Trabzon’da HES’ler için iptal vakti!

HES’lere karşı sürdürülen hukuksal mücadelede, 170 HES projesinin bulunduğu Trabzon’dan ilk iptal kararı geldi. Trabzon’un Tonya ilçesine bağlı Fol Deresi üzerinde yapılması planlanan Çamlı Regülatörü ve HES projesi için valiliğin verdiği ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararı, Trabzon İdare Mahkemesi tarafından ‘iptal’ edildi.

 

VALİLİK, ‘ÇED GEREKLİ DEĞİLDİR’ KARARI VERMİŞTİ
Trabzon’un Tonya ilçesine bağlı Fol Deresi üzerinde HEDA Elektrik Üretim Ltd. Şti tarafından kurulması planlanan, 7, 06 megavat kurulu gücündeki Çamlı Regülatörü ve HES projesi için Trabzon İdare Mahkemesi’nin 17.11.2011 tarihli kararında, söz HES projesi için Trabzon Valiliği’nce verilen ‘ÇED Gerekli Değildir Kararı’nda hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle ‘iptal’ edilmesine hükmedildi.


35 KÖYLÜ DAVA AÇTI, TRABZON’DA İLK İPTAL KARARI GELDİ
İdare Mahkemesi’nin kararında, daha önce verilen ‘yürütmeyi durdurma’ kararının ardından bölgede yapılan Bilirkişi İncelemesi raporuna da yer verilerek; Fol Deresi üzerinde yapımı planlanan Çamlı Regülatörü ve HES projesinin çevreye olumsuz etkilerinin olduğu da vurgulandı. Trabzon’un Tonya ilçesindeki köylülerden 35 kişinin açtığı ve Derelerin Kardeşliği Platformu gönüllü avukatlarından Remzi Kazmaz’ın üstlendiği dava, Trabzon’da HES’lere karşı sürdürülen hukuksal mücadeledeki ilk ‘iptal’ kararı verilen dava olma özelliğinde.


 DEKAP’A GÖRE TRABZON’DA 170 HES PROJESİ VAR!
Derelerin Kardeşliği Platformu’nun (DEKAP) hazırladığı ön HES Raporu’na göre Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yapılması planlanan 700’e yakın HES projesinden 170’i Trabzon’da bulunuyor. Ülke genelinde inşa halinde bulunan 200’e yakın HES’ten 48’i ise Trabzon’da.


AVUKAT REMZİ KAZMAZ: ‘HÜKÜMET KARARLARI NE ZAMAN CİDDİYE ALACAK
Doğu Karadeniz Bölgesi’nde HES’lere karşı sürdürülen hukuksal mücadelede özellikle de Trabzon’da açılan davalardaki ilk ‘iptal’ olan kararı değerlendiren davanın avukatı ve DEKAP’ın gönüllü avukatlarından Remzi Kazmaz, “Özellikle de Karadeniz’deki dereler üzerinde kurulması planlanan HES’lerle ilgili köylülerin yürüttüğü hukuksal mücadele sürecinde açılan tüm davalarda mahkemelerin verdiği bu ‘iptal ve yürütmeyi durdurma’ kararlarını hükümet ve ilgili bakanlıklar artık ne zaman ciddiye alacak ve gerekli tedbirleri ve koruma önlemleri ne zaman yerine getirecek” diye sordu.


‘HALKIN BÜYÜK KISMI PROJEYE KARŞI’
Kazmaz değerlendirmesinde, “Bölge halkının sorularına artık cevap verme zamanı. Mahkemeler Artvin den Sinop’a kadar açılan tüm davalarda sürekli iptal kararları veriyorsa ortada büyük bir hata ve yanlışlık var demektir. İleride telafisi imkansız zararlar doğuracak bu projelerin derhal yürürlükten kaldırılması gerekir. Bölge halkının uyarıları göz önüne alınarak, bölgenin kalkınması için faydalı projelere öncelik verilmelidir. Tonya’daki Fol Deresi ve Vadisi HES projelerine uygun bir yer değildir. Bir heyelan bölgesidir ve bölge halkının büyük kısmı bu projeye karşıdır. Bu konuda bakanlık gerekli önlemleri almalıdır” dedi.


SON SÖZÜ HUKUK SÖYLEDİ
HES’lere karşı dava açarak, demokratik tepkilerinin yanında sürdürdükleri hukuk mücadelesinden de istedikleri sonucu alan Tonyalılar ise kararı, “Son sözü hukuk söyledi” değerlendirmesinde bulundular. Tonya Derelerin Kardeşliği Platformu adına yazılı bir açıklama yapan sözcü Hasan Kalyoncu, kararın Tonya’da sevinçle karşılandığını, ‘suların satılması ve peşkeş çekilmesi’ anlamına gelen HES projelerinin hukuksuzluğunun bir kez daha ortaya konulduğunu kaydetti.


‘SALDIRIYA KARŞI DİRENDİK’
Kararın Trabzon’da bir ilk olduğunu kaydeden Kalyoncu, “Biz, öncelikle sularımızın satılmasına ve ticarileştirilmesine karşı çıkıyoruz. Yaşama alanlarımıza yapılan saldırıya karşı direndik, mahkeme de bizi haklı çıkardı” dedi.


 ‘DERELERİMİZİ HES ŞİRKETLERİNE 49 YILLIĞINA SATTILAR’
Açıklamasında, hukukun kendilerini haklı gördüğünü dile getiren Kalyoncu, “Türkiye’nin ne kadar akarsuyu, deresi varsa enerji bahanesiyle HES şirketlerine 49 yıllığına sattılar. Ayrıca HES şirketlerinin ürettiği enerjiyi de satın alma garantisi verdiler. İşte ne olduysa bundan sonra oldu. Ülkemizin neresinde irili ufaklı ne kadar dere, ırmak, akarsu varsa hepsi özel şirketlere tahsis edildi. Bunlardan biri de Tonya’nın can damarı Fol Deresi oldu. Bu projelerin esas amacı suların ticarileştirilmesi, pazara indirilmesidir, sularımızın kullanım hakkının alınmasıdır. Bütün bunlara karşı durduk. Tonyalılar mücadele etti ve kazandı. Biz, yaşamı savunduk ve haklı olduğumuz, mahkemece de kanıtlandı. Artık hukuka saygılı olduğunu söyleyenlerin önüne mahkeme kararını koyuyoruz” şeklinde açıklamalarını sürdürdü.


‘SULARIMIZA EFENDİ ATANMASINI KABUL ETMİYORUZ’
Açıklamasında davanın Avukatı Kazmaz ile Derelerin Kardeşliği Platformuna da teşekkür eden Kalyoncu, açıklamalarını şöyle tamamladı: “Topraklarımızı yaşanmaz hale getirmeyi hedefleyen bu tür projelerle ellerinden geleni artlarına koymayanların karşısında, anayasadan, uluslararası sözleşmelerden, hepsinden önemlisi hayatın varlığına karşı yapılan her türlü saldırıya direnişin meşruiyetinden aldığımız güçle, kadim insanlık değerlerini yarına taşımayı görev sayarak mücadeleye devam edeceğiz. Sularımıza efendi atanmasını, doğanın sömürülmesini kabul etmedik, etmiyoruz.”

ATLAS

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.