Bankaların attığı SMS kazığına dikkat!
Kredi kartı ödemesini geciktiren müşteriyi SMS’le uyaran bankalar bunun karşılığında “Gecikme bildirim ücreti” alıyor.Ancak maliyeti 10 kuruşu geçmeyen bir tek SMS’inkredi kartı sahibine maliyeti 6 lirayı buluyor. Yani 60 kat fazla bir fiyat biçiliyor!

Habertürk'ün haberine göre Sanayi Bakanı Nihat Ergün'ün önceki hafta göndeme getirdiği bankaların gönderdikleriSMS’lerden aldığı ücretlerde ‘ölçü’ kaçmış.Kredi kartı ekstresinin gününde yatırılmaması durumunda, müşterilerine SMS gönderen ve bu mesajdan 'Gecikme bildirim ücreti alan'bankalar arasında bir mesaj için 6 lira alanbankalar var. Bir başka ifade ile bankalar kısa mesaj için müşterilerinden maliyetlerinin tam 60 katı fazla para alıyor. Sektörün önde gelen bazı büyük bankaları 'gecikme bildirim ücreti' olarak müşterilerinden 6 lira alırken, sektör geneline bakıldığında kısa mesajlar için bankalar müşterilerden ortalama 3-4 lira para alıyor.

TOPLU ALIMLA ÇOK UCUZA MAL EDİYORLAR

Söz konusu kısa mesajların bankalara maliyeti ise müşteriden aldıkları paranın yaklaşık 60'ta biri. Bilindiği gibi GSM şirketleri bireysel müşterilerinden kısa mesaj için SMSbaşına ortalama 40 kuruş civarında para alıyor. Bankalar ise kurumsal müşteri olduğu için ve yıllık toplu alım yapıldığı için SMS başına maliyetleri bankasına göre değişmekle birlikte 10 ila 20 kuruş arasında değişiyor. Bazı bankaların sadece kredi kartı ekstre gecikme bildirimi için değil, 'kredi kartınızın ödemesine şu kadar gün kaldı, EFT talimatınız yerine gelecek, geldi' gibi bilgilendirme mesajları için de ücret aldığı belirtiliyor. Bilindiği gibi bankaların aldığı ücret ve komisyonlar uzun süredir ekonomi yönetiminin de gündeminde. Meclis’ten geçen Torba Kanun’la ücret ve komisyonları düzenleme yetkisi alan Bankacılık Denetleme ve Düzenleme Kurulu ücretlerin düşürülmesi için bir süredir bankalarla pazarlık halinde.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, "Bankalar, 'Kredi kartınızın ödemesine şu kadar gün kaldı, EFT talimatınız yerine gelecek, geldi' gibi her gün 2-3 kez mesaj gönderiyorlar. Siz de zannediyorsunuz ki bu iyi niyetli bir bilgilendirme mesajı, meğer öyle değilmiş, o mesajı bize satıyormuş adam. Herkes ekstresine baksın” diyerek tepki göstermişti. Başbakan Tayyip Erdoğan da geçtiğimiz günlerde bankalara yüklenerek, “Garibim vatandaşı komisyonlarla çökertiyorlar” demişti.

Öte yandan bankaların çeşitli isimler altında vatandaştan alınan hizmet gelirleri, geçen yılın ilk 6 aylık dönemine kıyasla yüzde 17.5 artarak 8.4 milyar liraya ulaştı. BDDK verilerine göre bankacılık sektörü, yılın ilk yarısında, bir önceki yılın aynı dönemine göre kârını yüzde 19.7 oranında artırarak 13.8 milyar lira net kâr elde etti. Bankalar, bankacılık hizmet gelirleri ve komisyonlarından geçen yılın ilk yarısında 9.3 milyar lirayı kasasına koyarken bu yılın aynı döneminde söz konusu kalemden yaklaşık 11.1 milyar lira gelir elde etti. Bu rakamın 8.4 milyar lirası vatandaşlardan çeşitli isimler altında alınan bankacılık hizmet gelirlerinden, 2.6 milyar lirası ise kredilerden alınan ücret vekomisyonlardan oluştu.

ÖLÇÜ KAÇARSA MÜDAHALE GELİR

Bankaların maliyetleri makul ölçülerde müşterilere yansıtmasının doğal olduğunu belirten Babacan, “Ama abartmamak, ölçülü olmak gerekir. Ölçü kaçarsa devletin müdahalesi gerekiyor” dedi

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, bankaların hizmet verirken aldıkları ücretleri serbest rekabet ortamında belirlemeleri gerektiğini ancak bazen rekabet şartlarının iyi çalışmayabildiğini söyledi. TRT Haber'de katıldığı bir programda gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Babacan, rekabet çalışmadığı için bazen istemeseler de düzenleme yapmak zorunda kaldıklarının altını çizdi.
 

“Vatandaşların alternatifsizliğinden ya da öyle bir ilişki oluşuyor ki bir şekilde o müşteri o bankaya bağlanıyor” diyen Babacan şöyle devam etti: “Bu kontrole girmiş müşteri üzerinden de bazen yüksek ücretler alınabiliyor. Biz buna hapsolmuş müşteri diyoruz. Hapsolmuş müşteri durumundan istifa eden bazı bankalar olabiliyor. Bankaların maliyetleri makul ölçülerde müşterilerle paylaşmasının doğal olduğunu beklemek lazım. Ama abartmamak ve ölçüyü kaçırmamak gerekir. Ölçü kaçtığı anda devletin müdahalesi gerekiyor."

‘YÜZDE 3 KÜSUR BÜYÜMEYE GIPTA EDİLİR’ 

Babacan, bütün gelişmekte olan ülkelerde büyüme rakamlarının aşağı doğru revize edilirken Türkiye'de de yüzde 4'ün biraz altına doğru revize edilmesinin sürpriz olmaması gerektiğini belirterek, "Yüzde 3 küsur büyüme bile bugünkü ortamda ve dünya şartlarında gıpta ile bakılacak bir büyüme oranı" dedi. Babacan, ABD Merkez Bankası Başkanı'nın para politikalarında değişiklik sinyali vermesiyle pek çok ülkede faizlerin yükseldiğini, para birimlerinin değer kaybettiğini belirtti. Babacan, küresel krizin henüz bitmediğini, safhalar değiştirerek devam ettiğini, 22 Mayıs'tan bu yana da yeni bir safhaya girdiğini söyledi. Önümüzdeki aylarda küresel krizin yansımalarının ortaya çıkacağını ifade eden Babacan, ekonomi yönetimi olarak bunlara hazırlıklı olduklarını kaydetti. 
 
Babacan, "Bu yıl 158 milyar dolar ihracat hedefimiz vardı ama o hedefe ulaşmamız biraz zor görünüyor" diye konuştu.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.