AB raporu Türkiye'de 'şok etkisini hedefledi'

Serkan Demirtaş / BBC TRÜKÇE

 

Avrupa Birliği Komisyonu'nun Çarşamba günü açıkladığı Türkiye hakkındaki İlerleme Raporu, Brüksel'in son yıllarda yayımladığı en sert ve eleştirel rapor olması açısından büyük dikkat çekti.

 

İfade özgürlüğünün giderek daha fazla kısıtlanması, hapisteki gazeteci sayısının artıyor olması, azınlıklara karşı hoşgörüsüzlük gibi birçok önemli konuda eleştirilerini sıralayan AB Komisyonu, bu raporla aynı gün yayımladığı Genişleme Stratejisi belgesinde de Türkiye'nin tam üyelik için gerekli siyasi kriterleri karşılamaktan uzak olduğu görüşüne yer verdi.

 

Türk basınına yansıyan haberlere göre, taslak raporu gören ve içeriğinden hiç de memnun olmayan AB Bakanı Egemen Bağış, AB'nin genişlemeden sorumlu üyesi Stefan Füle'yi telefonla arayarak hoşnutsuzluğunu önceden dile getirdi.

 

Rapora sert tepki gösteren ve hayal kırıklığını gizlemeyen Bağış, AB'yi bu rapor aracılığıyla "Türkiye'nin üyeliğini geciktirmeye çalışmakla" suçladı.

 

'KAYITSIZ KALAMAZDIK'

Peki AB, neden bu kadar sert bir rapor yayımladı?

 

Ankara'daki AB üyesi ülkelerin diplomatlarına göre, 15. kez yayımlanan İlerleme Raporu'nun böylesine sert olmasının birden fazla nedeni var.

 

En önemli neden olarak, Türkiye'nin ifade özgürlüğü başta olmak üzere temel hak ve özgürlükler konusunda ciddi bir gerileme içinde olması gösteriliyor.

 

Bir AB ülkesi diplomatı, "Buna kayıtsız kalamazdık ve kalmadığımızı da göstermek zorundaydık. Bu aynı zamanda AB'nin güvenilirliği ile de ilgili." dedi.

 

Bir başka diplomat da "raporun dikkatle yazılmış ama sert bir rapor olduğunu" kabul ederken, "Türk hükümeti ve kamuoyu üzerinde şok etkisi yaratmasının hedeflenmiş olabileceğini" de ifade etti.

 

Bu şok etkisini en yakından yaşayan TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu oldu.

 

Katıldığı bir canlı yayın programında AB'nin Türkiye İlerleme Raporu'na sinirlenen Kuzu raporu, "Çöp yok o yüzden yere atıyorum, aha attım." diyerek yere fırlattı.

 

Kuzu, raporu Güney Kıbrıs tarafından hazırlanan "kirli bir rapor" olarak tanımladı.

 

Bir AB yetkilisi, Türk yetkililerin raporun Kıbrıs'ın dönem başkanlığına rastlamasına ilişkin eleştirilerini yanıtlarken, "Bu rapor, bir ülkenin değil tüm AB Komisyonu'nun görüşlerini yansıtıyor." ifadesini kullandı.

 

Türkiye-AB ilişkilerinde çeşitli zorluklar olduğunu ve müzakere sürecinin hemen hemen durduğunu belirten yetkili, "Bütün bunlara rağmen ben hala Türkiye'nin tam üyelik yolunda ilerlediğini düşünüyorum" dedi.

 

Türkiye, 2006 yılında başladığı tam üyelik müzakereleri kapsamında şu ana kadar 13 müzakere başlığını açtı, sadece bir tekini kapatabildi.

 

8 başlık AB Komisyonu tarafından Türkiye'nin Ek Protokolü uygulamaması nedeniyle dondurulurken, Fransa ve diğer bazı üyeler de başka başlıkların açılmasını engelliyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.