'Kendi isteğimizle diaspora olmadık'

Ermeni diasporasından pek çok öncü isim 24 Nisan anma törenleri için Türkiye'de. İstanbul'daki anma törenlerine katılmayı tercih etme nedenleri, taşıdığı sembolik anlam. 1915 olaylarının yıldönümü anmaları Türkiye’de dört yıldır düzenleniyor. 

Al Jazeera, Türkiye'deki anma törenlerine katılacak isimlerden Ermeni kökenli İngiliz tarihçi Ara Sarafyan ve diasporanın önde gelen kurumlarından Ermeni Genel Hayırseverler Birliği (Armenian General Benevolent Union) Avrupa Sorumlusu Nicholas Tavitian ile buluştu.

Tarihçi Ara Sarafyan, Londra’daki Gomidas Enstitüsü’nün kurucusu ve Türkiye’de geçtiğimiz yıllarda tartışmalara neden olan 'Mavi Kitap'ın yayıncısı. O da Diyarbakır'daki anma törenlerine katılacak. Orijinal adı 'Blue Book' olan 'Mavi Kitap' 1916 yılında İngiliz Parlamentosu’ndan görevlendirilen James Bryce ve Arnold Toynbee’nin Anadolu’daki Ermenilerin akıbetiyle ilgili yaptıkları araştırmalara ve elde ettikleri belgelere dayanıyor.

Geçtiğimiz yıllarda Sarafyan’ın ismi eski Türk Tarih Kurumu Başkanı, MHP Milletvekili Yusuf Halaçoğlu’nun katılımıyla kurulacak ortak tarih komisyonu ile de gündeme gelmişti. Fakat komisyon hayata geçirilemedi. Sarafyan aynı zamanda Başbakanlık Devlet Arşivleri'nde araştırma yapan ilk Ermeni kökenli tarihçi.

'BAĞIMSIZ TARİHÇİLER KOMİSYONU KURULABİLİR'

Tarihçi Ara Sarafyan, son üç yıldır İstanbul’daki anmalara katılmasındaki temel etkenin organizasyonun İnsan Hakları Derneği (İHD) tarafından düzenlenmesi olduğunu söyledi. Sarafyan, İHD gibi kurumların öncülüğünde yapılacak olan bu tür girişimlerle Türkiye’deki Ermeni sorunun çözüme kavuşacağı görüşünde. 

Türkiye’de sık sık gündeme gelen tarih komisyonu ile ilgili görüşlerini de açıklayan Sarafyan şunları söyledi:

"Tarihçiler komisyonu ya da komisyonları kurulabilir. Fakat bu noktada önemli olan bu oluşumun başarıya ulaşması için kurulacak olan komisyonun bağımsız olması. Arşivlerdeki tüm Osmanlı belgelerinin araştırmaya açılması gerekiyor.”

HALAÇOĞLU İLE GÜNDEME GELDİ

Sarafyan tarih komisyonunun kurulamamasından Halaçoğlu'nu sorumlu tutuyor: 

“Bir noktadan başlamak gerekiyordu. Elazığ’ın Harput ilçesini örnek alıp oradan çalışmalara başlamayı önerdim. Araştırmalarımız şu noktadan başlayacaktı. 1915 öncesinde Harput’ta 40 bin Ermeni yaşıyordu sonrasında bu Ermenilere ne oldu? Eğer bu insanlar bir yerlere yerleştirildilerse nerelere yerleştirilmişti? Fakat Halaçoğlu basına verdiği demeçte arşivlerde böyle bir belge olmadığını söyleyip inkara devam etti. Halaçoğlu’nun inkarcı tutumuyla objektif bir çalışma yapılamazdı, bu yüzden yol alınamadı.”

HALAÇOĞLU SARAFYAN'I YALANLIYOR 

Halaçoğlu Sarafyan'ın Harput çalışmasıyla ilgili önerisini doğruladı. "Öneriyi yaptı fakat elinde somut belgeler yok. Bana 12 bin Ermeninin öldürülüp bir vadiye topluca gömüldüğünü söylüyor. 'Hangi vadi? Bul açalım' dedim" diyen Halaçoğlu tarihçiler komisyonu kurulması fikriniyse Sarafyan'ın değil Türkiye Cumhuriyeti'nin gündeme getirdiğini fakat bu fikre Ermeni tarihçilerden geri dönüş olmadığını savundu. 

2015’TEN SONRA NE OLACAK?

Peki Sarafyan Türkiye’nin ve Ermeni diasporasının 1915 olaylarının 100'üncü yıldönümü olan 2015'e kilitlenmesi konusunda neler düşünüyor, 2015’ten sonra ne olacak?

Bir tarihçi olarak şunu söylemek isterim ki 2015 tarih olarak benim için özel bir öneme sahip değil. Yaşanan bir soykırımdı ve öncesi ya da sonrasında bu gerçek değişmeyecek. Türkiye elinden geldiğince inkara devam edecek. Fakat inanıyorum ki Türk halkı soykırımı kabul edecek ve bu nedenle Türkiye resmi tutumunu değiştirmek zorunda kalacak.”

ERMENİLERİ KURTARAN MÜSLÜMAN HALK

Ermenistan ve diasporada son yıllarda 1915 yılında Ermenileri kurtaran Anadolu’daki Müslüman ahali gündeme taşınıyor. Sarafyan da tarihçi olarak bu konuyla yakından ilgili. Geçtiğimiz günlerde Diyarbakır’da Kürt aşireti lider Mıhemede Mıste’nin mezarını ziyaret ettiğini söyledi. Mıste’nin Ermenileri ölümden kurtardığını söyleyen Sarafyan açıklamalarına şu sözlerle devam etti:

“Ermenileri soykırımdan kurtaran Türk ve Kürtleri unutmamalıyız bu insanları hatırlamak bizim görevimiz. Söz konusu kişilerin hatırlanması ve hatırlatılması Türk halkı için rol model olacak.”

'KENDİ İSTEĞİMİZLE DİASPORA OLMADIK'

Ermeni Genel Hayırseverler Birliği (Armenian General Benevolent Union/AGBU) Avrupa Sözcüsü Nicholas Tavitian da Sarafyan gibi 2015’in nihai bir tarih olmadığı görüşünü savundu. Tavitian, "2015’ten sonra da mücadelemiz devam edecek" dedi.

Nicholas Tavitian, "Anadolu'dan zorla kopartıldık" dedi. [Mustafa Değirmenci-Al Jazeera Türk]

Tavitian, Türkiye’de Ermeni diasporası kavramına karşı bir önyargı olduğunu savunuyor:

Her toplumun kendi diasporası var. Biz Ermeni diasporası olarak Anadolu’dan zorla kopartılıp dünyanın dört bir yanına dağılmak zorunda bırakıldık, kendi isteğimizle diaspora olmadık. Diasporaya karşı Türkiye’deki genel önyargıyı anlamak mümkün değil. Diaspora Türkiye’den tek bir şey talep ediyor o da adalet ve soykırımı tanıması.”

'SINIR AÇILSA DA SONUÇ VERMEZ'

Kökenleri İstanbul’a dayanan Tavitian'ın bu Türkiye'ye ilk ziyareti değil, geçtiğimiz yıl Taksim’deki anmalara da katıldı. Türkiye’deki aydınlarla sık sık temas halinde. Türk ve Ermeni halklarının diyalog yolunu bulduğunu söyleyen Tavitian, Türkiye’de son derece cesur ve gerçekleri konuşmaktan çekinmeyen insanlar olduğunu söylüyor.

"Türkiye - Ermenistan arasında yakınlaşma iki halk arasında diyalog içinde bir şans olur mu" sorusuna ise şu yanıtı verdi:

"Diyelim ki soykırım gerçeğini bir yana bırakıp Türkiye Ermenistan ile sınırlarını açtı bu adım bir sonuç vermez. Soykırım konuşulmadan nihai bir çözüm sağlanamaz.”

'TÜRKİYE BASKI YAPIYOR'

Türkiye’nin gücünü kullanarak başka devletler üzerinde soykırım konusunda baskı uyguladığını söyleyen Tavitian, "Adalet er geç yerini bulacak bundan kimsenin kuşkusu olmasın" dedi. Tavitian gelecek yıl Türklerin Belçika’ya göçünün 50. yıldönümü dolayısıyla yapılacak festivali de dikkatleri 1915 olaylarının 100. yıldönümünden uzaklaştırma girişimi olarak görüyor:

“Ermeni soykırımının 100. yılını gölgede bırakmak amacıyla Türkiye bu etkinliği düzenliyor, Belçika hükümeti de destek veriyor. Türkiye bunu hep yapıyor fakat Belçika halkı yapılanların farkında.” 

Kaynak: Al jazeera/ Vercihan Ziflioğlu

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.