Fırat Anlı: Sur’daki kamulaştırma insansızlaştırma politikasıdır

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Fırat Anlı, bu Sur'u Toledo yapma projesi, dünyanın sayılı merkezlerinden birini yapma projesi değildir. Bu Sur'u açık hava müzesinden, yarı açık cezaevine dönüştürme projesidir” dedi.

DİHA’da yer alan habere göre, Diyarbakır'ın tarihi Sur ilçesinin birçok bölgesinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından kamulaştırılmasını değerlendiren Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Fırat Anlı, söz konusu durumu, "Sivil darbe" olarak değerlendirdi.

Kamulaştırmanın son dönemin bir uygulaması olmadığına dikkat çeken Anlı, "Uzun bir süreden beridir Ankara'nın Diyarbakır'ın kimliğine, muhalif, itiraz eden, demokrasi kültürüne sahip çıkan ve bölge açısından da önemli değerleri temsil eden bir şehir olmasından kaynaklı biriken bir öfkesi ve tepkisinin yansımasıdır bu" dedi.

'TARİHE DÜŞÜLMÜŞ KARA BİR LEKEDİR'

Sur'un 7 bin yıllık bir geçmişi olduğunu ve birçok savaşı geride bıraktığını hatırlatan Anlı, "Kadın çocuk sesi hiçbir zaman Sur sokaklarından eksik olmadı. Bugün yapılanlar ise ilçede insansızlaştırma politikalarıdır" diye konuştu.

Sur'un sadece Diyarbakır ve ilçe halkının sorunu olmadığını tüm dünyanın sorunu olduğunu belirten Anlı, "Biz Ankara'nın, siyasi iktidarın, bu kadar gözü kara, demokrasiyi, hukuku, insani değerleri bir kenara bırakan bir yaklaşım sergileyebileceğine inanamazdık. Bakanlar Kurulu'nun verdiği karar tarihe düşülmüş bir kara leke oldu" ifadesinde bulundu.

'ON BİNLERCE İNSANIN HAYATI BİR KALEMDE YOK EDİLDİ'

Hükümetin eşine az rastlanır bir uygulamayı devreye soktuğunu ve tarihin en kısa süreli büyük yıkımını gerçekleştirdiğini belirten Anlı, bu durumun bundan sonra gelişecek her türlü olumsuzluğun en bariz işareti olduğuna vurgu yaptı.

Anlı, "Bu şehirde yaşayan on binlerce insanın hayatını bir günde, bir kalemde yok edildi. Burada en ağır insan hakları ihlali yapılıyor. Kimse kimseyi kandırmasın bu Sur'u Toledo yapma projesi, dünyanın sayılı merkezlerinden birini yapma projesi değildir. Bu Sur'u açık hava müzesinden, yarı açık cezaevine dönüştürme projesidir. Orada sadece güvenlik birimlerinin, güvenlik kulübelerinin, karakolların olduğu bir mekan haline getirecekler" dedi.

Kamulaştırma kararının 21 Mart Newroz gününde verilmesinin anlamını dikkat çeken Anlı, "Bayram günü olan bir tarihte bizi yasa boğan bir kararın altına imza atan, o imzası bulunan Bakanlar Kurulu'nun tümü bir biçimiyle yasadışı kararlarıyla tarihe geçtiler. Tarihimizde bu unutulmayacak ve acı bir hatıra olarak kalacak" diye belirtti.

'SUR'A DAİR PLANLAR ÇOK KAPSAMLI'

Sur'u kamulaştırma sürecinin ve projelerin yıllar öncesinden hazırlandığını söyleyen Anlı, bunu kimsenin barikat ve hendekler üzerinden okumaması gerektiğinin altını çizdi. Sur'a dair planların çok kapsamlı, ciddi hazırlanmış ve bundan sonra devamının geleceği bir projeler olduğunu ifade eden Anlı, aynı kapsamda Silopi, Cizre ve Nusaybin'inde bu sürece girdiğini belirtti.

Anlı, "Hiç kimse insanların maddi tazminatlarla ödenecek paralarla memnun edebileceğini düşünmesin. Bu şehrin iradesi, sivil toplum örgütleri ve hangi siyasi parti olursa olsun AKP'ye oy vermiş insanlar bile Sur'a yapılan bu muameleye, zulme sessiz kalmayacaklardır. Hiçbirimiz bunu benimsemeyecek ve kabullenmeyeceğiz. Çünkü Sur'un olmadığı bir şehirde yaşamamızın bir anlamı yoktur" dedi.

'SUR'A DAHA ÇOK SAHİP ÇIKACAĞIZ'

Anlı, "Bizi Sur'dan söküp atmak isteyen iradeye karşı Sur'a daha çok sahip çıkarak, Sur'a daha çok ilgi göstererek ve Sur'la olan bağımızı güçlendirerek cevap vereceğiz" diyerek, kimsenin Ankara veya başka bir yerde halkın kaderi üzerinde kolay oynayamayacağını söyledi. Büyükşehir Belediyesi olarak sürecin hiçbir yerine dahil edilmediklerine dikkat çeken Anlı, bu nedenle kamulaştırma kararının meşruiyeti tartışmalı bir karar olduğunu vurguladı.

"Sur'a başka insanlar mı yerleştirilmek isteniyor? Acaba Sur'un bu 33 medeniyetten gelen kimliği yok edilerek Suriye'den gelen mülteciler, radikal kimi gruplar, cihadist gruplar ya da başka türlü Avrupa'yla yapılan pazarlıklar sonucu Türkiye'ye geri gönderilmek üzere anlaşılmış olanlar mı yerleştirilmek isteniyor?" sorularını soran Anlı, "Yani Sur insansızlaşmayacak. Ama demografik yapısı değiştirilecek. Orada yaşayan insanlar değiştirilecek.

"Tek tek o taşları toplayacağız. Attıkları her yerden arayıp bulacağız ve tekrardan Sur'un manevi mirasının ve maddi mirasının bir parçası olarak hepsini eski yerine koyacağız. Nasıl defalarca ve defalarca Sur yıkılıp yeniden inşa edildiyse Sur'daki yaşam yeniden inşa edildiyse biz yine inşa edeceğiz. Ne zaman olursa olsun bu sevdamızdan bu bağlılığımızdan bu hasretimizden, Sur'a karşı sonuna kadar dayanışmamızdan ve Sur için bedel ödemekten de çekinmeyeceğiz" diye konuştu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.