'Kanımızın son damlasına kadar bu meydanlarda olacağız'

560. kez Galatasaray Meydanı’nda toplanan Cumartesi Anneleri 1991’de Şırnak’ta gözaltına alındıktan sora öldürülen İbrahim Demir ve Agit Akipa’yı andı.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Pervin Buldan ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun da katıldığı anmayı İstanbul Aydın Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden 20 öğrenci de takip etti.

Agit Akipa’nın oğlu Fehmi Akipa, devletin bundan 24 yıl önce babasını ve amcasını öldürerek tüm köyü bitireceğini zannettiğini ama yanıldığını söyledi.

Akipa, “Babam ve amcam gitti ama sonrasında köydeki herkes Agit Akipa ve İbrahim Demir oldu. 24 yıldır onların davalarını sürdürüyoruz” dedi.

İbrahim Demir öldürüldüğünde 10 yaşında olan kızı Deniz Demir ise, zulme karşı her hafta çocuklarıyla Galatasaray Meydanı’nda olduğunu söyledi.

Deniz Demir’in kızları Zilan Demir ve Melsa Demir dedeleri İbrahim Demir için yazdıkları mektupları okudu.

‘ACILARIMIZA YENİ ACILAR EKLENDİ’

Pervin Buldan yaptığı konuşmada, "Adalet arayan, hukuk arayanlar kaybedilen yakınlarını bulmak isteyenler, kör kurşunlarla hedef haline getirilen ve yaşamını yitiren insanların yakınları olarak her hafta buradayız, adalet arıyoruz.

 Acılarımıza yeni acılar eklenen süreçlere tanıklık ediyoruz. Çünkü aramızda gezi yakınları, Suruç katliamında hayatını kaybedenlerin yakınları , Ankara katliamında yaşamını yitirenlerin yakınları var. Bide bütün bunlara Tahir elçiyi eklediler.

Tahir Elçiyi katlettiler ama bunun yanında Kürdistan da her gün onlarca insanın yaşamını yitirdiğine de tanıklık ediyoruz. Bu ülkede özgürlük isteyenler,hak ve hukuk arayanlar bu ülke de hedef haline getiriliyor. Tahir Elçilere her gün binlerce Tahir Elçi ekleniyor.

 Cizre’de Silopi’de Nusaybin’de Dargeçit’te sokağa çıkma yasaklarıyla birlikte gençler,çocuklar,kadınlar, yaşlılar katlediliyorlar. Tıpkı 1990’larda olduğu gibi... Bu ülkeyi yönetenlerin hedefi haline getirilerek katledilenlerin yakınları gibi onlarda bugün kürdistan meydanlarında zulme karşı, zalimlere karşı onurlu bir şekilde direniyorlar" dedi.

‘YAŞAMDA DEĞİL ÖLÜMDE ÇOĞALIYORUZ’

Pervin Buldan'dan sonra konuşan Sezgin Tanrukulu: Olmayan bir adaleti arıyoruz. Çok zor ve çok derin krizler yaşadığımız dönemden geçiyoruz. Malesef yaşamda değil ölümde çoğalıyoruz yeni faili meçhuller, yeni ölümler aramıza katılıyor.

Suruç, Ankara Gezi ve Tahir Elçi şimdi bu meydanda. Bunlar olmamalıydı en azından bu dönemde ama maalesef olmaya devam ediyor. Bu zalimlikleri yapanlar bilsinler ki onların adı bizim hafızamızdan hiç bir zaman silinmeyecek.

Bu meydanın hafızasından da hiç bir zaman silinmeyecek ve mutlaka bunların hesabı sorulacak.

‘24 YILDIR  ONLARIN DAVALARINI SÜRDÜRÜYORUZ’

Şırnak'ın İdil ilçesi Çukurlu Köyü’nde muhtarlık yaparken İbrahim Demir ile birlikte köylülerin arasından alınıp götürülen Agit Akipa’nın oğlu Fehmi Akipa da eylemde şunları söyledi: “Bundan 24 yıl önce, babamı ve amcamı yok ederek 'tüm köyü bitirmiş oluruz’ diye düşündüler.

Ama yanıldılar, onlar gitti ama arkalarında tüm köylü Agit Akipa ve İbrahim Demir oldu. Bugün Nüsaybin’de  Cizre’de Dargeçit’te katliamlar uygulanıyor gene aynı mantık sürüyor. Kürdü şiddetle yeneceklerini sanıyorlar Nefesimiz yettiği kadar 24 yıldır onların davalarını sürdürüyoruz” dedi.

'HİÇ TANIMADIM Kİ SENİ'

İbrahim Demir’in kızı Deniz Demir ise, babası katledildiğinde 10 yaşında olduğunu, şimdi kızlarının 16 yaşında olduklarını anlattı. “Her cumartesi çocuklarımla beraber buradayız. Zulme karşı çıktığı için babam öldürüldü, katledildi.

Tahir elçinin katledilmesine çok üzüldük Tahir elçi babamında avukatıydı. Babamın ve Tahir elçinin katillerinin peşinde olacağız. Kürdistan da süren katliamları kınıyoruz ve barışın geleceğine inanıyoruz” diyen Demir’in kızları da hiç görmedikleri dedelerine yazdıkları mektubu okudu. İbrahim Demir’in torunu Zilan Demir, “Güzel isimli dedem, hiç tanımadım, hiç bilmedim seni ama anlatanlar beni hayran bırakıyor sana.

Mezarın Şırnak’ta ,her gittiğimde sanki yeni gömüyorum toprağa. Seni unutmayacağız.Seni gözaltına alıp kaybedenleri de unutmyacağız” dedi. Melsa Demir ise, fotoğraflarına baktığı dedesini çok özlediğini, büyüklerinin kendisine sürekli dedesini anlattığını yazmıştı mektubuna.

Cizre'de sokağa çıkma yasaklarından dolayı bu hafta eylem yapamayan Cizre'deki Cumartesi Anneleri'nin eylemine katılamayan İbrahim Demir'in eşi Sultan Demir'in gönderdiği ses kaydı dinletildi. Demir, ses kaydında, “Ben de sizin gibi cumartesi annesiyim. Ben de sizin gibi her cumartesi Cizre’de cumartesi anneleriyle birlikte İbrahim, Agit ve onlar gibi faili meçhule kurban gidenleri anıyoruz.

Tahir Elçi'yi unutturmayacağız katilleri adalete teslim edilene kadar kanımızın son damlasına kadar bu meydanlarda olacağız” dedi.

DOSYADAKİ CEZASIZLIK SON BULSUN

Basın metinini cumartesi anneleri adına Mukaddes Şamiloğlu okudu. Şamiloğlu, İbrahim Demir ve Agit Akipa'nın katledilmesinden, Anıtlı Tabur Komutanlığına bağlı Ağaçlı mezrasında bulunan Piyade Bölük Komutanı Üsteğmen ve ilgili er ve erbaşlar, Çukurlu Karakol Komutanı Üstteğmen Yüksel Güven, İdil Jandarma Komutanı Binbaşı Mustafa Karatan, İdil Kaymakamı Kasım Esen, İdil Cumhuriyet Savcısı Bekir Rayif Aldemir, Şırnak Jandarma Tugay Komutanı Osman Kurt, Şırnak Valisi Aydın Arslan, Dönemin OHAL Valisi, bugünün AKP kurucusu ve milletvekili Mehmet Necati Çetinkaya, Süleyman Demirel’in Başbakan, İsmet Sezgin’in İçişleri Bakanı olduğu 49. hükümet sorumlu olduğunu belirtti. Aynı zamanda dönemin Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş, Emniyet Genel Müdürü Ünal Erkan, Genel Sekreterliğini Orgeneral Nezihi Çakar’ın yaptığı Milli Güvenlik Kurulu'nun da sorumlu olduğunu kaydeden Şamiloğlu, tüm bu sorumluların yargılanmasını istedi.

Şamiloğlu, "İbrahim Demir ve Agit Akipa dosyasındaki cezasızlık son bulsun; hakikat açıklansın, failler yargılansın" dedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.