Türk Traktör işçileri: Diğer direnişlerden öğrendik, sonuna kadar direneceğiz!

Ankara’da Türk Traktör işçilerinin grevi bir haftayı geride bıraktı. Diğer fabrikalardan gelen anlaşma haberleri işçilerin kararlılığını daha da arttırdı. Taleplerini ilettiklerini fabrika yönetiminin 3 gündür görüşmelere yanaşmadığını belirten işçiler, “Bizi bekleterek yıldırmayı düşünüyorsa yanılıyor. Kazanana kadar devam” diyor.

Bursa, Kocaeli ve Eskişehir’deki fabrikalarda yaşanan gelişmeleri yakından takip eden işçiler, diğer fabrikalarda yaşananları kendi aralarında değerlendiriyor. Kazanımla sonuçlanan diğer direnişlerden çok şey öğrendiklerini belirten işçiler, “Türk Metal’den kurtulan arkadaşlarımızı kutluyoruz” diyor. İşçiler fabrika yönetiminin oyunlarına da, Türk Metal’in kara propagandasına da artık karınlarının tok olduğunu söylüyor.

YÜRÜYÜŞ YAPTILAR

İşçiler saat ücretinde artışın en önemli talepleri olduğunu belirtiyor. Evrensel'den Birkan Bulut ve Görken Paliçko'ya konuşan bir işçi durumu şöyle açıkladı: “Saat ücretlerimizde iyi bir artış olmazsa, grevden sonra işe başlayan arkadaşlarımız ne yapacak? Onlar işçi değil mi? Saat ücretlerini arttırmamız şart.” Aynı işçi işten atmaların da önüne geçeceklerini söyledi. Grevdeki fabrika sayısının azalmasını patronların kullanmak isteyeceğine dikkat çeken işçi, “Tek fabrika da kalsak direneceğiz” dedi. Renault’da anlaşma sağlanıp işbaşı yapıldığını öğrenen işçiler hem fabrika içinden, hem de dışından “Taş bina” dedikleri fabrika müdürlüğüne yürüdüler. “Direne direne kazacağız” sloganı atan işçiler 3 gündür görüşmeye yanaşmayan fabrika yönetimine kararlılıklarını bir kez daha gösterdi.

İKİ DAKİKALIK İŞE BİR DAKİKA

“Daha fazla çalış, daha fazla...” Bu söz işçiler için bardağı taşıran son damlaya işaret ediyor. Bu sözün sahibi genç bir işçi sözlerine şöyle devam etti: “Ocak ayında 500 işçi işten atılınca baskılar daha fazla arttı. Sürekli daha fazla çalışmamızı istediler. Mesela 2 dakikada yapmamız gereken bir iş var. Artık onu bir dakikada yapmamızı istiyorlar. İşten atılanların yaptığı işin daha fazlası bize yıkıldı. İşçiler atılmadan önce günde 160 traktör çıkarıyorduk. Sayımız azalmasına rağmen artık günde 200 traktör çıkıyor.”

Sıkıntı bununla da sınırlı değil: “İşe her sabah geldiğimde bölümüm değişmeye başladı. Bir sabah bir bölümde işbaşı yapıyorum, Öğleden sonra başka bölüme desteğe yolluyorlar. Üretim zorlamasına ses çıkaranlar olmadı değil ama onlara da ihtar yazıldı. Süreyi kısaltmayacağını söyleyen bir abimize ihtar verdiler. Sendikaya gittik durumu anlattık. Onlar da ‘Postabaşınız ne diyorsa onu yapın’ dediler. Biz de kendi işimizi kendimiz gördük.”

PARA, KOÇ’UN BİR CEBİNDEN DİĞERİNE

İşçilerin ücretleri yetmeyince bankalara kredi borçları da artıyor. 1400 lira aldığını söyleyen bir işçi, bu ay 1600 kredi borcu olduğunu söylüyor. Neredeyse işçilerin hepsinin banka borcu var. Bu borçların kendilerini fazla mesaiye mahkum ettiğini anlatan bir işçi, “İstersen mesaiye kalma. Borçlar dağ gibi. Hepimizin banka kredisi var. Ben 3 kere kredi çektim. Hepimiz Yapı Kredi bankasından çekiyoruz. Koç’tan aldığımız maaş yine her kredi günü Koç’un bankasına gidiyor” dedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.