Beyoğlu esnafı: Palalıları AKP örgütlüyor

Taksim direnişi ve ardından gerçekleşen eylemlere polis saldırmaya devam ediyor. İstiklal Caddesi ve ara sokaklar son zamanlarda polis saldırılarına ek olarak sivil giyimli kişilerin de palalı saldırılarına sahne oldu.

Talimhane'de Sabri Çelebi isimli bir otel işletmecisinin palalı saldırısının ardından, yine İmam Adnan Sokak'ta Adnan Subaşı isimli başka bir otel işletmecisi önce havaya sonra direnişçilerin üzerine ateş açmıştı. Son olarak ise Ayhan Işık Sokak "esnaf" olduğunu iddia eden bir kişinin saldırısına sahne olmuştu.

Taksim direnişine dönük polis terörünü ve "esnaf" olduğunu iddia eden kişilerin palalı ve silahlı saldırılarını Beyoğlu esnafına sorduk. Konuya ilişkin ETHA'ya konuşan Beyoğlu esnafı, esnaf saldırılarının AKP tarafından örgütlendiği fikrinde. Fiili olarak Taksim direnişini desteklediklerini kaydedene esnaflar, "İş yapamama sebebimiz polis saldırılarıdır. Zaten son iki yıldır AKP'nin küçük esnafa dönük saldırıları vardı. Şimdi de üzerimizdeki polis baskısı devam ediyor" dedi.

'DİRENİŞ KÜÇÜK ESNAFA YARADI'

İlk olarak Küçükparmakkapı Sokak'taki bir kafenin çalışanı olan Mustafa'yla konuştuk. Gezi direnişi ile birlikte işlerinin olumsuz etkilenmediğini kaydeden Mustafa, "Hatta Gezi Parkı'nda direniş polis saldırısı olmadan devam ederken kışın bile yapamadığımız kadar iş yaptık. İnsanlar dinlenmek, çay kahve içmek için buraya geliyordu. Birçok küçük esnaf da o süreçte çok daha fazla iş yaptı" dedi. Mustafa direnişten olumsuz etkilenenlerin sadece oteller ve İstiklal Caddesi üzerindeki büyük esnaflar olduğunu vurgulayarak, "Zaten Beyoğlu'nda masa ve sandalyelerin kaldırılması küçük esnafı bitirme projesiydi. Beyoğlunda eğlence sektörünü bitirmeye ve sadece otellere açmaya çalışıyorlar" şeklinde konuştu.

'DİRENİŞÇİLERE KÜÇÜK ESNAF SALDIRMIYOR'

Çukurlu Çeşme Sokak'ta bir sahafta çalışan Emrah da, işlerinin düşmesinin Gezi Parkı ile alakalı olmadığını, Taksim'de son 2 yıldır pasajların ve küçük esnafların yerlerinden edilerek AVM inşaatlarına hız verildiğini kaydetti. Direnişçilere saldıranların küçük esnaf olmadığını, otelleri ve çok sayıda dükkanı olan kişilerin direniçilere saldırdığını vurgulayan Emrah, "Biz eylemelerden değil, eylemcilere saldıran polislerden olumsuz bağlamda etkilendik. Örneğin benim dükkanıma gaz bombası attılar. Camı kırıp çıkmak zorunda kaldım dışarı. Burada ben eylemcileri veya eylemi suçlayamam" şeklinde konuştu.

Direnişin içinde olduğunu ve direnişi bizzat desteklediğini de belirten Emrah sözlerine şöyle devam etti: "İlk zamanlarda yardım eden esnafın palayla saldırması bana çok gerçekçi gelmiyor. Bu palalı saldırıların arkasında hükümetin olduğunu düşünüyorum. Polis ve zabıtaların direnişçilere kapılarını açmamaları ve saldırmaları yönünde baskı uyguladığını söylüyor esnaflar. açık ve net ki saldırganları AKP Hükümeti ve polis kışkırtıyor."

Emrah Gezi Parkı'ndan insanların zorla çıkartıldıktan sonra dahi Beyoğlu'nda her eyleme polisin saldırdığını belirterek, "Bu kadar etrafa yayılmanın, her eylemde bu kadar çok baskının, bu kadar gaddarca, kindarca uygulamaların anlamı ne? Küçüklükte oynadığımız bir oyun vardı 'Counter Strike' diye. Polisin insanları o oyundaki gibi taradığını görüyorum" dedi.

'PALALILAR SOKAĞA POLİTİK OLARAK SÜRÜLÜYOR'

Hocazade Sokak'ta bir sahafı işleten Nazım ise, esnafın yayalaştırma projesi ile işlerinde düşüş yaşamaya başladığını kaydetti. Beyoğlu Belediyesi'nin masa sandalye operasyonları ile küçük esnafın iş yapmasının iyice engellendiğini vurgulayan Nazım palalı saldırganlara ilişkin ise, "Bu eli palalı ve silahlı esnaf olduğunu iddia eden kişilerin bilinçli ve politik olarak ortaya sürüldüğünü düşünüyorum" şeklinde konuştu.

Nazım Gezi direnişi'nin esnaflara büyük katkısı olduğunu da belirterek, "Mesela dirneişçilere saldıran Ayhan Işık esnafı Gezi eylemleri sayesinde masa ve sandalyelerini dışarıya atabildiler" dedi. Bulundukları sokağın yoğun polis saldırılarına ve çatışmalara sahne olduğunu kaydeden Nazım, "Bu sokakta ciddi anlamda polis saldırısı oldu. Bu saldırılardan ötürü maddi kayıplar yaşandı. Örneğin ben az ilerideki Sütliman isimli mekana 10 tane gaz bombası atıldığını gördüm. Orada çoğu insanın gaz maskeleri olmadığı için dışarıdan profesyonel gaz maskesi olan insanlar çağırıldı ve oradan yaklaşık 45 dakika yüze yakın kişi dışarı çıkartılmaya çalışıldı" şeklinde konuştu.

Sokağın ilerisindeki bir kuaföre de içinde müşteriler varken gaz bombası atıldığını ve bir çalışanın sırtından yaralandığını kaydeden Nazım, "Sokakta 3 kişi dursa polis saldırıyordu. Hatta bir akşam üç eşcinsel birey bira içiyordu sokakta. Polis aşağıdan gaz bombası ata ata geldi onlara. 3 kişiyi görünce ne olduğuna bakmadan doğrudan gaz sıkmaya başladılar" ifadelerini kullandı.

'ESNAF ÜZERİNDE DEVLET BASKISI VAR'

Saldırılara ilişkin konuştuğumuz 26A Kolektifi'nden Serhat ise Ayhan Işık ve Sadri Alışık sokaklarında esnaf ve faşistlerin gençlere saldırdığını ancak geri püskürtüldüklerini kaydederek, polis saldırdığı zaman esnafın işlerinde azalma olduğunu vurguladı.

Devletin direnişi kırmak için her yerden saldırmaya çalıştığını ancak Beyoğlu esnafının bir çoğunun direnişe sahip çıktığını kaydeden Serhat sözlerine şöyle devam etti: "Geçen Sadri Alışık'ta esnafın saldırısında benim bir arkadaşım köşedeki bir dükkandaydı. Bir sivil polisi oranın kıyafetini giymiş bir şekilde tanıdı. Ayrıca esnaf üzerinde de baskı var, 'Direnişçilere destek vermeyin, barındırmayın bu sokaklarda' diyorlar." Serhat sözlerini "Bu daha başlangıç mücadeleye devam" ifadesiyle bitirdi.

AYHAN IŞIK ESNAFI GÖRÜŞ VERMEDİ...

Ayhan Işık Sokak'ta yaşanan saldırılara ilişkin görüşmek istediğimiz sokak esnafı ise görüş vermeyi reddetti. Ayhan Işık'ın yakınlarındaki bir çayocağı işletmecisi ise ismini vermeden, "Bizim eylemcilerden yana bir sorunumuz yok. Polis müdahalelerinden bıktık" dedi.

(ETHA)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.