Çember daralıyor: Kapıları tutun Çiller-Ağar kaçmasın!

Eski Özel Harekât Polisi Ayhan Çarkın’ın yaptığı açıklamalar sonrası faili meçhul dosyaları yeniden soruşturan İstanbul Özel Yetkili Savcısı Hakan Karaali, ölüm üçgeninde öldürülen Kürt işadamlarıyla ilgili 4 dosyayı daha ilgili savcılıklardan aldı.

‘Bolu-Sapanca-Hendek üçgeni’nde öldürülen Kürt işadamlarının dosyaları Savcı Karaali’nin masasında. Savcı Karaali’ye kısa bir süre önce ulaşan dosyalar arasında Hacı Karay, Savaş Buldan, Fevzi Aslan, Behçet Cantürk gibi isimlerin cinayet dosyaları yer alıyor.

Ayhan Çarkın’ın mart ayında yaptığı açıklamalar üzerine İstanbul ve Ankara’da özel yetkili savcılar iki ayrı soruşturma başlattı. Bolu-Hendek-Sapanca bölgesindeki cinayetler ile ilgili soruşturmayı İstanbul Özel Yetkili Savcısı Karaali yürütürken, 90’lı yılların başında Ankara ve çevresindeki illerde işlenen cinayetler ile ilgili soruşturmayı ise Ankara Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Hakan Yüksel yürütüyor. Susurluk hükümlüleri Ayhan Çarkın ve Ercan Ersoy Savcı Yüksel’in yürüttüğü soruşturma kapsamında tutuklanmıştı.

ÇİLLER: HESAP SORACAĞIZ

Çarkın’ın ifadeleri sonrası yeniden açılan dosyaların önemli bir bölümü 90’lı yılların başında işlenen cinayetleri kapsıyor. 4 Kasım 1993’te Başbakan Tansu Çiller İstanbul’da Holiday Inn Oteli’nde ellerinde PKK’ya haraç veren işadamlarının ve sanatçıların listesi olduğunu açıkladı ve “Onlardan hesap soracağız” açıklamasından hemen sonra Kürt işadamları öldürülmeye başlandı. Bu süreçte dönemin Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar, Kocaeli Jandarma Alay Komutanı ise şimdi Ergenekon davasının tutuklu sanığı olan Veli Küçük’tü. Savcı Hakan Karaali’nin yeniden inceleme aldığı cinayet dosyaları arasında şunlar yer alıyor:

Şoförü ile birlikte öldürüldü: İşadamı Behçet Cantürk ve şoförü Recep Kuzu’nun cesedi 15 Ocak 1994’te Sapanca yakınlarında bulundu. Cantürk ismi öldürülecek 67 Kürt işadamı listesinin ilk sırasında yer alıyordu. Silah kaçakçılığı ve uyuşturucu işlerine de bulaştığı iddia edilen Cantürk, PKK’ya yardım ettiği iddiasıyla işkenceli sorgulamalara maruz kaldı. Cantürk dosyası Ocak 1994’ten beri Sapanca Cumhuriyet Savcılığı’nca yürütülüyordu.

Amca yeğen dosyası: Fevzi Aslan ve yeğeni Şahin Aslan 28 Mart 1994’te Şehremini’de bir kafede otururken, polis olduklarını söyleyen 4 kişi tarafından gözaltına alınmıştı. Oto alım satımı yapan Aslanlar’ın cesedi ertesi gün Hendek’te bulundu.

İŞKENCE VE BİRER KURŞUN

Savaş Buldan ve Hacı Karay: Savcı Karaali’nin talimatla istediği dosyalardan biri de Savaş Buldan ve Hacı Karay’ın öldürülmesi. 3 Haziran 1994’te Yeşilköy Çınar Oteli’nden çıkarken üzerinde ‘polis’ yazan çelik yelekli silahlı kişilerce alıkonulduktan iki gün sonra Bolu’nun Yığılca ilçesindeki Melen Çayı kenarında öldürülmüş halde bulundular. Otopsi raporu önce işkence yapıldığını, ardından da kafalarına sıkılan birer kurşunla infaz edildiklerini belgeledi. Hacı Karay’ın eşi Ayşe Karay’ın avukatı Selim Okçuoğlu, dosyada şüpheliler arasında Ayhan Akça, Ziya Bandırmalıoğlu, Ayhan Çarkın gibi isimlerin olduğunu söyledi.

Eşinin de bulunduğu araçta öldürüldü: Behçet Cantürk’ün avukatlığını da yapan Medet Serhat, 12 Kasım 1994’te Bostancı’daki evinin yakınlarında otomobili kurşunlanarak öldürülmüştü. Medet Serhat dosyası Kadıköy Savcılığı’nca yürütülüyordu.

DÖRT CİNAYETİN İTİRAFLARI ERGENEKON’DA BULUNDU

Kürt işadamların infaz üçgenindeki cinayetleriyle ilgili itiraflar Ergenekon iddianamesinde yer almıştı. İddianamenin 228 no’lu delil klasöründe Ergenekon sanığı Hikmet Çiçek’te bulunan bir el yazısı metin yer aldı. Cavit imzalı bu metinde şunlar anlatılıyordu:

Korkut Eken’in bulunduğu İzmir Urla’da bir askeri kışlada silah ve bomba eğitimi aldım.
Tarih 14 Ocak 1994. Behçet Cantürk’ün alınması için gerekli hazırlıkları tamamlamak Tarık Ümit, N.G, M.K, Ö.Ö, A.Z.S ile C’yi Cihangir’deki Ümtaş Gentaş adlı şirketlerin ofisinde toplandı. Nurettin Güven, Behçet Cantürk’ü kendisinin alabileceğini ifade etti.. Sabah gazetelerde Cantürk ile şoförünün Sabanca yakınlarında öldürüldüğü yazılıyordu.

Tarık Ümit, Ayhan Akça, Ziya Bandırmalıoğlu ve Selim Fevzi Aslan’ı almak için gittiler. Ben yine Kızıltoprak’taki eve gittim. Orada bekledim. Bir saat kadar sonra iki kişi Feyzi ve Salih’i getirdiler. İkisinin de elleri arkadan kelepçeliydi. Sorgulamada Tarık devamlı eroini soruyordu. Uzi silahlara susturucular takıldı. Hendek gişeleri yakınında öldürüp arabadan attılar. Bu olaylardan 60 kilo eroin ele geçti. Tarık bunu İngiltere’de satmak için Nuretin Güven’i görevlendirdi. Ankara’ya gidip Nurettin Güven’e Ali Erdal adına yeşil pasaport aldı. Nurettin Güven İngiltere’de tabanca ve susturucu ile yakalandı. Akabinde bütün gruptaki bütün silah ve resmi belgeleri Korkut Eken Tarık’a verdiği talimatla üzerine topladılar. Sadece Yaşar Öz pasaportu vermedi...

3 Haziran 1994. Ayhan, Ziya, Semih, daha önce görmediğim kişilerle de otelin lobisinde oturuyorlardı. Orada yapılacak operasyonu bilmiyorum. Yeşilköy Çınar Otel’e gittik. Muhsin ve ben arabada bekledik. Tarık’la yolda irtibat kuracaktık. Saat 04.30’da Savaş Buldan ve arkadaşları otelden çıktı. Orada bekleyen Yüzbaşı İsmet, Ayhan, Ziya, Semih ve tanımadığım üç kişi onları yakaladı. Bunları arabalara bindirip yola çıktılar. Sabah öğrendim onlar da ölmüştü.

MİT AJANI TARIK ÜMİT 1995’TE KAÇIRILDI

MİT ajanı Tarık Ümit belirsiz kişilerce 2 Mart 1995’te kaçırıldı. Kaybolmasının ardından Mehmet Eymür, Susurluk Komisyonu’na verdiği ifadede, Tarık Ümit’in Dündar Kılıç’a yönelik polis eylemine girmediğini, kaçırılmasından İbrahim Şahin ve Mehmet Ağar’ın haberdar olduğunu, Abdullah Çatlı tarafından sorgulandığını öne sürdü.

RADİKAL

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.