22 Ekim 2017 Pazar 21:42
Rıza Türmen: Otoriterlikten faşizme yürüyen iktidar, yürüyüşünü OHAL'le yeni bir evreye soktu

Demokrasi İçin Birlik, düzenlediği "Demokrasi için bir aradayız, yılmayacağız" forumunda, "En temel haklarımızı alıncaya ve yeni demokratik, laik bir Türkiye’ye ulaşıncaya kadar yılmayacağız!" dedi.

Demokrasi İçin Birlik (DİB), Şişli Kent Kültür Merkezi'nde "Demokrasi için bir aradayız, yılmayacağız" ismiyle forum gerçekleştirdi. DİB bileşenleri, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Sözcüsü Ayhan Bilgen, Anayasa Profesörü İbrahim Kaboğlu, HDP ve CHP PM üyeleri, sivil toplum örgütleri, yazar, sanatçı ve çok sayıda yurttaş katıldı. 
 
Açılış konuşmasını gerçekleştiren eski CHP Milletvekili Melda Onur, DİB'in herkesi kapsamadığı yönündeki eleştirilerin yerinde olmadığını, herkesi, Taksim dayanışmasının, ilk zamanlarını hatırlamaya davet etti. Onur, "DİB, el ele, kol kola yürümek isteyen, öyle olmasa bile aynı hedefe doğru yürüyen insanları, demokratik kitlelere zemin hazırlayacak bir ortamdır. Birliktelik nasıl ki Gezi'de gerçekleri açığa çıkardıysa bu sefer de seçimlerde hırsızlıkları açığa çıkardı. DİB eşit bir zemindir. Bu zeminden bugün hayır meclisleri çıkar, belki önümüzdeki günlerde demokrasi meclisleri çıkar. Herkese açıktır" dedi.
 
'İKTİDAR OTORİTERLİKTEN FAŞİZME YÜRÜDÜ'
 
Onur'un ardından söz alan eski AİHM yargıcı Rıza Türmen, "Otoriterlikten faşizme doğru yürüyen iktidar, yürüyüşünü OHAL'le yeni bir evreye soktu. Ve iktidarın demokrasi maskesi bu sayede ortadan kalktı" ifadelerini kullandı. OHAL ile meclisin bütün yetkilerinin yürütmeye devredildiğini, siyasi partilerin görüşlerini söyleyemez olduğunu, eş başkanların, milletvekillerinin içeride olduğunu söyleyen Türmen, ana muhalefet partisinin üzerinde de baskılar olduğunu, insan hakları ihlallerinin arttığını belirtti. 

Hukukun tamamen rafa kaldırıldığını kaydeden Türmen, barışın Türkiye’de artık terörizm ile eş tutulan bir kelime haline geldiğini ifade etti. Osman Kavala’nın gözaltına alınmasıyla sivil topluma bir gözdağı verildiğine dikkat çeken Türmen, “Demokrasiye yönelen tehdit yeni bir boyut kazanmıştır. Baskıya, tahakküme karşı direniş bir yükümlülüktür. Direniş sadece demokrasi için değil aynı zamanda insanı insan yapan değerlerin korunması içindir. Mecliste siyaset yapma olanağı artık yoktur. Siyasetin meclis dışına taşınması gereklidir. Kamusal alanda siyaset yapmak gerekir" dedi.
 
'TOPLUM SAĞ OTORİTERLERE TESLİM OLMAMALIDIR'
 
Ardından söz alan HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen de toplumun kendi içinde yaşadığı sağ otoriter yönelimlere teslim olmamak gerektiğini vurgulayarak, mücadele için somut zeminler oluşturmak gerektiğini söyledi. Bilgen, "Burada çizilen, çoğulcu, katılımcı, barışı yeniden inşa edebilecek ve özü itibariyle aslında bir demokratik anayasa konsepti ile ifade edilebilir ve bu şüphesiz derde derman bir şey olabilir. Fakat biz gerçekten durduğumuz yerler itibariyle bunu savunabilecek, bunu kaldırabilecek ve bunu bir üzerine basılacak zemin olarak tarif edecek kararlılıkta mıyız, bence acil sorun tam buradadır" dedi.
 
Forumun sonunda açıklanan sonuç bildirgesinde şu ifadelere yer verildi: 
 
“Demokratik siyasi temsiliyetin önündeki tüm engellerin kaldırılmasını, halkın temsilcisi vekillerin, belediye başkanlarının serbest bırakılmasını istiyoruz. 
 
* Halkın haber alma özgürlüğünün önündeki engellerin kalkmasını, tutuklanan, işten atılan basın çalışanlarının mağduriyetine son verilmesini istiyoruz. 
 
* Her an gerekçesiz işten çıkarılma, gelecek kaygısı ile yaşamak istemiyoruz. Haksız yere işten çıkarılan emekçilerin görevlerine dönmeleri için mücadele edeceğiz.
 
* Adaletin herkes için eşit, uluslararası normlarda çalışan güvenilir bir yapıya kavuşmasını istiyoruz. Yargıyı tek adama bağlayan, tüm yargı mekanizmalarını parti yargısı haline getiren düzenlemelerin iptal edilmesini, yargının bağımsız ve tarafsız bir yapıya kavuşturularak güvence altına alınması için mücadele edeceğiz. 
 
* Biz, ülkemizde ve bölgemizde barış istiyoruz! İçerde ve dışarıda savaş politikalarından vazgeçilsin. Kürt sorununun barışçıl, toplumsal, demokratik çözümü için adım atılsın. 
 
* Üniversitelerin özerk, gerçek bilim merkezleri olmasını, salt düşünceleri nedeniyle görevden uzaklaştırılan akademisyen ve eğitimcilerin göreve dönmesini istiyoruz. 
 
* Piyasacı gerici eğitim sistemine karşı kamusal bilimsel laik eğitim için mücadele edeceğiz. Çocuklarımızın ve ülkenin geleceğinin tarikatlara teslim edilmesine izin vermeyeceğiz. Eğitimin ve kamusal düzenin dini referanslarla yönetilmesine karşı çıkıyoruz. 
 
* Her türlü ayırımcılığı, mezhepçiliği reddediyoruz. Alevileri kamudan dışlayan, ibadet haklarına saldıran mezhepçi kutuplaştırma siyasetine karşı Alevilerin eşit yurttaşlık hakkı için mücadele edeceğiz. 
 
* Kadınların eşit ve özgür yurttaşlar olarak yaşadığı bir ülke istiyoruz. Kadınların eşitliği ve özgürlüğü karşısındaki tüm engellerin kaldırılmasını, iktidarın erkek egemen-gerici-kadın düşmanı söylem ve uygulamalara son verilmesini istiyoruz. Evde, parkta, otobüste erkek şiddetine, kadınlara yönelik tek bir saldırıya, kadın düşmanı tek bir söze sessiz kalmayacak, müdahale edeceğiz. Biz sadece yasalar önünde eşitlik değil toplumsal eşitlik istiyoruz. 
 
* Taşeron/kiralık işçilik gibi tüm güvencesiz çalıştırma biçimlerinin yasaklanması, sendikal hakların-hak aramanın önündeki engellerin kaldırılması için, iş cinayetlerine engel olmak için mücadele edeceğiz. 
 
* En temel haklarımızı alıncaya ve yeni demokratik, laik bir Türkiye’ye ulaşıncaya kadar yılmayacağız!"

(Kaynak: Mezopotamya Ajansı)

Son Güncelleme: 23.10.2017 15:46
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Yorumlardan doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderene aittir.
Avatar
nizamettin aktaş 2017-10-23 09:14:23

sayın türmen feryat ediyorsunuz ,haklısınız ancak mensubu olduğunuz parti dolu dizgin faşizme giden devlet işleyişini kolaylaştırıyor. savaşa,ohal ve anayasa izin vermiyor ama hdp meclisten atılmalı diyenlere destek oluyor.