Selahattin Demirtaş: Asıl sanık sandalyesine Saray'daki zatı oturtacağız!

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, partisinin İstanbul’da "Darbeye karşı demokratik direniş" şiarıyla düzenlenen mitinginde konuştu.

Demirtaş’ın konuşmasından satır başları şöyle:

'DİRENİŞTEN BAŞKA ÇARE YOK'

"Bu ülkede umut adına, özgürlük adına yüreğinde bir şey taşıyan on binlere selam olsun. İyi ki geldiniz, iyi ki bu meydandasınız. Bu meydanda direnişten başka çare yok diyenler bir aradaysa bu ülke kurtulmuştur. Neredeyse 7 Haziran seçimlerinden bu yana bir yıl geçti. Belki adı genel seçimdi ama devrimsel bir sürecin tarihsel çıkışını yaptık.

“Onlarca yıldır gizli ajandaları ile sinsi bir şekilde saraydaki zatın öncülüğünde hareket eden bir grubun hazırlık yaptığını da biliyoruz. Sivil toplum alanında kendine bağlı sivil toplum örgütü oluşturmuş. Bu bugünün çalışması değil. Devlet içinde devlet oluşturmuş. Bir din devleti hazırlığı değil bu. Bu şekilde tanımlarsak eksik kalır. AKP dini diye bir şey var. Haşa kendine has bir peygamberlik yarattı. Yani sapkın bir tarikatları var.

'HDP ONUN KABUSU OLDU'

“Milliyetçi, ırkçıdır aynı zamanda. Sarayın etrafında ırkçı bir yapı da var. 7 Haziran öncesi bir araya geldiler ve hazırlık yaptılar. 7 Haziran'da bizler istediğinizi yapamazsınız dedik. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en renkli ve çoğulcu grubunu yarattık. Hiçbir zaman rahat koşullarda siyaset yapmadık. 7 Haziran öncesinde 160 teşkilatımız saldırıya uğradı. Çünkü biliyorlar HDP güçlendikçe onların iktidarı çöpe gidecekti. Bunun için HDP'nin önünü kesmek istediler.

'GEZİ HALEN KORKULARI'

“Buraya nerden geldik diye bakarsak, son bir yılda yaşananlara bakmak gerekiyor. Saray'daki zat bu yüzden büyük bir panik içerisinde. Onun için saraydaki hesabı sizin direnişinize çarpıyor. Çok öfkeli, çok kızgın. 20 yıldır hazırladığı dikta rejimine karşı durduğumuz için çok kızgın. Orada mutlu mesut siyasetini sürdürecekti. Ama biz buna engel olduk. Her gece HDP kabusu görüyor. HDP onun kabusu haline geldi. Elindeki bütün imkanları kullanmaya devam ediyor. Bu kadar acımasızca halkın üzerine tankı, topu sürmesinin nedeni, Cizre'de halkı diri diri yakmasının nedeni bu. O kadar çok korkuyor ki, halk gümbür gümbür yürürse ne olacağını biliyor. Gezi'deki korku bugünde aynı şekilde onları korkutuyor.

'BİZİ YARGILAYAMAZSINIZ'

“Dokunulmazlıklar da bundan bağımsız bir şekilde ele alınamaz. Buradan bir kez daha, Adalet Sarayı altında miting yaparken, bugün yargı sesini çıkarmayacaksa, bir daha da sesini çıkarmasın. Adam yargıyı eline almışken, sesini çıkarmayan yarın sesini çıkaramaz. Yargıtay Başkanı'nı mevsimlik işçi gibi çay toplamaya götürüyor. Bugün sesinizi çıkaramıyorsanız, ne zaman sesinizi çıkaracağınızı bilmiyorum.

“Önümüzdeki günlerde yargılamalarımız başlayacak. Biz yargılanmaktan korkmuyoruz. Çay toplamaya giden Yargıtay Başkanı bizi yargılayabilecek mi? Bazı bizi yargılamak için hazırda bekleyen savcılarvar, biz de sizi sabırsızlıkla bekliyoruz. Bakalım kim kimi yargılayacak. Yargılama yapamazsınız, AKP'nin komisyonu haline gelmişsiniz. Asıl sanık sandalyesine Saray'daki zatı oturtacağız.

'DİPLOMANIN OLUP OLMADIĞINI AÇIKLA'

“Şimdi öylesine tuhaf bir durumla karşı karşıyayız ki, bunun diploması gündem konusu oldu. Diploman var mı yok mu açıklamanı istiyoruz. Dün verdiği cevaba bir bakın. Rektöre çağrı yapıyor. Diplomanın sende olması lazım. Sen belediye başkanı adayı, milletvekili, Başbakan ve cumhurbaşkanı oldun. Sen bir dosya hazırladın. Bu yoksa… Vardıysa şimdi pankart haline getirilmiş ülkenin caddelerinde sallanıyordu.

“Bırakın diplomayı çıkarmayı, üniversite arkadaşların yok. Biri çıksın desin biz birlikte okuduk, ben hatırlıyorum o arkada oturuyordu. E sicili de temiz değil. Geçmişi yalan dolu. Kendisi de diyor "Rektör bey ben söyleyince bunlar bana inanmaz. Sen çık söyle' diyor. Suriye, Rusya, İsrail, Kürt açılımı, Roman açılımı, Alevi açılımı hepsi yalan üzerine kurulu. Yalanlarla dolu bir geçmişe sahip olduğun için inanmıyoruz sana. Rektörden değil, senden istiyoruz bu diplomayı.

“Niyetim yoktu ardına düşmeye ama bugün başvuru yapacağız. Dosyasını açsınlar. İnsan lise mezunu da olabilir. Ama Cumhurbaşkanı olmak için üniversite diploması isteniyor. Var mı yok mu bilmiyoruz. Bize diyor ki halkın sizi istemiyor ama halkın bir kısmı da seni istemiyor.

'DİRENİŞ KARŞISINDA TUZ BUZ OLMAYAN SARAY YOKTUR'

“Biz çocuklarımıza özgür yarınları bırakma sözü verdiysek, Nusaybin'de, Cizre'de özgürlük sözü verdiysek bunun bir bedeli var. Buna yürek verenler bu bedeli vermeyi göze alacaklar. Ama bu bedeli verecek olan son nesiller biz olmalıyız. Bundan sonrası için onurlu bir yaşam yaşayacağız. Bedel neyse ödeyeceğiz. Karşımızda bu ceberut anlayışın karşısında halkımızla meşru mücadelemiz var. Bu direniş karşısında tuz buz olmayan saray yoktur.

“Bu ülkenin geleceğinin garantisi sizsiniz. HDP'yi tek kastetmiyorum, HDP'nin dışında da direnenler var. Bir mücadele birliğinin oluşması gerekiyor. Hep birlikte mücadele etmemiz gerekiyor. Bugün yapamazsak yarın yapacak takat bile kalamayabilir. Bugün yapacak gücümüz var. Bu kadar gücümüz var ise tuttuğumuzu koparmamız lazım. Saraydakinin kabuslarını bitirmeliyiz. Nasıl Saray'dakini alaşağı yapacağız. Bu ülkenin başka kurtuluşu yok. Biz gücümüzü sizden aldıysak, ilkelerinize bağlı kalacağız. Sadece mitingde bir araya gelmemiz yetmez, her yerde direnişi büyütmemiz lazım.

“Bakın hala savaş bütün yakıcılığı ile devam ediyor. Nusaybin'de, Gever'de yıkımlar devam ediyor. Gücü olanlar oraya dayanışmaya gitsin. Gözaltında kayıplarda başladı. Hurşit Külter gözaltında kaybedilerek, gözaltında kayıplarını startı da verildi. Bunlar olmasın diye direnişi büyütmeliyiz. "

Kaynak: DİHA

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.