonelerimiz gazeteyi almamaları konusunda tehdit edildiler. Gazete çalışanı, dağıtımcısı, matbaa, okur hepsi adeta hedef haline gelmiş ve ülke tarihinin hiç bir döneminde görülmemiş baskı çeşitleriyle karşı karşıyayız.

Bu koşullarda gazetecilik yapmamız adeta imkansız hale gelmiş. Kürtçe her türlü baskıya direnerek bugünlere gelmiştir. Bizlerde bu dilin savunucuları olarak sonuna kadar dilimize sahip çıkacağız. Bu dil, iktidarların tekeline alınamayacak kadar zengin ve baskılar ile ortadan kaldırılmayacak kadar direngen bir dildir.

'WELAT’IN KAĞIT BASKISINA SON VERİYORUZ'

Bu ülkeyi yöneten iktidar; muhalif basına düşmanlığı öyle bir noktaya getirdiler ki, Kürtçe ve Kürtlere hitap eden bir gazete, baskı yapacak matbaa bulamamaktadır. Ülkeyi yönetenler için utanç verici bu durum karşısında; iki gündür gazetemizin sayfalarını fotokopi kağıdına basarak okuyucularımıza ve abonelerimize ulaştırıyoruz.

Bu zorunlu nedenlerden dolayı bugünden itibaren gazetemiz Welat'ın kağıt baskısına son veriyor ve hiçbir zaman vazgeçmeyeceğimiz anadil yayıncılığımızı internet üzerinde daha yaygın ve etkili bir şekilde sürdüreceğiz. Susturma politikasına karşı kısa bir süre içinde dijital gazetemizle yayınımızı sürdüreceğiz. Welat gazetesinin okurlarının her koşulda gazetelerine sahip çıkacağını çok iyi biliyoruz. Bütün halkımıza, abonelerimize, ulusal ve uluslararası basın yayın kuruluşlarını destek vermeye çağırıyoruz.”

Kaynak: Mezopotamya Ajansı

Güncelleme Tarihi: 01 Nisan 2018, 11:44
YORUM EKLE