Deniz Feneri’nde 50 trilyon kayıp

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Deniz Feneri e.V soruşturmasının Türkiye ayağında sona yaklaşıldı. Ankara Cumhuriyet Savcılarının Almanya’dan getirdiği belgelerin büyük bir kısmının Türkçeye çevrilmesi tamamlandı. Derneğin Türkiye’deki kasasına giren paradan yaklaşık 24 milyon avrosunu nasıl harcadığı tespit edilemedi. Almanya’da görülen ve aralarında eski RTÜK Başkanı Zahid Akman ve Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Kahraman’ın da “şüpheli” olarak bulunduğu Deniz Feneri e.V soruşturmasının Türkiye ile ilgili kısmında sona varıldı. Yaklaşık üç ay önce Almanya’ya giden Ankara Cumhuriyet Savcıları, burada soruşturmayı yürüten meslektaşlarıyla görüşmüşlerdi. Savcılar, belgelerin birer kopyasını alırken, tanıkları da dinlemişlerdi.

İddianame ağustostan önce

Taraf’ın adli kaynaklardan aldığı bilgilere göre Almanya’dan getirilen belgelerin yüzde 90’ı Türkçeye çevrildi. Soruşturmayla ilgili iddianamenin ise adli tatilin başlangıcı olan 1 ağustostan önce hazırlanması bekleniyor. Soruşturmayı yürüten savcılar, vatandaşlardan yardım adı altında toplanan milyarlarca liranın şahsi işlerde, siyasi çıkarlar doğrultusunda harcandığına dair önemli deliller etti.

24 milyon avro nereye gitti

Türkiye’deki Deniz Feneri Derneği’ne yapılan yardımların nasıl kullanıldığını inceleyen savcılığın, dernek kasasına giren yaklaşık 24 milyon avronun nereye harcandığı konusunda net bir bilgiye ulaşamadığı öne sürüldü.

Almanya’da hapis kararı çıkmıştı

Almanya’da faaliyet gösteren Deniz Feneri e.V Derneği’nin gurbetçi vatandaşlardan topladığı 41 milyon avroluk paranın bir kısmını amaç dışında kullanmasıyla ilgili iddialar üzerine soruşturma başlatılmıştı. Soruşturma neticesinde “yardım adında haksız kazanç elde etmek” suçlamasıyla Almanya’nın Frankfurt Eyalet Yüksek Mahkemesi’nde dava açılmıştı.

Davada, derneğin muhasebe sorumlusu Firdevs Ermiş yardım için toplanan paralarla gayrimenkul alındığını ve şirketler kurulduğunu itiraf etmişti. 17 Eylül 2008 tarihinde mahkemenin hakimi Johann Müler, gerekçeli kararında, dernek yöneticilerinden Mehmet Gürhan’ın yardım paralarını bir sermaye aracı olarak kullandığını, paraların Türkiye’deki Kanal 7 televizyonuna aktarıldığını, paraların nasıl kullanılacağına karar verenlerin aralarında Zekeriya Karaman, İsmail Karahan, Mustafa Çelik ve bazı zamanlarda Zahid Akman’ın bulunduğu kişiler olduğuna hükmetmişti.

TARAF

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.