Yazar Eyüphan Erkul da ''Oyum HDP'ye'' diyor

Yazar senarist Eyüphan Erkul da kişisel bloğunda yazdığı yazıda HDP’ye oy vereceğini açıkladı. “Tepki oyumu ödünç olarak HDP'ye vereceğim çünkü barışa inandıklarını kanıtladılar” diyen Eyüphan Erkul’un yazısı şöyle:

“HAZİRAN” VE OY MESELESİ!

Dün berbat bir yağmur vardı.

İstanbul'un sokakları dereler gibi akıp giderken, kaldırımlarımızdan sorumlu pişkin belediye başkanı, Karadeniz'de bir kasabada berbat partileri için oy istiyordu. Yollar Venedik'e dönmüşken, “zevksiz” belediye başkanı ortalarda yoktu. Herkes, değişen iklimle delirmiş gibi yağan yağmurdan büyük mücadelelerle kaçıp, önüne çıkan su birikintilerinden aşıp bir yerlere sığınmış ve sosyal medyada sıkı bir geyik dönmeye başlamıştı. AKP denen partimsi şeyin “İstanbul'a deniz getirdiği” esprisi üzerinden gülüp eğlenirken, Diyarbakır'da yapılmakta olan HDP mitinginden gelen haberle derin hüzünlere boğulduk.

Seçimlere iki gün vardı, HDP milyonluk bir mitingle gücüne kanıtlamaya çalışacaktı fakat meydana bomba konmuştu, yüzün üzerinde yaralı vardı. Bu da yetmez gibi, polis, katılımcıların üzerine Tomalardan su sıkılıp, gaz bombası atılıyordu. Sadece Kürtler sadece Diyarbakır değil, tüm ülke olarak, ceberut devletin 90'larda bile cesaret edemediği bir “kurgunun” ortasına düşmüştük. İlk tepkilerin ardından HDP'nin eş başkanı Selahattin Demirtaş, mitingi iptal edip "Halkımıza geçmiş olsun diyorum... Halkımız provokasyona gelmesin, biz bu barajı aşacağız, demokratik hakkımızı kullanarak gerekli cevabı vereceğiz. Sokaktan çekiliyoruz. Herkesi DBP İl Binası önüne çağırıyoruz. Hiçbir partinin seçim bürosuna yönelik bir saldırımız olmayacak." çağrısında bulundu. Ardından toplanan kalabalığı sükunetle evlerine göndererek yapılması gerekeni yapıp olayların büyümesini engelledi.

Diyarbakır'dan bildiren yazarların ve gazetecilerin yorumları ilginçti; miting alanında iki patlama yaşandığı ve hedefin kesinlikle Demirtaş'a yönelik olduğunu söylüyorlardı; alana girmiş, kürsüye doğru yürürken olay olmuştu. İkinci patlama Demirtaş'a otuz metre mesafede gerçekleşmişti ve kurtulmuştu.

Uzun süredir oyları yükselen, seçim barajını aşabilecek HDP nedeniyle, provokasyon yaparak seçimlerin iptal edilme ihtimali konuşuluyordu. Ülke tarihini iyi bilen herkesin beklentisi bu yöndeydi ve pek dillendirilmiyordu. HDP'nin barajı aşması halinde, AKP tek başına iktidar olamayabilir, sistemi değiştirip, “o adamı” başkan yapamayabilirdi. Bunun için çeşitli senaryolar devreye sokulabilir; ya CHP ya da HDP bahane edilerek seçim iptal edilebilirdi. Bu akla yatkın bir fikirdi çünkü seçim “o adamın” kurgusuna, isteklerine çok uygun bir ihtimaldi. Fakat provokasyonun yükselişte olan HDP'ye yapılması daha gerçekçi bir ihtimaldi, hatta artık iyiden iyiye çok netti, belliydi... Hükumete yakın isimler sık sık “Diyarbakır'ı başınıza yıkarız!” diye tehditler savurup duruyordu. Nisan ayında Ağrı Yukarıtütek/ Diyadin'de bambaşka bir hedef belirlenmiş ama halkın sağduyulu davranması nedeniyle büyük bir provokasyonun önlenmişti.

Dün Diyarbakır'da patlayan bombanın ardından HDPli yöneticilerin ve kitlenin çok makul davranması nedeniyle beklenen olaylar büyümedi; kitle ile güvenlik güçleri çatışmadı, silahlar patlamadı, yüzlerce insan ölmedi, infialler gelişmedi ve dolayısıyla seçimler iptal edilmedi. Ortada dört ölü yüzlerce yaralı olmasına, tomalarla su sıkılıp, gaz bombası atıp ardından öndeki polislerin meydanda yalnız bırakılmasına rağmen olaylar büyümedi. Diyadin'de ortada bırakılan askerler gibi, Diyarbakır'daki kimsesiz polisler halkın yardımlarıyla hastanelere taşındı. Seçimleri iptal ettirmek isteyenler amaçlarına bir kez daha ulaşamadı.

Aynı saatlerde Antep'te meydandan konuşan başbakan Ahmet Davutoğlu "HDP'nin Diyarbakır mitinginde trafonun olduğu yerde bir patlama oldu. Az sayıda da olsa yaralı var. Bütün vatandaşlarıma buradan sesleniyorum. Bu meselenin arkasında ne varsa trafo patlaması mı suikast mı tetkik edeceğiz, gerekli sonucu en kısa sürede elde edeceğiz...” dedi. Ne bir başsağlığı, ne bir kınama ne de vicdan belirtisi göstermedi. Üstelik daha cümlesine başlarken “HaDePe” diye ağzını yaya yaya konuştuğundan niyetlerini de belli ediyordu. Başbakan, mitinginde bomba patlamış, ölüleri bulunan bir partinin ismiyle dalga geçiyordu. Böylesi bir vicdansızlığa ilk defa şahit olduk! Uzun süredir devam eden “devletsiz” hükumet şımarıklığının zirvesi bu olmalıydı! Sosyal medyada hükumet yanlısı yazarların daha ilk dakikadan aynı biçimde davranması ise işin tuzu biberi oldu. Uzun süredir STV dizilerinden başlayarak yayılan “arkadaşlarını öldürüp, hükumeti suçluyorlar” algısı oluşturulmaya çalışılsa da, bu “kanaat” tutmadı.

Hepsi bir yana, hiçbir şey ama hiçbir şey; insanların bacakları kopmuş, şarapnel parçaları meydanı kana bulamışken, kısa boyuyla, eline büyük gelen mikrofonla sert tonlamalar yapmaya çalışan Davutoğlu, “o adamın” konuşma tarzını taklit ederek racon keserken; “HaDePe” diyerek dilindeki kiri, pası ortalığa dökmesi kadar abes değildi.

İhtimal 8 Haziran'dan kısa bir süre sonra, başarısızlığı nedeniyle görevinden alınacak birinin böylesine düşüncesiz olması inanılır gibi değil. Emekliliğinde, uzun hapis döneminin ardından, Kenan Evren yalnızlığı yaşayacağı şimdiden belli. Başbakanımsı Yıldırım Akbulut'un yeni versiyonu bir adamın acıklı güldürüsünün son perdesini izliyoruz! Ne yazık!

Diyarbakır'ın en uzun iki günü başladı, seçime kadar da sürecek. Benim kişisel görüşüm bugün Van'da yapılacak olan HDP mitinginin acilen iptal edilmesidir. Aynı oyunun sahnelenme olasılığı çok yüksek. Vicdan yürekte gizlidir, dil ile hayat bulur, bu adamlarda yok. Kürt siyasetine mesafeliyim ve sıklıkla eleştiririm ama aylardan Haziran... Haziran umuttur, Haziran dayanışmadır, Haziran ütopyadır, Haziran Gezi'dir, isyandır ve tepkidir. Tepki oyumu ödünç olarak HDP'ye vereceğim çünkü barışa inandıklarını kanıtladılar.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ahmet 2 yıl önce

duyarlılığınızdan dolayı teşekkür ederim.hepimiz artık hdp liyiz