Cumartesi Anneleri: Özgür basın istiyoruz

Cumartesi Anneleri/İnsanları, adalet arayışlarının 436'ıncı haftasında bir kez daha Galatasaray Meydanı'nda "Failler belli kayıplar nerede?" pankartı ile bir araya geldi.

Cumartesi Anneleri, ellerinde karanfil ve kaybettikleri yakınlarının fotoğrafları ile bu hafta, 28 Temmuz 1993 yılında kaybedilen Özgür Gündem gazetesi muhabiri olan Ferhat Tepe'nin akıbetini sordu.

Oturma eyleminde ilk sözü gözaltında kaybedilen Hasan Ocak'ın ağabeyi Ali Ocak aldı. Ocak, yıllardır kayıplarının bulunması taleplerini dillendirdiklerini belirterek, "Hükümet bu talebimize yanıt vermeyerek, geçmiş hükümetlerin devamı olduğunu kanıtlıyor. Sorumlular adeta ödüllendiriliyor. Dün süren kayıplar politikası bugün sokaklardaki sivil ve resmi ekiplerle devam ediyor" diye konuştu.

'ASIL KEMİRGENLER İNSANLARI YOK EDİP, DELİKLERİNE KAÇANLARDIR'

1994 yılında gözaltında kaybedilen Murat Yıldız'ın annesi Hanife Yıldız da, eylemde bulunanları "Sizleri Berfo Ana'nın eliyle selamlıyorum" diyerek selamlamasının ardından Başbakan Erdoğan'ın muhalif kesime yönelik "kemirgenler" ifadesi kullanmasına değindi. Yıldız, "Asıl kemirgenler insanları yok edip, deliklerine kaçanlardır" diye konuştu. 1995 yılında gözaltında kaybedilen Rıdvan Karakoç'un kardeşi Hasan Karakoç ise, Rojava'da gerçekleşen katliamı kınayarak, "Katliama içim yanıyor. Ben insan olarak insanlığımdan utandım. Kürt halkı insanlığa ne yaptı ki, insanlık Kürt halkına bunu yapıyor" diye sordu.

'KÜRT BASINININ KADERİ KÜRT HALKININ KADERİ İLE HEP AYNI'

Daha sonra ise 1994 yılında Bitlis'te gözaltına alınan ve katledilen Özgür Gündem gazetesi muhabiri Ferhat Tepe'nin çalıştığı gazete Özgür Gündem gazetesi editörlerinden Bayram Balcı söz aldı. Balcı, "Ferhat Tepe bölgede yaşanan savaş suçlarını insanlığa duyurmaya çalışan 18 yaşında bir gazeteciydi. Onu katlederek gerçeklerin üzerini örtebileceklerini sandılar ama bugün Kürt basınında onlarca Ferhat Tepe çalışıyor. Bizler karanlık güçleri deşifre etmeye devam edeceğiz" dedi. Özgür Gündem gazetesi editörlerinden Sedat Yılmaz ise, "Kürt basınının kaderi Kürt halkının kaderi ile hep aynı olmuştur. Gözyaşları dinmeyen annelerimize barış içinde bir dünya, barış içinde bir Türkiye ve çiçekler içinde bir Kürdistan getirene kadar mücadelemize devam edeceğiz" diye konuştu.

'ROJAVA BARIŞ SÜRECİNİ ETKİLER'

Eyleme destek vermek için katılan BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel de, kayıplar için parlamentoda çaba harcadıklarını belirterek, "Ama iktidar gerçekleri ortaya çıkarmaya niyetli değil. Bir yandan Kürt halkı ile barış diyorsunuz ama yüzleşmiyorsunuz. Bu kabul edilebilir bir şey değil" dedi. "Devlete göre muhalif basında çalışmak gazetecilik değil olsa olsa terör faaliyeti olur" diyen Tuncel, Rojava'da yaşanan katliama da değindi. Tuncel, Rojava'daki sürecin Türkiye'deki barış sürecini de etkilediğine dikkat çekerek, El-Kaide bağlantılı grupların Suriye'ye gönderilmek üzere Taksim'de bulunduğu iddialarına hükümet tarafından cevap verilmesi gerektiğini belirtti. Cumartesi Anneleri adına haftanın basın açıklamasını ise 1996 yılında gözaltında katledilen gazeteci Metin Göktepe'nin ablası Meryem Göktepe yaptı.

Göktepe, "Ferhat Tepe şahsında gözaltında kaybedilen katledilen tüm gazeteciler için özgür basın istiyoruz" diyerek 90'lı yıllarda özgürlük taleplerinin şiddet ve katliamlarla bastırılmak istendiğini anımsattı. "O koşullarda gerçeği duyurmak için yaşanan insanlık suçlarını açığa çıkarmak için yaşamları pahasına mesleğini icra eden az sayıdaki gazeteci için, dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel 'Bunlar gazeteci değil militan' diyerek hedef gösterdi" diyen Göktepe, 28 Temmuz 1993'de kaybedildiğinde Özgür Gündem Bitlis muhabiri olan Ferhat Tepe'nin kaçırılarak babası DEP İl Başkanı İshak Tepe'den DEP Bitlis İl Örgütü'nü kapatması ve fidye vermesinin istendiğini aktardı. İshak Tepe'nin kendisini arayan sesin Tuğgeneral Korkmaz Tağma olduğunu açıkladığını belirten Göktepe, 13 gün sonda Ferhat Tepe'nin işkence görmüş bedeninin Elazığ'da bulunduğunu kaydetti. Tağma'nın şimdilerde İnsani Değerler Derneği'nde "insan hakları savunucusu" olarak çalıştığını belirten Göktepe, dönemin sorumlularının yargılanmasını istedi. Göktepe, gazeteciler üzerinde baskıların son bulmasını talep etti. Açıklamanın ardından Hanife Yıldız'a oğlu ve kendisinin resminin bulunduğu tablo hediye edildi.

Açıklamanın ardından Cumartesi Anneleri, 437'inci haftada Galatasaray Meydanı'nda bir araya gelmek üzere meydandan ayrıldı. (Yuksekovahaber)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.