Banu Güven de vicdani retçi oldu!

‘Vicdani ret’i, ‘vicdanı ret’ anlayanlara karşı herkes birlik oldu…

 

Türkiyeli kadın ve erkek vicdani retçiler, "öncelik toplumdaki militarizmin temizlenmesi" ilkesiyle yola çıkarak, vicdani reddin yasallaşması için kampanya başlattı.

 

Taxim Hill Hotel'de gerçekleşen toplantının moderatörlüğü yapan Banu Güven, vicdani reddini açıklayarak, "Türkiye'de vicdani ret kapısı bir kez açıldı, artık bu konuda beraber hareket edilmeli" dedi.

 

123 aydın, sanatçı, akademisyen ve hukukçu "Vicdani ret bir haktır" başlığıyla imza kampanyası başlattı. Türkiyeli Vicdani Retçiler adıyla Taksim Hill Otel'de düzenlenen basın toplantısına katılan Banu Güven de vicdani reddini açıkladı.

 

İstanbul Milletvekili Sabahat Tuncel, sanatçı Zeynep Tanbay, gazeteci Banu Güven ve 1990 yılında ilk olarak vicdani retlerini açıklayana Tayfun Gönül ve Vedat Zencir'in de katıldığı basın toplantısında bedelli askerlik ile gündeme gelen vicdani ret düzenlemesi ele alındı.

 

BANU GÜVEN VİCDANİ REDDİNİ AÇIKLADI

 

Basın toplantısına katılan gazeteci Banu Güven vicdani reddini açıkladı. Güven, Türkiye'de demokratikleşme adına "şaşırtıcı ama şaşırtıcı olmayan adımlar atıldığını" kaydederek, bedelli askerlik düzenlemesine işaret ederek, bu düzenlemenin "Cüzdanı dolu olan eline silah almayabilir" anlamına geldiğini söyledi. Güven, "Vicdani ret için kapı bir kez açıldı. Artık iyice görünür kılınacaktır. Birlikte hareket etmek gerekiyor. Ben de vicdani reddimi açıklıyorum. Kadınların da sesini çıkarması gerekiyor" dedi.

 

İLK VİCDANİ RETÇİLER: BİR KARŞI KOYUŞTU

 

Türkiye'de vicdani reddini ilk açıklayan kişilerden biri olan Tayfun Gönül, ilk açıkladığı zaman yaşadıklarını anlattı. "Mars'tan gelmiş muamelesi gördüm. Oysa insanın doğal davranışı bu. Öldürmeyi reddetmek acayip karşılanıyor. Her şey tersyüz edilmiş aslında" diyen Gönül, 20 yıl sonra hükümetin hala vicdani reddi hak olarak değil suç olarak gösterme yoluna gittiğini dile getirdi. Gönül, "Artık bir ters kırılma yaratmak zorundayız. Savaşların, orduların, sınırların olmadığı bir dünya istemeliyiz" dedi. Vedat Zencir ise, açıkladıkları vicdani reddin o dönem için "öldürmeye karşı bir duruş" olduğunu ifade etti.

 

VİCDANİ RET TEMEL BİR İNSAN HAKKIDIR

 

Türkiyeli Vicdani Retçiler adına basın açıklamasını ise Mehmet Tarhan okudu. Tarhan, AİHM'in iç hukuktaki yaptırımı nedeniyle hükümetin köşeye sıkıştığına dikkat çekerek şöyle konuştu: "Biz Türkiyeli vicdani retçiler, 20 yıla uzanan mücadelemizde, meşruiyetimizin kaynağını hiçbir zaman AİHM kararlarında ya da AB kurumlarında aramadık. Vicdani red, temel bir insan hakkıdır, meşruiyetini bizatihi insan onurundan alır"

 

'YALAN DÜZENİN SARSILMASINDAN KORKUYORLAR'

 

Bugün vicdani reddin insan hakkı olduğu görmezden gelinerek cezai yaptırımla tehdit edildiğini vurgulayan Tarhan, "Rutin olarak çıkardığı bedelli askerlikte, vatan borcunu para karşılığı silerek zorunlu askerliğin ikiyüzlü bir sistem olduğunu kabul eden devlet, 1 milyon düzeyinde asker kaçağının olduğunu, sözleşmeli askerlik başvurusuna ise 1000 kişinin dahi itibar etmediği bu ülkede, vicdani redde geçit verirse yalan düzeninin temelinden sarsılmasından korkuyor" dedi.

 

'ASKERLİK KANUNU VE 318 MADDE KALDIRILMALI'

 

Tarhan, vicdani retçilerin taleplerini şöyle sıraladı:

- Vicdani ret hakkı bir insan hakkı olarak tanınmalıdır. 1111 Sayılı Askerlik Kanunu yürürlükten kaldırılmalıdır.

- Vicdani retçilerin yargılandığı Askeri Ceza Kanunu 63, 66, 87 ve 88. maddelerinden açılmış tüm davalar düşürülmelidir. Yasanın inanç ve vicdan özgürlüğünü kısıtlayan 45. maddesi kaldırılmalıdır.

- TCK'nın 'halkı askerlikten soğutma' suçunu düzenleyen 318. maddesi kaldırılmalıdır.

- Tutuklu vicdani retçiler İnan Süver ve Muhammet Serdar Delice, derhal serbest bırakılmalıdır.

 

KAMPANYA BAŞLIYOR

Basın toplantısında "Vicdani ret bir haktır" başlıklı imza kampanyasının da çağrısı yapıldı. Aralarında aydın, gazeteci, akademisyen, sanatçı, hukukçu ve insan hakları savunucusu 123 ismin imzacı ve çağrıcı olduğu imza kampanyasıyla vicdani reddin anayasal hak olarak tanınması isteniyor.

Gazeteci ve vicdani retçi Banu Güven, kampanya duyurusuna ilişkin yaptığı konuşmada, bu konuda önümüzdeki günlerde kampanyanın imzaya açılacağını ifade etti. Güven, "Vicdani reddin anayasal hak olarak tanınması, bu hakkın kullanımını mümkün kılacak, cezalandırıcı ve ayrımcı olmayan, vicdanları zorlamayan bir yasal düzenlemenin en kısa sürede yapılmasının" istediklerini belirtti.

İmza metni şöyle:

 

"Savaşın ve savaş hazırlıklarının dolayısıyla zorunlu askerliğin vicdani kanaat ve gerekçeler ile reddedilmesi olan vicdani ret, Türkiye'nin imzalayarak taraf olduğu Birleşmiş Milletler (BM) 'insan Hakları Evrensel Beyannamesi' ile 'Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi'nin 18. Maddeleri; 'Avrupa insan Hakları Sözleşmesi'nin 9. Maddesi ve Anayasa'nın 24. ve 25. Maddelerinde güvence altına alınan 'düşünce, inanç ve vicdan özgürlüğünün' meşru bir kullanımıdır.

 

"Bu nedenle vicdani reddin Anayasal bir hak olarak tanınmasını ve bu hakkın kullanımını mümkün kılacak, cezalandırıcı ve ayrımcı olmayan, vicdanları zorlamayan bir yasal düzenlemenin en kısa zamanda yapılmasını istiyoruz."

 

İmzacılar şöyle:

 

Ahmet Faik Kurtulmuş, Ahmet İnsel, Alper Görmüş, Anjel Dikme, Aslı Takanay, Ateş Altınordu, Aydın Çubukçu, Aydın Engin, Ayfer Bartu Candan, Aygül Erce, Ayhan Bilgen, Ayşe Gül Altınay, Ayşe Kadıoğlu, Ayşe Nur Doksat, Ayşe Öncü, Ayşe Ülkü Özakın, Ayşegül Devecioğlu, Ayşen Candaş, Banu Güven, Barkın Karslı, Baskın Oran, Beril Eyüpoğlu, Bilge Contepe, Biray Kulluoğlu, Can Başkent, Celalettin Can, Coşkun Üsterci, Davut Erkan, Deniz Güman, Deniz Tarba Ceylan, Devrim Sezer, Dilek Hattatoğlu, Dilek Kurban, Ece Temelkuran, Eda Acara, Elif Ekin Akşit, Emel Kurma, Emin Gülahmedov, Emrah Gürsel, Ender İmrek, Eren Keskin, Esra Demir, Etyen Mahçupyan, Evrim Yılmaz, Fethiye Çetin, Fikret Adanır, Gencay Gürsoy, Gül San, Gülnur Özkan, Günseli Kaya, Güray Tezcan, Hakan Tahmaz, Halil Berktay, Haluk Tekeli, Hande Demircioğlu, Hilal Alkan, Hilmi Maktav, Hülya Tarman, Hülya Üçpınar, Hürriyet Şener, Hüseyin Karabey, Hüsnü Öndül, İrfan Aktan, Leman Yurtsever, Leyla İpekçi, Leyla Neyzi, Markar Eseyan, Mebbuse Tekay, Mehmet Atak, Melek Göregenli, Melih Yalçın, Mesut Yeğen, Metin Bakkalcı, Mithat Sancar, Muhsin Kemal Şimşek, Murat Çelikkan, Murat Paker, Mustafa Sütlaş, Nadire Mater, Nebahat Akkoç, Necdet İpekyüz, Necmiye Alpay, Nilgün Aklar, Nilgün Toker, Nilgün Yurdalan, Niyazi Selçuk, Nuray Sancar, Osman Kavala, Oya Baydar, Ozan Zeybek, Ömer Türkeş, Özgül Akıncı, Özlem Akarsu Çelik, Özlem Dalkıran, Öztürk Türkdoğan, Perihan Mağden, Pınar Kemerli, Reha Ruhavioğlu, Rober Koptaş, Saliha Yazgaç, Selda Aksoy, Selinay Hazal Erişen, Serap Akpınar, Serdar Tekin, Sevim Salihoğlu, Sezgin Tanrıkulu, Sezin Öney, Sibel Irzik, Suna Coşkun, Şebnem Korur Fincancı, Tanıl Bora, Turan Sarıtemur, Tülay Taşyar, Ümit Alan, Ümit Kardaş, Ümit Kıvanç, Yavuz Önen, Yıldırım Şahin, Yılmaz Ensaroğlu, Yusuf Alataş, Zerrin Kurtoğlu, Zeynep Kuray, Zeynep Tanbay.

 

İmza metni, en kısa zamanda internet ortamında herkesin katılımına açılacak.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.