Cafer Solgun’a sahip çıkmalı
Yeni Şafak’taki yazı şöyle:

YAPIŞ YAPIŞ KAN

Ülke her gün başka bir sıkıntı yaşıyor. Kendi ordusunun bombalarıyla ölen insanların kanı kurumadı...

Tepkisi, tartışması sürüyor...

Olup biteni devlet içi kavgalara endekslemeye çalışan "siyasi iğfalci"ler iş başına geçmiş, televizyonlarda, köşelerde, sosyal medyada adeta açık istihbarat faaliyeti halinde, bu rezaleti istemedikleri kişilere, kavga içinde oldukları yapılara mal etmeye, onlarla ilintilendirmeye çalışıyorlar.

35 insanın canı, "acaba PKK mı yaptırdı" gibi psikolojik savaş taktiklerine malzeme yapılıyor.

"Kandan kendi kavgası için rant elde etmeye çalışanların ellerinde o kan yapış yapış duruyor..."

Her bahane ahlaktan çalar...

Ahlak ve vicdan gerekçe ve bahane üretmeden önce sorar, bakar, hisseder...

Bunu yapmamayı iş haline getirenler var...

35 kişinin katliyle ilgili basın ve siyaset bunu yapmadı...

Olay üzerinden 12-15 saat geçtikten sonra ve "bir hatadır işte" diyerek tepki verebildi...

Umarız Türk kamuoyu böyle yapmıyordur...

Kulak tıkamak, hemen her şeyi siyasi fayda açısından ele almak, tarafgir duygularla yorumlamak iyi ve ahlaklı bir iş değildir...

Vicdan ve ahlak deyince yılın bu son gününde değinmek istediğim bir konu daha var...

Tehditler...

Hayatımızı kuşatan, zaman zaman sarsan ve alan siyasi tehditler, bu ülkede alenileşmiş, sıradanlaşmış işler arasında yer alıyor...

Hüseyin Aygün, örneğin, planı ve niyeti daha 1926'larda ortaya çıkan, adım adım gelişen Dersim katliamında Atatürk'ün sorumluluğunu tartışmaya açınca yer yerinden oynamıştı...

Partisinin, CHP'nin bir aforoz etmediği kalmıştı Aygün'ü.

Ve Cafer Solgun...

Neşe Düzel'e verdiği röportajda söylediği "Atatürk resmi cemevlerinden kalkacak, Cemevi bizim ibadethanemiz. Mustafa Kemal politik bir figür. Bir ibadet mekânında ne işi var? Aleviler, Atatürk'ün Dersim'deki rolünü tartışacak" sözleri nedeniyle ölüm tehditleri alıyor.

Samsun'dan gönderilen "Katasamo Gençliği" imzalı tehdit mektubu Solgun'un başkanlığını yaptığı Yüzleşme Derneği'nin kapısına sıkıştırılmış halde bulundu.

Tehditleri ciddiye almak gerek...

Hrant Dink hadisesini düşünmek yeterli ciddiye almak için...

Toplulukların düşünce kodlarını değiştiren insanlar, o kodlardan beslenen, o kodlara sarılanlar için tehlike oluştururlar.

Cafer Solgun kod değiştiren isimlerden birisi...

Dersimli...

Siyasi nedenlerle 50 yıllık hayatının 18 yılını hapislerde geçirmiş...

Onu ilk kez konuk ettiğim bir televizyon programında tanımıştım ve şaşkınlığımı da kendisine de söylemiştim... "Yılları hapishanede geçmiş bir adam, bu denli yumuşak, demokrat ve kendisi gibi nasıl olabilir, kalabilir" diye...

Cafer Solgun "Alevi dünyası"ndaki siyasal kodları ilk sorgulayan isimlerden birisidir.

"Alevilerin Kemalizm'le İmtihanı" adlı kuvvetli çalışmayı yayınlaması bu açıdan son derece önemlidir. Alevilik ve Kemalizm ikilisi arasındaki tabu bağları ısrarla, yüksek sesle sorgulayan, bunu her fırsatta tekrar dile getiren Solgun'un bugün yaptığı siyasi iş, "Toplumsal Olayları Araştırma ve Yüzleşme Derneği" faaliyetleri de son derece önemlidir.

Aldığı tehditten sonra, "Gücüm, nefesim, aklım ve enerjim yettiğince ülkemizin normalleşmesinin sorumluluğunu çocuklarımız hatırına omuzlarımda hissedecek, iyilik ve doğruluk, adalet ve hakikat yolundan sapmayacağım" demesi onun cesareti ve dirayetiyle nasıl bir insan olduğunu gösteriyor.

Ekliyor:

"Son dönemde gündemleşen Dersim 38 katliamı ve Alevi meselesiyle ilgili tartışmalarda, temel demokratikleşme sorunlarımızın kaynağı olduğunu düşündüğüm resmi ideoloji zihniyetine ilişkin eleştirel düşüncelerim, 'bazı çevreleri' harekete geçirmiş gibi görünmektedir...

Kim bu bazı çevreler?

Soru hepimizin, hepimize?

Bu ülke Solgun'a, çocuklarına sahip çıkmalı, tarihi yapan bu insanları korumayı bilmeli...

İyi yıllar...


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.