Hüseyin Toraman’ı kaybettiler, zamanaşımına 13 gün kaldı

Savcılık, 20 yıl önce gözaltında kaybedilen Hüseyin Toraman'la ilgili yapılan bir bilgi edinme başvurusu üzerine hazırlık soruşturması başlattı. Ancak Toraman'ın dosyası 27 Ekim'de zamanaşımına uğrayacak.

Bianet'ten Ayça Söylemez'in haberine göre, Türkiye İnsan Hakları Vakfı'ndan (TİHV) Evren Özer'in bilgi edinme başvurusunu ihbar kabul eden İstanbul Cumhuriyet Savcısı Veysi Büyükkılıç, 20 yıl önce gözaltında kaybedilen Hüseyin Toraman'la ilgili işlemlerin zamanaşımına uğramasına iki hafta kala hazırlık soruşturması başlattı. Dosya, 27 Ekim mesai bitiminde zamanaşımına uğrayacak.

Toraman'ın annesi Hatice ile ablası Sakine, 27 Ekim'in ardından yapılacak Cumartesi Anneleri/İnsanları eylemine katılacak.

TİHV'den Özer, 31 Mayıs'ta Başbakanlık İletişim Merkezi'ne (BİMER) başvuru yaparak, 90'lı yılların başında işlenmiş faili meçhul cinayetlerin, işkence vakalarının ve gözaltında kayıpların zamanaşımına uğraması riskine dikkat çekti ve 27 Ekim 1991'de gözaltında kaybedildiği iddia edilen Toraman'ın akıbetini sordu.

BİMER, başvuruyu İçişleri Bakanlığı'na, bakanlık da Adalet Bakanlığı ile Emniyet Genel Müdürlüğü'ne gönderdi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Hazırlık Büro, Özer'in ifadesini ihbar, Özer'i de şikayetçi kabul ederek Özer'i bilgisine başvurmak üzere ifadeye çağırdı.

Özer, bugün (14 Ekim) verdiği ifadede, "Hüseyin Toraman'ın akıbetiyle ilgili yapılacak işlemlerin 27 Ekim 2011'de zamanaşımına uğrayacağını, bu nedenle başvuru yaptığını, Toraman'la ilgili 1991'de Fatih Cumhuriyet Başsavcılığı'nda açılan soruşturmanın bir sonuca ulaşmadığını" söyledi.

Özer, "savcılığın dikkatini Fatih'teki soruşturmaya çekerek, zaman dolmadan bir adım atılabileceğini umduğunu" söyledi. Avukat Hülya Üçpınar, Fatih'teki soruşturmada bir yakalama kararı çıkarılarak ya da başka bir işlem başlatılarak zamanaşımının durdurulabileceğine dikkat çekti.

"OĞLUM TABİİ Kİ DEVRİMCİYDİ"

Hüseyin Toraman, 27 Ekim 1991'de İstanbul Kocamustafapaşa'daki evinden bakkala gitmek için çıktı. Üç sivil polis, Toraman'ı komşularının ve eşinin gözü önünde, 34 ATZ 56 plakalı araca bindirerek götürdü. Ailesinin Emniyet'e yaptığı tüm başvurular sonuçsuz kaldı, Toraman'dan bir daha hiç haber alınamadı.

1991'de Fatih Cumhuriyet Savcısı Zafer Sercan Yetişir'in açtığı soruşturma bir sonuca ulaşmadı. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) İnsan Hakları Komisyonu bünyesinde oluşturulan kurulun yaptığı araştırmanın ardından hazırladığı raporda, "Kayıp olduğu iddia edilen Toraman'ın bulunamadığı sonucuna varıldı" dendi.

Cumartesi Anneleri/İnsanları'nın Galatasaray meydanında her cumartesi yaptığı eylemde söz alan anne Hatice Toraman, dört yıl boyunca oğlunu aradıktan sonra Almanya'ya gittiğini anlatmış ve "Oğlum tabii ki devrimciydi ama eline hiçbir zaman silah almadı; bir kuşun kanadını dahi incitmedi" demişti.

"Beş kere Meclis'e gittim; herkese yalvardım" diyen Hatice Toraman, "Polis kendisi tek başına öldürmedi. Tabii ki polisin büyükleri emir verince polis öldürdü. Bunların araştırılmasını istedim ama hiçbir sonuç alamadım. 20 yıldır oğlumu arıyorum, kemiklerini istiyorum, katillerini istiyorum" diye seslenmişti. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.