Sanık polis sordu: İstihbarat Daire Başkanı serbestken, ben niye tutukluyum?

Hrant Dink cinayetine "ihmali suretle" katıldıkları iddiasıyla tutuklanan polislerden Özkan Mumcu, tutuklanmasına neden olan evrakta İstihbarat Dairesi Başkanı Engin Dinç'in de imzasının bulunduğunu belirterek, "Benim tutuklanma gerekçemde belirtilen yazıyı yazan kişi, Engin Dinç'tir. Şu an İstihbarat Daire Başkanıdır. Bu kişi tutuksuzken, ben nasıl tutuklu oluyorum?" diye sordu.

İsmail Saymaz’ın Radikal’deki haberine göre, Hrant Dink cinayetinin işlenmesine "ihmali suretle" katıldıkları iddiasıyla tutuklanan eski Trabzon İstihbarat Şubesi görevlileri Muhittin Zenit, Özkan Mumcu ve Ercan Demir’in tahliye istekleri reddedildi. Dün görülen tutukluluğun gözden geçirilmesine ilişkin duruşmada sanıklar, İstihbarat Dairesi Başkanı Engin Dinç nedeniyle ikiye bölündü.

Polis Muhittin Zenit, cinayetin işlenmesinde asli ihmal ve kusurun, “Fethullahçı Örgüt” diye andığı gruba ait olduğunu, bu amaçla Dinç’in de dosya kapsamına sokulmak istendiğini, bu başarılamadığı için kendisinin suçlandığını öne sürdü. Özkan Mumcu ise tutuklanmasına neden olan evrakta Dinç’in de imzasının bulunduğunu belirterek, “Benim tutuklanma gerekçemde belirtilen yazıyı yazan kişi, Engin Dinç’tir. Şu an İstihbarat Daire Başkanıdır. Bu kişi tutuksuzken, ben nasıl tutuklu oluyorum?” diye sordu. Ercan Demir’in avukatı İsmail Emre Telci de aynı görüşü savundu.

İstanbul 2. Sulh Ceza Hakimliği’nde dün görülen duruşmada ilk olarak Muhittin Zenit dinlendi. Zenit, ifadesinde, cinayetten sekiz ay önce suçun kim tarafından ve hangi sebeple işleneceğini devlete bildirdiğini belirterek, “ Ankara ’ya gönderdiğim yazıda açık ve nettir. Art niyetim olsaydı böyle bir yazıyı kaleme almazdım. Ankara İstihbarat Daire Başkanını haberdar etmezdim. Kimin görevini nasıl ihmal ettiği gayet açıktır” dedi.

Zenit, “Fethullahçı Örgüt” diye andığı grubun yayın organlarında, hakkında maksatlı haberler yaptığını ve telefonlarının dinlediğini savunarak, “Asıl amaçları şu anda İstihbarat Daire Başkanı olan Engin Dinç’e karşı algı oluşturmaktır. Onu da dosyanın içine çekip kendi örgütlenmeleri hakkındaki iddiaların yanlış olduğunu ispatlayacaklardı. Dinç’i dahil etmeyi başaramayınca tüm okları şahsıma yönlendirmişlerdir. Nasıl ki Dinç’in cinayette herhangi bir ihmali yoksa benim de ihmalim ve suçum yoktur” dedi.

‘DİNÇ SERBESTKEN, BEN NİYE TUTUKLUYUM?’

Özkan Mumcu ise bir sene önce Dink’in öldürüleceği istihbaratını aldığını, İstihbarat Daire Başkanlığı’na ve İstanbul Emniyet İstihbarat Şubesi’ne yazı yazdığını belirtti. Bu süreçte Yasin Hayal’in telefonunu takip ettiklerini ve Erhan Tuncel’den istihbarat aldıklarını söyledi.

Ankara’ya ve İstanbul’a yazdıkları yazıda dönemin Trabzon İstihbarat Şube Müdürü Engin Dinç’in de imzasının bulunduğunu belirten Mumcu, “Tutuklanma gerekçemde belirtilen yazıyı yazan kişi, Dinç’tir. Şu an İstihbarat Daire Başkanı'dır. Bu kişi tutuksuzken, ben nasıl tutuklu oluyorum?” diye sordu.

Mumcu ayrıca, dönemin İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Ahmet İlhan Güler’in de suçtan kurtulabilmek için geçmişe dönük olarak sahte rapor düzenlediğini anlattı. Ercan Demir’in avukatı İsmail Emre Telci ise Trabzon’daki sorumluluğun Dinç’e ait olduğunu vurgularken, İstanbul ve Ankara’ya gönderilen evrakta imzası olan Hasan Durmuş adlı polis hakkında soruşturma açılmadığını belirtti.

İstanbul 2. Sulh Ceza Hakimliği, polislerin tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.   

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.