Vicdani Ret davasında AİHM kararları emsal gösterildi

Askere Gitmeyin kitabını yayına hazırlayanlardan vicdani retçi Mehmet Ali Başaran’a “halkı askerlikten soğutma” suçlamasıyla açılan davanın ilk duruşması bugün Ankara Adliyesinde görüldü.

Askere Gitmeyin İnisiyatifi üyeleriyle birlikte davayı Kaos GL ve Ankara Feminist Kolektif temsilcileri de izledi.

KAOS-GL’nin haberine göre vicdani retçi Başaran, mahkemede, yargılanmasına gerekçe gösterilen ve basın açıklaması, askere gitmeyin sitesi ve kitabından oluşan sivil itaatsizlik eylem sürecinin yaklaşık 400 kişiyle birlikte gerçekleştirildiğini belirtti. “Halkı Askerlikten Soğutma” suçunu düzenleyen ve zorunlu askerliği güvenceye alan Türk Ceza Kanunu’nun 318. Maddesinin eleştirisinden ibaret olan eylem sürecinden ötürü suçlamayı kabul etmeyeceğini söyledi ve beraatını istedi.

Başaran, mahkeme hakkında hüküm verecek olursa ertelemeyi kabul etmeyeceğini kayda geçirdi.

Avukat Mahir Ok ise suçlamanın net olmadığını belirterek, mahkemeye, Başaran’ın sözlerinden mi, eylemlerinden mi yoksa yardım eden sıfatıyla mecra sağlayan konumunda mı dava açıldığı sorusunu yöneltti.

Vicdani retçi Mehmet Ali Başaran’ın eylemlerinin “suç” olarak tanımlanamayacağını belirten Avukat Ok, TCK 318’in daha önce Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) götürüldüğünü hatırlatıp, Düzgören/Türkiye kararını örnek verdi. Avrupa İnan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 48. Maddesi dikkate alındığında söz konusu kararın ardından Anayasanın 90. Maddesine aykırılığı gidermek üzere iç hukukta yapılması gereken düzenlemenin yapılmadığını hatırlatan Avukat Ok, ifade özgürlüğünü kullanan vicdani retçi Başaran’ın beraatını istedi. 

İstanbul Adliyesi avukatlarından vicdani retçi Mehmet Ali Başaran’ın yargılandığı davanın ikinci duruşması, hâkim Oğuz Korkmaz’ın kararı ile 14 Ocak 2016 tarihinde gene Ankara Adliyesi’nde görülecek.

Genelkurmay Başkanlığı’nın ihbarıyla, “halkı askerlikten soğutma” suçlamasıyla Mehmet Ali Başaran’a açılan soruşturma ve ardından 21 Mayıs 2015 tarihiyle kovuşturmaya dönüşen sürecin ilk duruşması öncesi Askere Gitmeyin İnisiyatifi basın açıklaması yaptı.

‘VİCDANİ RET İNSANİ BİR HAKTIR’

Askere Gitmeyin İnisiyatifi’nin Müslüman vicdani retçi Mehmet Ali Başaran’la dayanışmak için yaptığı basın açıklamasında, vicdani reddin insani bir hak olduğu belirtildi ve “halkı askerlikten soğutma” diye bir suç olamayacağı vurgulandı.

Askere Gitmeyin İnisiyatifi adına basın metnini okuyan Abdullah Altundal, yeniden çatışma dönemine girilmesiyle “ortalığın barut ve kan kokusuna büründüğü” bir süreçten geçildiğini söyleyerek, zorunlu askerliği ve silaha sarılmayı reddetmenin “barış için umutları yükselteceğine” dikkat çekti.

‘ZORLA ASKERLİK, REDDEDERSEN SİVİL ÖLÜM’        

Abdullah Altundal’ın Askere Gitmeyin İnisiyatifi adına yaptığı açıklama şöyle devam etti:

“Bu öyle bir düzen ki, önce sizi zorla askere alıyor, bin bir hakaret, sövgü, aşağılama ve cezalandırmayla terbiye ediyor, elinize silah verip ölmeye ve öldürmeye yolluyor. Devletin bekası ve vatanın bütünlüğü için namluya sürülüyor ve ucuzca harcanıyorsunuz.”

“Bunu da, kendini yıllar yılı laik ve seküler Türkiye Cumhuriyetinin koruyucusu ilan eden bir ordu, kışlayı peygamber ocağı, savaşa kurban ettiklerini de şehit sayarak yapıyor.”

“Bu düzenin neferi olmayı reddedip vicdani retçi olmayı seçtiğinizde, en iyi ihtimalle korkak, en kötüsündeyse hain ve alçak oluyorsunuz. En iyi ihtimalle sivil bir ölüme, en kötüsündeyse disiplin koğuşlarına, firar suçuyla askeri cezaevlerine mahkûm oluyorsunuz.”

‘TCK 318 İFADE VE VİCDAN HÜRRİYETİNİ AYAKLAR ALTINA ALIYOR’ 

“Halkı Askerlikten Soğutma” suçuyla zorunlu askerliği güvenceye alan Türk Ceza Kanunu’nun 318. Maddesinin eleştirildiği açıklama “hayal edin ki haksız bir savaş var ve kimse gitmiyor!" sözleriyle tamamlandı.

“Öyle bir düzen ki, zorunlu askerliği reddinizi açıklarsanız bunun bir hak olduğunu haykırırsanız, bu sefer militarist yasalar devreye giriyor, TCK 318 gibi bir zorlayıp kanunuyla suçlu ilan ediliyorsunuz.”

“İfade ve vicdan hürriyetini ayaklar altına alan bu kanunu da, insanları militarizmin kölesi kılan bu düzeni de tanımıyoruz.”

“Umudu yükseltmek suçsa bu suçu hep beraber işledik. Mehmet Ali Başaran yalnız değildir.”

“’KOLEKTİF SUÇ’ TAN TEK BAŞINA MAHKUM EDİLMEK İSTENİYOR”

Vicdani retçi Mehmet Ali Başaran’ın yargılandığı sivil itaatsizlik eylem süreci 13 Mayıs 2013’te Çağlayan Adliyesi’nin önünde, Türk Ceza Kanunu’nun “Halkı askerlikten soğutma suçu” başlıklı 318. Maddesini protesto etmek üzere yapılan basın açıklamasıyla başladı.

Askeregitmeyin.com adlı sitede 381 kişinin katkısıyla bir araya getirilen “Askere gitmeyin çünkü..” ile başlayan cümleler 13 Mayıs 2013’te Çağlayan Adliyesi’nin önünde, Türk Ceza Kanunu’nun “Halkı askerlikten soğutma suçu” başlıklı 318. Maddesini protesto etmek üzere okunmuş ve halkı askerlikten soğutma gibi bir suç olamayacağını, zorunlu askerliği reddetmenin insani bir hak olduğu ilan edilerek sivil bir itaatsizlik eylemi gerçekleştirilmişti. Söz konusu sitede toplanan cümleler eylemin ardından Askere Gitmeyin adıyla kitaplaştırılmıştı.

Genelkurmay Başkanlığı’nın ihbarıyla, kitabı yayına hazırlayan üç kişiden biri olan Mehmet Ali Başaran’a “halkı askerlikten soğutma” suçlamasıyla önce soruşturma açıldı, 21 Mayıs 2015 yılında bu süreç kovuşturmaya dönüştü. Mehmet Ali Başaran, yaklaşık 400 kişinin iştirak ettiği bu “kolektif suç”tan ötürü tek başına mahkûm edilmek isteniyor. (KAOS G-L)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
dimitri 1 yıl önce

dinen de hukuken de insanen de silah almayi redd haktir.