Ekrem Dumanlı soruları yanıtladı

Fethullah Gülen ile görüşen Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı, CNN TÜRK'te 5N1K programında Cüneyt Özdemir'e önemli açıklamalarda bulundu.

MİT Başkanı Hakan Fidan'ın kendisini arayarak Gülen ile görüşmek istediğini söyleyen Dumanlı, Fidan ile Gülen arasında iki görüşme yapıldığını belirtti. Dumanlı, bu görüşmelerden Başbakan Erdoğan'ın da bilgisinin olduğunu kaydetti.

Fethullah Gülen ile yaptığı röportaj ses getiren Genel Yayın Müdürümüz Ekrem Dumanlı, CNN Türk'te yayınlanan Cüneyt Özdemir'in sunduğu 5N1K'ya konuk oldu. Ekrem Dumanlı'nın gündeme dair konuşmalarından satırbaşları şöyle:

- Gülen cemaati denilen yapı sosyolojik bir yapı. Bu hareketin bir adı da Gönüllüler Hareketi. Bir örgüt gibi düşünülmemeli. Fethullah Gülen Hocaefendi bir kanaat önderidir. Her kesimden her mezhepten insanlar buraya sempati duyar. Bir dernek gibi düşünmemek lazım. Bir üye kartı cebinizde olmuyor. Tamamen bir gönüllüler hareketi. Dilerseniz, kendi birikimlerinizle katkınız oluyor.

- Ahmet Keleş, 25 yıldır hizmet yaptım diyor. Büyük kitlevi hadiselerde böyle ayrılmalar olabilir. Sadece sosyal hareketlerde değil, şirketlerde de böyledir. Bir süre sonra mutsuz olup ayrılabilirler. Sağdaki muhafazakar medyayı şöyle bir durum içerisinde görüyorum, vaktiyle cemaat içerisinde bulunmuş daha sonra bir şekilde yolları ayrılmış  insanları bulup itirafçı gibi konuşturma yoluna gidiyorlar.

- Ahmet Keleş, benim elimden gerçekten tutsaydı. 12 Eylül'de hapishanede değil, dershanede olurdum. O dönemde bir arayış içerisindeydim.

- Cemaatin böyle bir piramit yapısı yok. Kesinlikle gönüllüler hareketi. Biz ne müridiz, ne de Fethullah Gülen bizim şeyhimiz. Böyle bir ilişkimiz yok.

- Bu kadar büyük bir siyasi parti içerisinde memnun olmayan çıkabilir. Ağır sözler söyleyebilirler. Şimdi bu insanları alıp, AK Parti hakkında suçlamalar yaptırılabilir. Bu bence doğru bir yol değil.

- Ben aslında röportajı Zaman Gazetesi'nde istemedim. Bu röportajı başka gazeteciler yapsın istedim. Görüştüğüm medyadan olumlu cevap aldım. Ama o sırada Başbakan'ın bir açıklaması oldu. Ondan sonra 'bu aşamada böyle bir röportaj yapmak, bir taraf tutuyormuş gibi algılanabilir' dediler. Hak verdim. Ama benim gönlümden geçen buydu... Türkiye'nin bir gerçeği, bunu kim yayınlayacak? 70 küsur yaşındaki bir kişi ağlayabiliyorsa, başka bir medya yöneticisine baskı yapılıyorsa, bunu kim yayınlayacak? 

- Az önce 'hakaretler havada uçuşuyor' dediniz. Tek taraflı bir hakaret. Bu taraftan bir şey yok. 

- Aynı komplolar Tayyip Erdoğan için de söylendi. Onu diyenlere göre Tayyip Erdoğan bir 'ABD projesi' değil miydi, 'CIA, FBI, İsrail desteği' yok muydu? Bir zamanlar Tayyip Erdoğan için söylenenler şimdi Hocaefendi için söyleniyor. Kimine göre hocaefendi Türkçüdür, hatta Azerbaycan'da Ermenidir diyenler oldu. Rusya'da Turancı, Arap ülkelerinde Amerikancı, Amerika'da El kaideci deniliyor. Bağımsızdır.

 - Fethullah Gülen Hocaefendi benim kanaatim bazı şeyleri tahmin ediyordu, o yüzden Türkiye'ye dönmedi diye düşünüyorum.

- Amerika'da kışın ve yazın kamp yapmaya müsait, ücreti de çok ucuz yerler var. Oradaki ödeme imkanlarını düşünün. 10 yıla, 20 yıla kadar kira ödüyor gibi alabileceğiniz çok yer var. Bu da öyle bir şey. Hocaefendi, orada kaldığı odasının parasını ödüyor. Allah şahittir, Fethullah Gülen'i de 30 yıldır tanıyorum, hocaefendi kalem kullanacaksa ya kalem için izin ister ya da kalkar gider kendi kalemini getirir yazar. Namaz kıldığı seccade kendi seccadesidir. Başkasının seccadesi üzerinde namaz kıldığında, kabul olmayabilir diye düşünen bir insandır.

- Hiçbir zaman aynı anda 2 ceketten fazla ceketim olmadı diyor. Bir tane sabit ceketi var. Türkiye'den gelen ceketi... Oraya insanlar geliyor. Hediye ceket getirenler oluyor. Bir kez giyiyor, sonra giydiğini de hediye ediyor. 

- Fethullah Gülen, temel hak ve özgürlükler konusunda daralma olduğunu düşünüyor. Sadece cemaat değil toplumun bütün kesimleriyle ilgili sıkıntının olduğunu söylüyor. Gezi eylemleri başladığı zaman 'çapulcu' sözüne itiraz ettiğini söylüyor. Aleviler, Sünniler, laikler, liberaller konusunda kullanılan söylemin çok doğru bir söylem olmadığını söylüyor.

- Hocaefendi'nin günlük hayatını şöyle özetleyebilirim. Sabah kahvaltıdan sonra, tefsir, hadis, fıkıh dersleri yapıyor.  Ders bittikten sonra öğle vaktinde, bir arkadaşımız basın özeti çıkarıyor. Derleme olarak sunuyor. Bazen öğle yemeği yerken. Öğle namazından sonra kendisinin programları var, kitap okumaları var. Bazen orada bulunan insanlara sohbet ediyor. 

- İnsanlar toplumda, hayatlarında gördüklerini, duyduklarını aktarıyorlar. Hocaefendi bunları 'aktarın' demiyor. O görüşmelerde hiç hocaefendi onları aramıyor. İnsanlar onu arıyor. Hocaefendi hep dinliyor, 'tamam, öyledir' diyor. (Ses kayıtlarıyla ilgili)

- Hocaefendi bana senaryo anlatın, Uganda'yı anlatın demiyor. Çoğu zaman insanlar hocaefendiye bir şeyler anlatmak istiyor. Bazı insanlar o kadar gereksiz şeyler anlatıyor ki, o da kibarlığından dinliyor. Hocaefendi'nin bir talebi olduğunu sanmıyorum.

- Gazetede, medyada bir şey yayınlıyorsunuz, yayınladığınız şeyin faturasını hocaefendiye atıyorlar.

- Rüyayla amel edilmez ama rüya da boş bir şey değil. Tweet kahramanların attığı gibi 'rüya hiçbir şeydir' denilmez. Rüyaların bir yeri var.

- Dershane kapatılmasıyla ilgili insanların soruları var. 'Sen bunu hangi hakla kapatıyorsun!' diye buraya konsantre olmuş. Bu ortamda 'bir insan külliyen böyle bir rüya göremez' demek doğru değildir.

- Hocaefendi şöyle bir şey yapıyor, bir şart koyuyor ortaya. Önce kendisine söylüyor, 'eğer biz şunları yapmışsak Allah bizim belamızı versin, eğer böyle değilse ve böyle olmadığını bile bile bize böyle bir iftira ediliyorsa Allah onların belasını versin'. Hz. Peygamber de yapmıştır, 'eğer ben yalan söylüyorsam, Allah bizi kahretsin değilse sizi kahretsin' demiştir. (beddua ile ilgili)

- Böyle bir görüşme var. Benim bildiğim 2 görüşme var. İkisi de Pensilvanya'da gerçekleşti. Bu görüşme talebi Hakan Fidan tarafından geldi. Görüşmeden Başbakan'ın haberi olduğu bilgisini aldım. Ne görüştüklerini ben ne Hakan Bey'e sorarım, ne de hocaefendiye sorarım. Hidayet Bey'in söylediği bir şey var: 'Bir yandan hocaefendiyle görüşme yaptınız, bir taraftan da Obama'ya dosya verdiniz.' (MİT'le görüşme)

- Kozanlı Ömer kod adlı kişiyi uzaktan tanıyorum. Esrarengiz bir arkadaş değil. Zaman Gazetesi'nde çalışan üniversiteden bir arkadaşını ziyaret etmiş.

- Başbakan İmam-Hatip mezunu ama bu konuları çok iyi bilmediğini görüyorum. Fethullah Gülen'in 1995 yılında Savaş Ay'a verdiği röportajda 'Cebrail parti kursa desteklemeyeceğim.' sözü... Farzı mahal bir cümle. 'Hiç olmaz ama diyelim ki Cebrail parti kursa, gel particilik yapalım dese de ben parti kurmayacağım' demek istiyor.

- Son yıllarda Ak Parti'ye büyük oranda oy verildi. Neden? Ergenekon soruşturmaları oldu, demokratik açılımlar oldu. Fevkalade üzüldüğümüz durumlar var. Bir başbakan 77 milyonun başbakanıdır. Hocaefendi diyor ki, eğer bu hakaretleri içerisinde sindirenler varsa, arkadaşlarımız ona verebilir. Ama her partide güzel insanlar vardır.

- Şahsım olarak Allah'ın izniyle hiçbir şeyden korkmam. Böyle bir ortamda bir operasyon bekliyorum ama illa olacak değildir. Yayın yönetmeni arkadaşa 'çete de' diyor, nerede belgesi? Başbakan'ın bana yönelik böyle bir tutumu olmadı.

- Hem bir yandan İstiklal Marşı üzerinden, hem bir yandan Türk bayrağı üzerinden reklam yapacaksın, ama bir yandan da dünyanın birçok noktasında o bayrağı dalgalandıran Türk okullarını kapatmaya çabalayacaksın.

- Fethullah Gülen Hocaefendi'nin Zaman Gazetesi ile ekonomik bağı yoktur.

- Belki de Türkiye'nin en özgür editoryal kadrolarından birine Zaman Gazetesi sahiptir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.