Balyoz'da 163 tutuklama kararı çıktı...

'Balyoz Planı' davasında, Eski Hava Kuvvetleri Komutanı İbrahim Fırtına, Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek, Eski Genelkurmay İkinci Başkanı Ergin Saygun ve Eski 1. Ordu Komutanı Çetin Doğan'ın da aralarında bulunduğu toplam 162 sanık hakkında tutuklama kararı çıktı.

İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri Ceza ve İnfaz Kurumları Yerleşkesi'ndeki salonda görülen duruşmada, Cumhuriyet Savcısı Savaş Kırbaş, 186 sanığın tutuklanmasını istedi.

Saat 16.00'da duruşmaya ara veren ve yaklaşık 5 saat görüşen mahkeme heyeti, aralarında emekli paşaların da bulunduğu 162 sanığın tutuklanmasına karar verdi.


Mahkeme Heyeti, tutuklanması talep edilen sanıklardan duruşma salonunda bulunan Özden Örnek, Halil İbrahim Fırtına, Süha Tanyeri'nin de bulunduğu 133 sanığın tutuklanmasına karar verirken, aralarında Çetin Doğan ve Ergin Saygun'un da bulunduğu 29 sanık hakkında ise yakalama kararı çıkardı.

Kararın açıklamasının ardından salonda bulunan sanıklar hep bir ağızdan Harbiye Marşını okudular.

Davanın bir sonraki duruşması 14 Mart'ta yapılacak.

YENİ DELİLLER
Savcının, tutuklama kararına, Gölcük Donanma Komutanlığı'nda elde edilen deliller ile sanıkların delileri karartma ve kaçma şüphesini gerekçe gösterdiği belirtildi.

İddianamenin kabul edilmesinin ardından çıkarılan yakalama kararının daha sonra kaldırılması, sanıkların tüm duruşmalara katılmaları nedeniyle çıkan karar sürpriz olarak değerlendirilirken, Gölcük’te ele geçirielen 43 klasörün etkisine vurgu yapılıyor.

Ayrıca, daha önce bu davada tahliye kararı veren hakimlerin tümünün görev yerlerinin değiştirildiği ve bu tutuklama kararlarının altında başka hakimlerin imzasının bulunduğuna da dikkat çekiliyor.

DURUŞMA SALONUNDA YAŞANANLAR
''Balyoz Planı'' iddialarıyla ilgili eski Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Halil İbrahim Fırtına, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Özden Örnek ve eski 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Çetin Doğan'ın da aralarında bulunduğu 196 sanıklı davanın 13. duruşması başladı.

İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'ndeki salonda yapılan duruşmaya Halil İbrahim Fırtına, Özden Örnek, Feyyaz Öğütcü ile ''Ergenekon'' davasının tutuklu sanığı Cengiz Köylü ve Mehmet Fikri Karadağ, ile başka suçtan Diyarbakır Cezaevinde tutuklu bulunan eski Kayseri Jandarma Komutanı emekli Albay Cemal Temizöz'ün de aralarında bulunduğu 167 sanık katıldı.

Duruşmaya, emekli Orgeneral Çetin Doğan ve ''İrtica ile Mücadele Eylem Planı'' davasının tutuklu sanığı Albay Dursun Çiçek'in de aralarında bulunduğu 29 sanık ise gelmedi. Duruşmada söz alan emekli Korgeneral Engin Alan'ın avukatı Ayhan Nacak, ÖZGÜR-DER, Rıdvan Kaya, Hamza Türkmen, Abdurrahman Dilipak ile Abdurrahman Koçoğlu ve Hukukçular Derneğinin müdahillik taleplerinin reddedilmesi gerektiğini söyledi.

İddianamedeki suçlamalardan zarar görmediği gerekçesiyle hükümetin de bu davaya katılma talebinde bulunamayacağını belirten Nacak, ''Hükümet burada zarara uğramamıştır. Aksine burada prim yapmıştır. Abdullah Gül Cumhurbaşkanı, Recep Tayyip Erdoğan da Başbakan olmuştur. Ortada bir zarar yoktur'' dedi.

Avukat Nacak, bu dava nedeniyle çok kişinin müdahale talebinde bulunmak istediğini, Manisa Barosundan bile müdahil olmak için talep dilekçelerinin geldiğini ifade ederek, davaya müdahil olacak kişilerin hepsi konuşur ve kendi siyasi görüşlerini anlatırsa bu davanın çok uzun süreceğini söyledi.

''BU PLAN, SUBAY VE ASTSUBAYLARA HAKARETTİR''
Özür dileyerek bir şey daha söylemek istediğini dile getiren avukat Nacak, ''Burada suçlanan subay ve astsubayların bu planı yapacak yetenekte olmadığını düşünüyorum. Burada bahsedilen o kadar kötü bir plan ki buradaki astsubay bile böyle bir planı hazırlamaz. Bu subay ve astsubaylara hakarettir. Sözde darbe planını yazacak yetenekte hiçbir subay ve astsubay yoktur. O kadar kötü bir plandır ki TCK'nın 301. maddesinin uygulanması gerekir. Orduya, subay ve astsubaylara hakarettir'' şeklinde konuştu. 

Bunun üzerine araya giren Mahkeme Heyeti Başkanı Ömer Diken, bir şeyin altını çizmek istediğini belirterek, ''Burada yargılanan TSK değil. Şahıslara karşı açılmış bir dava. Kişilerin bir kurumda çalışıyor olması o kurumun burada yargılandığı anlamına gelmez. Dava o kuruma açılmış sayılmaz. Burada hakkında dava açılan gerçek kişiler yargılanıyor'' ifadesini kullandı.

Avukat Ayhan Nacak da ''TSK'nın yüzde 15'i yargılandığı için benim şahsi kanaatim burada Türk Silahlı Kuvvetleri yargılanıyor'' cevabını verdi.

"BÖYLE GİDERSE 70 MİLYON GELECEK"
Duruşmada, emekli Orgeneral Halil İbrahim Fırtına'nın avukatı Kazım Yiğit Akalın, Gölcük Donanma Komutanlığındaki aramada bulunan ve 43 klasör halinde mahkemeye gönderilen belgelerin, yargılama aşaması başladıktan sonra bulunduğunun anlaşıldığını kaydetti.

Bundaki temel amacın davayı uzatmak ve bitmemesini sağlamak olduğunu belirten Akalın, ''Gölcük'te bulunan 43 klasör belge arasındaki 'Balyoz Darbe Planı' Reşat Polat adlı bir polis tarafından yazılmıştır. 1. klasörün içindeki Ergin Saygun klasöründen sonra 'iddianame ve ekleri' klasöründeki 'Balyoz Harekat Planı' word belgesinin üzerine gelip özelliklere tıklandığınızda 2 Aralık 2010 tarihinde Reşat Polat tarafından kaydedildiği görülüyor. Bu belge, dosyadaki dijital verilerin niye delil olamayacağını gösteriyor'' diye konuştu.

Eski 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Çetin Doğan'ın avukatı Hüseyin Ersöz, Özgür-Der, Hukukçular Derneği ve Abdurrahman Dilipak ve diğerlerinin suçtan zarar gördükleri iddiasıyla katılma talebinde bulunduklarını hatırlatarak, bu derneklerin isimlerinin 11 nolu CD'de kapatılacak dernekler listesinde yer aldığını söyledi.

Söz konusu CD'de ayrıca Türk-İran İş Adamları Derneğinin de yer aldığını ifade eden Ersöz, 11 nolu CD ile ilgili soruşturma sırasında bilirkişiler, emniyet ve TÜBİTAK'ın inceleme yaptığını ve bu raporlara göre, 11 nolu CD'nin 2003 yılında oluşturulduğu ve üzerinde başkaca bir değişiklik yapılmadığının anlaşıldığını kaydetti.

Ersöz, yaptıkları incelemeler sonucunda, Türk-İran İş Adamları Derneğinin, 2005 yılında kurulduğunu tespit ettiklerini dile getirerek, ''2003 yılında hazırlanan ve üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadığı bilirkişi raporlarıyla belirtilen CD'nin içinde 2005 yılında kurulan bir dernek nasıl oluyor da yer alıyor? Öyle ise bu delil hukuk dışı ve sahte belgedir. O zaman sahteliği ortada olan bu delil ile ilgili müdahillik talepleri de kabul edilemez'' dedi.

Suçtan zarar gördüğünü söyleyen gazeteci-yazar Abdurrahman Dilipak'ın, kes, kopyala, yapıştır yöntemiyle oluşturulmuş ve içinde tarih çelişkileri olan belgelerle müdahillik talebinin kabul edilemeyeceğini ifade eden Ersöz, ''Bu davada mağdur olan, huzurda bulunan sanıklardır. Abdurrahman Dilipak, ÖZGÜR-DER ve Hukukçular Birliği, sanıkları mağdur etmişlerdir'' dedi.

Ersöz, katılma taleplerinin 11 nolu CD'ye dayandırıldığını anlatarak, hukuki nitelikte delil olmayan CD'lerin gerekçe gösterilemeyeceğini kaydetti.

Duruşmada söz alan diğer bazı sanık avukatları da davaya müdahil olmak isteyenlerin ve bu talebi yerinde gören cumhuriyet savcısının bu yöndeki isteklerinin reddedilmesi gerektiğini bildirdi.

''ASIL BİZ MAĞDURUZ''
Mahkeme Başkanı Ömer Diken, müdahillik talepleriyle ilgili olarak iddianame sırasına göre söz verdiği sanıklardan eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Özden Örnek, müdahillere ayrılan bölümü göstererek, ''Davaya katılmalarına kendileri de inansalardı burada olurlardı. Reddine...'' dedi.

Eski Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral İbrahim Fırtına da olasılığın sonunun olmadığını, ihtimaliyatta her şeyin ihtimal dahilinde olduğunu belirterek, ''Böyle giderse suçtan zarar gördüğünü söyleyen herkes buraya gelir. 70 milyon da gelir. Siz de müdahil olabilirsiniz o zaman. Mahkemenin bu konuda doğru bir şekilde değerlendirme yapacağını umuyorum'' şeklinde konuştu.

Eski MGK Genel Sekreteri emekli Orgeneral Şükrü Sarıışık, meslek hayatları boyunca toplum içerisinde ciddi bir yer aldıklarını belirterek, mahkeme salonunun şov yeri olmadığını, burada bugüne kadar oluşturulan ciddi havanın bu kişilerin katılması durumunda bozulacağını söyledi.

Emekli Tuğgeneral İzzet Ocak, ''burada bir mağdur varsa onların da buradaki 196 kişi ve ailesi ve dostları olduğunu'' ifade etti.

Emekli Tuğgeneral Süha Tanyeri de, müdahillik taleplerinin reddedilmesi gerektiğini belirterek, ''Buraya gelip bildiri dağıtan kişiler mi mağdur, biz mi mağduruz? Onları mağdur etmiş olamayız. 2002-2003 yılları ile ilgili olarak suçlanıyoruz. Oysa mağdur olduklarını iddia edenlerin isimleri, 2005 yılına ait bir belgede geçiyor. Birileri mağdur etmiştir biz değil, gitsin onlardan hesap sorsunlar. Müdahil talebinde bulunanlar bizi mağdur etmiştir'' şeklinde konuştu.

''İLK GÜNDEM İTİBAREN MAĞDUR OLANLARDAN BİRİ BENİM''
Emekli Tuğgeneral Behzat Balta da asıl mağdurun kendileri olduğunu ifade ederek, ''İlk günden itibaren mağdur olanlardan biri benim'' dedi.

Sağına soluna yaftalar yapıştırılıp fotoğrafının çekildiğini birçok kere parmak izinin alındığını dile getiren Balta, ''Ben 44 sene vatana hizmet etmiş birisi olarak daha nasıl mağdur olabilirim, ama bunlar amaçlarına ulaştılar'' diye konuştu.

Emekli Tuğgeneral Ahmet Yavuz, belgelerdeki 11 nolu CD'nin uluslararası güvenirliği zedelenmemiş bir heyet tarafından incelenmesini istediğini anlatarak, ''Bu doğru çıkarsa, müdahil olma taleplerinin kabul edilmesini ve bu doğrultuda tüm sanıkların yargılanmasını istiyorum. Hayatımda hiç bu kadar beceriksiz bir plan görmedim'' şekline konuştu.

Emekli Albay Erdal Akyazan da cumhuriyet savcısının müdahillik taleplerini yerinde görmesi ve bunun kabul edilmesi yönündeki isteminde bir gerekçe sunmadığını belirterek, mütalaada gerekçenin olmamasının hukuki tereddütler doğuracağını söyledi.

Trajikomik bir anısını anlatmak istediğini dile getiren Akyazan, şunları kaydetti: ''12 Eylülde darbe karşıtı olduğumu açık açık söylediğim için görevli olduğum İstanbul Piyade Okulundan, karacı olduğum halde İzmir'deki Hava Kuvvetleri Teknik Okullar Komutanlığına gönderdiler. Daha sonra 'Darbe karşıtı örgüte üye olduğum' gerekçesiyle gözaltına alınıp tutuklandım. Gözaltında olduğum 45 gün yaşadıklarımı hamaset olarak değerlendirilebileceği için anlatmıyorum. 1980'de 'darbe karşıtı' olduğum için yargılandım, şimdi de 'darbeci' olduğum için yargılanıyorum. Ben de ne yanlısı olduğumu karıştırır hale geldim.''

SAVCIDAN TUTUKLAMA TALEBİ
İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesince, Silivri Ceza ve İnfaz Kurumları Yerleşkesi'ndeki salonda görülen duruşmada görüşü sorulan Cumhuriyet Savcısı Savaş Kırbaş, Özden Örnek, İbrahim Fırtına, Çetin Doğan ve Engin Alan'ın da aralarında bulunduğu yaklaşık 180 sanığın, dosyaya dahil edilen yeni 43 klasör, delil durumu ve CMK'nın 100. maddesini gerekçe göstererek tutuklanmasını talep etti.

Bunun üzerine ara veren Mahkeme Heyeti Başkanı Ömer Diken, tutuklama talebi olduğu için tutuksuz sanıkların duruşma salonundan ayrılmaması yönünde uyarıda bulundu.

Gazetepory

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.