Örümcek Kadın Türkiye'yi Gezi'de öptü

Serdar Korucu / BirGün

Türkiye’de edebiyatseverler, devrimciler ve LGBTT bireyleri dışında kalanlar, ünlü Arjantinli yazar Manuel Puig’in eseri “Örümcek Kadının Öpücüğü”nü belki de ilk kez 2012 yılının başında bir polemikle tanıdı. Tartışmayı başlatan Deniz Gezmiş ile tanışmış olduğunu öne süren Bülent Ersoy’du. Gezmiş’in dava arkadaşı Bozkurt Nuhoğlu’nun Ersoy’a yanıtı ise sert olmuştu.

Nuhoğlu, önce “Deniz 68 kuşağının kahramanıdır. Karakteri düşük insanlarla hiçbir surette ve hiçbir mekanda beraber olmamıştır. Deniz bu tür insanların gittiği yerlere asla gitmez, bu insanlardan nefret ederdi... Bu kadın kılığındaki erkeğe ya da erkek kılığındaki kadına lanet olsun diyorum. Deniz’in arkadaşları onu cezalandırır.” dedi. Ardındansa transfobik ve nefret söylemi barındıran sözleri için özür dilerken “Örümcek Kadının Öpücüğü”ne atıfta bulundu. Erkek egemen dile sahip, sert ama bir yandan da devrim uğruna mücadele eden Marksist Valentin ile kendini kadın olarak hissettiği için horlanan, aşağılanan fakat her şeye rağmen şefkatli, sevgi dolu, apolitik olsa da sadece kimliğiyle varolması bile başlı başına “savaş” olan Molina’nın hikayesine…

BEYAZPERDEDEN SONRA SAHNEDE

Eşcinsel hücre arkadaşının devrimcinin ezberlerini bozduğu bu roman 1985 yılında beyazperdeye taşındı, Raul Julia ve William Hurt’ün oyunculuğu ile. Ancak filmi kadar tiyatro metni de heyecan uyandırdı sanatseverler arasında. Ekim ayından beri oyun Türkiye’de Tiyatro Hal’de sahneleniyor.

Geçen sezon Sidikli Kasabası Müzikali ve Albert Camus’un Adiller (Doğrular) adlı eserini sahneleyen Oğuz Utku Güneş’in tiyatro edebiyatında “devrim” üçlemesinin son ayağı “Örümcek Kadının Hikayesi”. Oyunda Göktay Tosun, Çağdaş Tekin, Melina Özprodomos, Ayşegül Bahtiyaroğlu, Oğuz Utku Güneş ve Müdür Lewgoy’in sesine hayat veren Selçuk Yöntem rol alıyor.

'HAYATIN SANATI TAKLİDİ'

Oyun izleyenlerin gözünde bambaşka bir çerçeveye oturuyor Gezi Parkı olayları nedeniyle. Eylemlerin başını çeken gruplardan LGBTT’nin kendini diğer kesimlere bu süreçte kabul ettirişi, pek çok kişinin kendini sorgulamaya başlaması oyun ile Türkiye’de son dönemde yaşananlar arasında paralellik yaratıyor. Sanki Örümcek Kadın Molina, devrimci Valentin’i Gezi’de öpmüşçesine…  Halbuki bu oyunun zamanlaması kelimenin tam anlamıyla tesadüf. Şubat ayında karar verilmiş bu oyun oynanmaya. Yani Gezi’den tam 4 ay önce… Kim bilir belki bu da bu “hayatın sanatı taklit etmesi”nin bir başka örneğidir…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.