"Yaptığı soykırımdan hesap sorulmadığı için Türkiye demokrasiyle tanışmadı"

Süryani Soykırım Araştırmaları Merkezi Başkanı Sabri Atman, “Soykırımın bilinmesini ve unutturulmamasını sağlamak boynumuzun borcudur. Soykırım gibi acı bir tecrübe yaşadık” dedi.

“Aradan 101 sene geçmesine rağmen bu suç inkar ediliyor” ifadelerini kullanan Atman, “ Bunun bilinmesini ve unutturulmamasını sağlamak boynumuzun borcudur. Soykırımı yapanlardan hesap sorulmalı ki yeni soykırımlar olmazsın. Yaptığı soykırımdan hesap sorulmadığı içindir ki Türkiye henüz demokrasiyle tanışmadı” diye konuştu.

Süryanice’de “seyfo” kılıç anlamına geliyor. Süryeniler bu terimi, 1914-15 Ermeni/Süryani soykırımı için “kılıçtan geçirme” anlamında kullanıyorlar. 

Süryani Soykırım Araştırmaları Merkezi Başkanı Sabri Atman, Evrensel’den Murat Kuseyri’nin sorularını yanıtladı.

Son bir yıl içinde Seyfo Center’in daha çok Seyfo anıtlarının dikilmesine öncelik verdiği gözlemleniyor. Süryaniler açısından Seyfo anıtlarının dikilmesi neden önemli?

Seyfo Center kuruluşundan günümüze kadar Süryani soykırımını ilgilendiren bütün alanlarda aktif çalışmalar yürüttü. Avustralya, Amerika, Rusya olmak üzere Avrupa’nın bir çok ülkesinde ve şehrinde çalışmalarımız var.

Dokümantasyon, bilgilendirme, lobi çalışması sayesinde bugün bütün dünyada şu veya bu şekilde Asuri-Süryani soykırımı bilinir oldu. Amacımız çok açık ve nettir. İnsanlığa karşı bir borcumuz var.

Soykırım gibi acı bir tecrübe yaşadık. Bu sadece bizim tarihimiz değildir. Bu aynı zamanda insanlık tarihidir de. Aradan 101 sene geçmesine rağmen bu suç inkar ediliyor. Bunun bilinmesini ve unutturulmamasını sağlamak boynumuzun borcudur.

Soykırımı yapanlardan hesap sorulmalı ki yeni soykırımlar olmazsın. Yaptığı soykırımdan hesap sorulmadığı içindir ki Türkiye henüz demokrasiyle tanışmadı.

Hesap sorulmadığı içindir ki Tayyip Erdoğan ve diğer yöneticiler her fırsat bulduklarında ‘tek devlet, tek dil, tek bayrak, tek ulus’ tekerlemesini tekrarlamaktadırlar.

Yaşanan soykırımlar da sembollerin önemi büyüktür. Kurban halkların torunları yaşadıkları acıları yazıya, resme ve taşlara kazarlar. Bunların paylaşılmasını ve unutulmamasını isterler. Örneğin mezarlar ve mezarlıklar vardır. Bunlar bir anlam da bireyleri temsil eder ve özeldirler. Yaşamda kalan aile bireyleri bu mezarlıkları arada bir gidip ziyaret eder ve ölen kişiye sevgi ve saygılarını belirtirler.

Soykırım anıtları ise kolektiftir. Travma yaşayan soykırım kurbanı halklar için çok önemlidirler ve sembolik anlamları büyüktür. İnsanlar toplu halde- hep birlikte bu anıtlara gidip yaşadıkları acıların anısına çiçek bırakır ve bir anlamda terapi olmaktadırlar. Ne var ki bu bile soykırımı inkar eden güçler tarafından kurban halklara çok görülmekte ve engellenmeye çalışılmaktadır. 

Anıtların dikilmesi ve açılışı öncesi ne tür güçlüklerle karşılaşıyorsunuz?

Seyfo anıtlarının dikilmesinin kolay olmadığını bu işin için de olanlar bilir. Herhangi bir yerde bir anıt dikmek bazen bir kaç seneyi alabiliyor. Her şeyden önce herhangi bir yerde anıt dikmek istediğinizde bunu sınırlı bir çevre ile tartışmak zorundasınız.

Alt yapısını hazırladıktan sonradır ki bunu bulunduğunuz belediye yönetimiyle tartışıyor ve onay vermeleri için ikna etmeye çalışıyorsunuz. Uzun soluklu ve bu konuda çalışma yapacak iyi bir ekibe sahip olmanız gerekir.

Anıtın dikileceği alan olmak üzere, anıtı yapacak heykeltıraşı bulmanız ve tekrar resmi kurumların onayını almanız gerekir. Buna ilaveten bir anıtı dikmek için parasal kaynak da bulmak zorundasınız.

Örneğin Şikago’da dikilecek anıt bildiğim kadarıyla 85 bin dolara mal olacaktır. Ancak zorlukların en büyüğü parasal kaynak değil. Anıtı dikeceğiniz bölgenin resmi mercilerinin onayını almak. Bunlar Türkiye ile şu veya bu şekilde hem ekonomik hem de politik ilişkilere sahipler.

Seyfo anıtlarının dikilmesiyle ilişkilerinin zedelenmesini veya bozulmasını istemezler. Bazı belediyeler bu anıtları insan hakları kapsamında düşünür ve onay verir; bazı belediyeler de insan haklarından taviz verir ve bu anıtlara müsaade etmez.

Türkiye’nin engelleme çabalarını bildiğimiz için bir çok yerde anıt çalışmalarımızı ancak son aşamasına vardığında duyurabiliyoruz. Bu duyuruları yapar yapmaz Türk konsoloslukları araya giriyor ve anıtları engellemeye çalışıyor. Bir kaç sene önce Sidney de dikilen Seyfo anıtı konusunda böylesi engelleme çabası oldu. Ancak sonuç alamadılar.

İki- üç sene önce Belçika’da aynı durum söz konusu oldu. Üzeri örtülü tehditler, korkutmalar oldu, ancak tekrar başaramadılar. Bir kaç hafta önce İsviçre’de dikilen Seyfo anıtının açılışında da çok benzer şeyler yaşandı. Açılışa katılan belediye başkanı ve bazı İsviçreli politikacılar kürsüye çıkıp konuşma yapmaktan çekindiler. Son anda aldıkları direktifler vardı. 

Bugüne kadar hangi ülkelerde Seyfo anıtları dikildi?

Başta Avustralya olmak üzere, ABD, Rusya, Ermenistan, Yunanistan, Fransa, Belçika, İsveç ve İsviçre’de anıtlarımız var. Bunları Amerika da ve Kanada’da yeni anıtlar takip edecektir.

YEDİ ÜLKE ‘SEYFO’YU TANIYOR

Bazı ülkelerin  Ermeni soykırımını kabul ettiği halde Asuri-Süryani soykırımını kabul etmemesinin nedenleri nelerdir? Bugüne kadar hangi ülkeler Seyfo’yu tanıdı?

Ermeni diasporasının çok eskilere dayanan bir geçmişi var. Örneğin Fransa ve ABD’de yoğun bir nüfusa sahipler. Örgütlüler ve soykırım konusunda çok uzun bir süredir çalışma yapıyor. Psikolojik anlam da olsa sahip oldukları Ermenistan diye bir ülkeleri var.

Süryani diasporasının tarihi ise çok eskiye dayanmıyor. Ermenilerden daha az bir nüfusa sahibiz. Soykırım konusunda ağırlığımızı koymamız son 10-15 seneye dayanıyor. Arkamızda da ne maddi ne de manevi anlamda bizi destekleyen bir ülkemiz yok. Buna rağmen çok başarılı sonuçlarımız var.

Başta İsveç olmak üzere, Ermenistan, Avusturya, Hollanda, Vatikan, Almanya, Çekoslovakya Süryani soykırımı ‘Seyfo’yu tanıyan ülkeler arasında. Bunların dışında Avustralya’nın Sidney ve Amerika’nın Turlock eyalet parlamentoları Süryani Soykırımını tanıdı.

Fransa ve Kanada’da da tanıma yönünde çalışmalarımız var. Ümit ederim Toronto eyalet parlamentosunun Süryani soykırımını tanıması fazla bir zaman almayacaktır. Çalışmalarımız var. Burada bir parantez açıp şunu da ilave etmek isterim.

Bütün bu çalışmalarda edilen her küçük bir başarının arkasında büyük emekler, çaba ve müthiş bir enerji var. Bırakın dışarıda ki insanları geniş bir Süryani kitlesinin bile bunun farkında olduğunu sanmıyorum.

‘TEPKİ VERİLMEMESİNİ ANLAMIŞ DEĞİLİM’

Almanya’nın soykırımı kabul etmesi diğer Avrupa ülkelerini nasıl etkileyecek?

Almanya’nın 1915 Soykırımını kabul etmesinin sonuçları olacaktır. En kısa zamanda bunu eğitim kitaplarına almaları gerektiğini düşünüyorum.

Almanya’da yeni yetişen nesiller Birinci Dünya Savaşı sıralarında gerçekleşen soykırım konusunda doğru bilgilendirilmeleri gerekir. Doğru bilgilenen ve Almanya’da eğitim gören Türk gençleri süreç içinde Türkiye’deki yakınlarını da etkileyeceklerdir.

Almanya tek başına 1915 soykırımını tanımadı; aynı zamanda bu soykırımda işbirliği yaptığını ve sorumluluğundan dolayı da özür diledi.  Türkiye ile güçlü ekonomik ve politik ilişkisi olan bir ülke olan Almanya’nın 1915 soykırımını tanıması diğer bir çok ülkeye de bu yönde adımlar atmasının yolunu açacaktır.

Oylamada evet oyu kullanan Türkiye kökenli 11 milletvekiline yönelik linç girişimleriyle ve hedef gösterilmeleriyle ne amaçlanıyor?

Almanya’nın soykırımı kabul etmesi karşısında Türk yönetimi çok aciz kalmıştır. Çok heyecanlı tepkileri oldu ancak kısa bir sürede yatıştılar. Almanya’ya diş geçiremeyince hınçlarını Türkiye kökenli 11 milletvekilinden çıkarmaya çalıştılar.

Cumhurbaşkanı Erdoğan kanlarının tahlil edilmesini istedi ki bu gerçekten ürkütücüydü. Tek başına bu söylem bile bir ülkenin cumhurbaşkanının istifasını gerektirebilirdi. Erdoğan’a içerde ve dışarıda hak ettiği tepkinin verilmemesini doğrusu anlayabilmiş değilim.

Eğer Almanya soykırımı kabul ederse kendisini yakacağını söyleyen Doğu Perinçek ise yaptığı şovun arkasını ne yazık ki henüz yerine getirmedi. Seyfo Center adına kendisine bir kaç kibrit çöpü gönderdik. Haber bekliyoruz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.