Silvan'da sokağa çıkma yasağının 12. günü: Ha öldük ha öleceğiz

Operasyonların sürdüğü Silvan’da 12 günde 10’nu aşkın can kaybı yaşandı, 17 kişi yaralandı, 40 kişi gözaltına alındı. Sokağa çıkma yasağının devam ettiği Diyarbakır'ın Silvan ilçesinde yaşananları Cumhuriyet gazetesi muhabiri Kemal Göktaş aktardı.

Özel harekât Timlerinin mahallelerde boş evlere girerek talan ettikleri, kahvelerin tarandığı belirtildiğini aktaran Göktaş'ın Cumhuriyet'te yer alan haber analizi şöyle:

Operasyonların sürdüğü Silvan’da zırhlı polis aracı çevreyi rastgele taradı. HDP’li Ertuğrul Kürkçü, polisin kendilerine gözdağı vermek için izli mermi attığını söyledi, “Siz buradaysanız biz de buradayız’ mesajı veriyorlardı” dedi.

Özel harekât Timlerinin mahallelerde boş evlere girerek talan ettikleri, kahvelerin tarandığı belirtiliyor. Polis sivillerin evlerini terk etmeleri yönünde anons yaptığı için mahalleler boş. Mahallelerden “Ha vurulduk, ha vurulacağız” korkusuyla kaçtıklarını dile getiren Silvanlılar, “Aslında hepimiz tesadüfen yaşıyoruz” diyor. Silvan Belediye Eşbaşkanı Zuhal Tekiner ise “Burada çok sayıda insan yaşamını yitirdi. Keskin nişancılar vurdukları insanların karınlarına ve bacaklarına ateş ediyor. Hepsinde aynı tür yaralar var” dedi. Tekiner, Silvan Kaymakamı Murat Kütük’ün kendisine “Bir önceki operasyonlara hiç benzemediğini söylediler. Bu defa askerin de katıldığını ve komutanın kendilerinden olmadığını, ağır bir operasyon olacağını” söylediğini aktardı.

"ÜZERİMİZE ALINDIK"

Silvan’da önceki gece saat 23.30 sıralarında kentin merkezi konumundaki Diyarbakır Caddesi üzerinde zırhlı bir polis aracının çevreyi rastgele tarayarak geçtiği belirtildi. HDP’li Kürkçü de kaldıkları evin yakınında polisin kendilere gözdağı vermek amacıyla izli mermi attığını söyledi. Kürkçü Cumhuriyet’e, “Gece silah sesleri duyunca balkondan baktık. İzli mermilerle havaya ateş ediyorlardı. Farlarını yakmamış bir zırhlı araç gördük. Gövde gösterisi yapıyorlar. ‘Siz buradaysanız biz de buradayız’ mesajı veriyorlardı. Kendilerini göstermek istediler. Görülebilir bir mesafede bunu yapmaları bize bunu düşündürttü” dedi.

"BİR LOKMA EKMEK ALAMADIK"

Silvanlı işadamı Celal Yanık, sokağa çıkma yasağı boyunca insanların evlerinde tek bir lokma ekmek alamadıklarını belirterek, “Kaymakam diyor ki, biz gerekli yardımı yapıyoruz. Gelsin göstersin. Öyle bir şey yok” dedi. Yanık, özel harekât timlerinin sokağa çıkma yasağı uygulanan mahallelerde boş evlere girerek kapıları kırdıklarını ve evleri talan ettiklerini söyledi. Yanık, kent merkezinde bulunan bürosunun da polisler tarafından tarandığını belirterek, “Aynı gün bir kahveyi de tarayıp insanları yaraladılar. Benim büromda kapılar pencereler her şey kırıldı. Bilgisayarlar gitti” diye konuştu.

Silvan’da yasaklı mahalleler büyük ölçüde boşaldı. Polisin anons yaparak sivillerin evlerini terk etmelerini söylemeleri bu durumda asıl etken olurken, birçok aile de bu anonstan önce gizlice mahalleyi terk etti. Silvan kent merkezinde asker ile polis ailelerinin boşalttığı dairelere yasaklı mahallelerden gelenler yerleşti. Birçok evde üç dört aile kalmak zorunda.

"TESADÜFEN YAŞIYORUZ"

Mahalleden çıkarken yanlarına herhangi bir eşya alamayan insanlar boş dairelerde kalıyor. Bunlardan biri de Adil Bozkurt ve oğlu Deniz Bozkurt’un aileleri ile yaşadığı boş bir daire. Mescit Mahallesi’nden gizlice kaçmak zorunda olan 9 nüfuslu iki aile Silvan merkezdeki bir eve yerleşmiş. Baba Adil Bozkurt, sokağa çıkma yasağı ilanından 4 gün sonra kaçtıklarını belirtirken, “Cehennem gibiydi. Her yerden silah sesi geliyordu. Top, havan, tank atışı yapılıyordu. Evimizi taradılar. Eşim bahçedeyken, bahçeye atış yapıldı. Tesadüfen kurtuldu. Aslında hepimiz tesadüfen yaşıyoruz. Durum çok zorlaşınca, gece mahalleden çıkmaya karar verdik. Ara sokaklardan, dar yollardan hendeklerin yanından ‘ha vurulduk, ha vurulacağız’ diye korkarak geçtik” dedi. Oğlu Deniz’in köyden yatak getirmeye gittiğini, hiçbir eşyalarının olmadığını söyledi.

Deniz Bozkurt ise yaşananların vahşet olduğunu belirterek, “İnanın İsraillilerin Filistin’i yaktıkları az kalır. Ben bu koşullarda Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmaktansa İsrail’i tercih bile ederim. İçişleri Bakanı sivillerin can güvenliği için çalışıyoruz, diyor. Biz çoluk çocuk ölümden döndük. Bizi Allah korudu. Yeter artık. Biz de insanız. Ben bu ülkenin vatandaşıysam sen bana bunu yapamazsın. Terör varsa git terörü bul ama bana bunu yapma” dedi. Bozkurt ailesi kent merkezinde bir eve taşınmış ancak evde dün, serilen halılara kadar hiç eşya yokmuş. Çocuklar okula gidiyor ancak okullarda ders yapılmıyor.

KARIN VE BACAKLARA KURŞUN

Silvan Belediye Eşbaşkanı, özyönetim ilanının yapıldığı basın açıklamasına katıldığı için tutuklu. Yerine eski bir gazeteci olan Zuhal Tekiner vekâlet ediyor. Tekiner, olayların ağustos ayı içinde başladığını ve ilk hendeklerin de mahalleyi “polis baskınlarından korumak için gençler tarafından kazıldığını” söyledi. Tekiner, 2005’ten bu yana bölgede mahalle ve köy meclislerinin kurulduğunu ve bunların özyönetim deneyimi anlamına geldiğini söyledi. Tekiner, “Keskin nişancılar vurdukları insanların karınlarına ve bacaklarına ateş ediyor” dedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Arif kurt 1 yıl önce

Hee böyle iyi birazda kendimize bakalım gençler eline silah verilmiş şuursuz ne olduğu belirsiz sokak çocuklar hendeğin ne işi var sokaklarda böyle komik olmayalım zorlu polisi askeri içeri sokup aklımızca iç savaç çıkaracaz....