Ruşen Çakır:  Dünün mağruru bugünün mağduru olma sırası cemaatte

Vatan yazarı Ruşen Çakır, Gülen cemaatini yazdı. "Dünün mağruru/bugünün mağduru olma sırası Fethullah Gülen cemaatinde" diyen Çakır, "Yargıyı kontrol eden güçler bunun aracılığıyla muhaliflerini sindirip tasfiye etmeye kalkmış, bunda başarılı da olmuşlar, ama bir süre sonra iktidarlarını kaybedince kendilerini de aynı kaderin beklediğini görmüşler" şeklinde yadı.

Ruşen Çakır'ın Vatan'da yer alan 'Gülen cemaati için mahçup olma zamanı' başlıklı yazısının bir bölümü şöyle

Cumhuriyet tarihi boyunca Türkiye’nin siyasi hayatında yargının ve cezaevlerinin istisnai bir yeri olmuştur. Yargıyı kontrol eden güçler bunun aracılığıyla muhaliflerini sindirip tasfiye etmeye kalkmış, bunda başarılı da olmuşlar, ama bir süre sonra iktidarlarını kaybedince kendilerini de aynı kaderin beklediğini görmüşler.

Şu günlerde bu filmin yeni bir versiyonuyla karşı karşıyayız. Dünün mağruru/bugünün mağduru olma sırası Fethullah Gülen cemaatinde. Şöyle ki, yakın zamana kadar Cemaat’in emniyet-yargı-medyada oluşturduğu üçgende, ulusalcılar, askerler, Kürtler, gazeteciler... nice insanın temel hak ve özgürlükleri, “kurunun yanında yaş da yanar, yapacak bir şey yok” küstahlığıyla gasp edilmişi. Bazı Cemaat mensupları ve onun gücünden kendilerine güç devşirmek isteyen çok sayıda kişi aleni bir kibirle, bu sürece itiraz edenlerin gözünü “darbeci, ajan” vb. gibi suçlamalarla korkutmaya çalışıyor; yarattıkları ürkü ortamıyla iktidarlarını katlıyorlardı.

Gemiyi terk eden fareler

Fakat bu işlerin öyle devam etmesi eşyanın tabiatına aykırıydı. Çok iyi hatırlıyorum, Silivri’de ziyaret ettiğim meslektaşım ve arkadaşım Ahmet Şık’a “çok geçmeden siz çıkacaksınız ve yerinize size bu komploları kuranlar gelecek” demiştim. Gerçekten çok geçmedi, kaçınılmaz olan o an geldi ve Cemaat ile AKP hükümeti arasındaki ittifak yerini amansız bir savaşa bıraktı.

Savaş patlar patlamaz da, dün, Şık’ın deyimiyle Cemaat’e dokunan yanarken, artık dokunmayanlar yanma riskiyle karşı karşıya kaldı. Düne kadar Cemaat’ten çok cemaatçilik yapmalarıyla ünlenen pek çok ismin gemiden can havliyle atlayıp hükümete Cemaat ile savaşında en açık ve yoğun desteği veriyor olmaları esas olarak bundan, yani korkudandır.

Adanmışlar ve seçilmişler

Cemaat eski kankalarının bir kısmının açık ihanetine uğradı. Dün mağdur ettiği kişilerin bir bölümü sevinçle karışık intikam çığlıkları atıyor. Ama ilginç olan Cemaat’in acımasızlığından nasibini almış epey sayıda insan “adalet herkese lazım” şiarıyla polislere yönelik hukuksuzluklara itiraz ediyorlar. Cemaat mensuplarına tavsiyem, medyalarının arşivlerine gidip yakın dönemde yaşanan soruşturmaların mağdurlarına karşı hiçbir şekilde empati gösterilmemiş olduğu gerçeğiyle yüzleşmeleridir. Mahçubiyet bu günler için var, olmalı.

Tabii bir de özeleştiri şart. Daha dershane krizi başlamadan önce Gülen cemaatini dünkü yanlışlarıyla yüzleşmeye ve samimi bir şekilde özeleştiri yapmaya çağırdım. Herhalde 10’u aşkın yazımın ana teması budur. Bu çağrı bir intikam arayışının ürünü değil. Çünkü bizler ve arkadaşlarımız, Gülen cemaatinin neden olduğunu da açıkçası tam anlayamadığımız “kin”ine maruz kaldık, bunun yanlış bir şey olduğunu çok iyi biliyoruz. Kindarlık bizlerden uzak dursun!

Buna karşılık temel hak ve özgürlükler söz konusu olduğunda “dün dündür, bugün bugün” mantığı geçerli olamaz. Bu nedenle hak ve özgürlükler hafızasını diri tutmak ve yaşanan mağduriyetlerin olabildiğince telafisini sağlamaya çalışmak gerekir.

Şu ana kadar gelen tepkilerden Cemaat’in özeleştiri yapmaya pek niyeti olmadığını çıkarabiliyorum. Bunun bir nedeni, kendileriyle yüzleşmeleri halinde kanunla suç sayılan bazı cürümleri kabul etme ihtimalleri olsa gerek. Ama bir başka önemli gerekçe, bir adanmışlar hareketi olan ve bu nedenle belli bir saygıyı hak eden Gülen cemaati mensuplarının kendilerini aynı zamanda “seçilmişler” olarak görmeleri. Hal böyle olunca geçmişteki tüm doğruları kendilerine, tüm yanlışları da, başta AKP hükümeti olmak üzere başkalarına yüklemekten çekinmiyorlar.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.