İzmir Gündoğdu'da ilk Newroz kutlamasına 40.000 kişi katıldı

HDP İzmir İl yönetimi öncülüğündeki bu yılki kutlamalar, önceki yıllarda izin verilmeyen Gündoğdu Meydanı’nda yapıldı.

Gündoğdu Meydanı’nı dolduran binlerce kişi, çalınan şarkı ve türküler eşliğinde eğlendi.

HDP İzmir İl Eş Başkanı Cavit Uğur, alanda yaklaşık 40.000 kişi bulunduğunu belirtti. Kutlamalar kapsamında konuşmalar yapıldı.

ÖCALAN’A DESTEK, ERDOĞAN, AKP VE CHP’YE ELEŞTİRİ

İzmir’in Gündoğdu Meydanı’nda, İzmir Valiliği’nin izniyle, “Abdullah Öcalan’a Özgürlük Newrozu” ana temasıyla düzenlenen Newroz kutlamalarında Türkçe ve Kürtçe anonslar yapıldı. Polisin yoğun güvenlik önemleri altında alana giren kalabalık, Kürtçe ve Türkçe müzikler eşliğinde halay çekerken, “Dişe diş, kana kan seninleyiz Öcalan”, “Yaşasın önder APO”, “İmralıya bin selam” sloganları atıldı.

PKK lideri Abdullah Öcalan’ın, newrozla ilgili, yakalanıp cezaevine konulmadan önce yaptığı konuşmaların görüntüleri, sinevizyonda gösterildi.

Yaptığı konuşmada, Abdullah Öcalan’ın Diyarbakır’da okunan mektubuna destek verip, AKP hükümetine tepki gösteren HDP İzmir İl Eşbaşkanı Cavit Uğur, “Bugün burada bu coşkuya sahipsek, cezaevlerinde yatan binlerce tutsağın sayesindedir. Oysa AKP hükümeti insanlık dışı uygulamalarına devam ediyor. Türkiye barışa susamış, barışı bekliyor. Savaşın kimseye faydası yok. Ancak Kürt gençleri, Kürt dilini konuşmak için işkence görmüştür o nedenle eline silah alıp dağlara gitmişlerdir. Bir kez daha dağlara gitmemek için 7 Haziran’ı bekliyorlar. Dün sayın Öcalan’ın mesajını dinledik. AKP hükümetinin bugün hiçbir politikaya sahip olmadıkları ortada. Onlar müzakere masasından kaçıyor, Sayın Öcalan onları kollarından tutup bir kez daha masaya oturtuyor. Evet Dolmabahçe’de 10 madde üzerinde mutabakat sağlanmıştır. Sayın Cumhurbaşkanı buna tepki gösteriyor. Yetmedi mi savaş? Sayın Öcalan büyük esaret koşulları içinde, Türkiye ve Ortadoğu’nun demokratikleşmesi için bir müzakere haritası çıkartmıştır. O başlıkların içinde bir tek Kürt maddesi yok. Çünkü Kürtleri’n de özgürleşmesi için Türkiye’nin özgürleşmesi gerekiyor. O masanın başında yalnızca Kandil ve Öcalan değil bütün halklar oturmalı. Eğer yeniden bir başlangıç yapacaksak, hakikatlerle yüzleşeceksiniz. Bu açıdan, Başbakan’dan ayrı, Cumhurbaşkanı’ndan ayrı bir ses çıkıyor. Biz 2013 Newrozunda da biliyorduk, Sayın Öcalan barış çağrısı yaptığında, AKP cebinde bir çözüm önerisi yoktu. Biz de PKK’nin silah bırakmasını istiyoruz. Ama onların sorunları ortada duruyor. Şimdi elimizde bir fırsat var, bunu değerlendirdik değerlendirdik, bunu değerlendiremezseniz başka şeylere dönüşürüz. Bu seçimin başka bir önemi var. Mesele bizim barajı aşıp aşmamamız değil, barajları yıktık. Ama bunu bir hakikate çevirmemiz lazım. Bunun için de Halkların Demokratik Partisi’ne sahip çıkmanız gerekiyor. Bunlar hırsız, ayakkabı kutularını götürmüşler, sandıkları da götürüyorlar. 11 bin sandık var İzmir’de, 11 bin gencimizi bu göreve bekliyoruz. Bundan sonra daha az konuşup daha çok çalışacağız. AKP’ye meydanı bırakmayacağız” dedi.

“NEWROZ ZULME BAŞKALDIRIDIR”

Newroz ateşini yakan HDP’li Diyarbakır Belediye Başkanı Gülten Kışanak, kalabalığı Türkçe ve Kürtçe selamladı. Kışanak, “Sizlere Amed’in özgürlük tutkusunu, barış ve kardeşlik duygularını getirdim. Çok büyük bir gün, hakların tarihinde yer etmiş bir bayramdır Newroz. İnsanlık tarihi boyunca, hakların önem verdiği çok sayıda bayramlar gelip geçmiştir, ancak binlerce yıl yaşayan Newroz tüm Ortadoğu halklarının ortak bayramıdır, tüm halklarımıza kutlu olsun. Ortadoğu’daki bütün halklar, Newrozu kutlarken, Newroza farklı anlamlar yüklemişler, ama ortak bir anlamı var. newroz yeni bir dönemin başlangıcıdır, zulme karşı başkaldırıdır, direniştir, özgürlüktür. İşte bizler böylesine güçlü bir bayrama sahip olduğumuz için gururlu ve onurluyuz. Bugün İzmir’deki bu meydan newroza ev sahipliği yapıyorsa, bu büyük bir kucaklaşmadır. Değerli halkımız, bugünlere kolay gelmedik, bugünlere büyük direnişlerle geldik. Bu alanlar, bu meydanlar kolay özgürleşmedi. Buna emeği geçen, yaşamını yitirenleri saygıyla yad ediyoruz. Eğer Mazlum Doğan 12 Eylül faşist darbesinin dayattığı zulme boyun eğseydi, Diyarbakır zindanında direnmeseydi, bugün bu meydanlar özgür olmayacaktı. Biz bu nedenle tüm Newroz şehitlerini, saygıyla ve minnetle yad ediyoruz” diye konuştu.

“ÖCALAN İĞNE İLE KUYU KAZIYOR”

Bu yılki Newrozun başka bir anlamı daha olduğunu da dile getiren Kışanak, “Bu yıl Newroza biz Rojova devriminin coşkusuyla girdik. Orada halklarımız yan yana IŞİD vahşetine karşı büyük bir direniş sergiledi. IŞİD, Ortadoğu’da halklarımızın başına örülmüş en büyük felakettir. Ne yazık ki bu felakette, AKP hükümetinin, Türkiye’nin de sorumluluğu vardır. Günlerce, sınırda sürdürülen direnişi, gaz bombalarıyla durdurmak istediler, çünkü sınırdan IŞİD’e silah gönderiyorlardı. IŞİD’in militanlarını geçiriyorlardı. Kobani’deki zafer, Türk halkıyla Kürt halkının, Ermenilerin, Arapların ve Süryanilerin dayanışmasıyla örülmüş bir mücadeledir. İşte biz bugün burada, İzmir meydanında da tıpkı Kobani’deki direniş gibi yan yana olacağız, faşizmi yeneceğiz. Bize giydirilmeye çalışılan deli gömleğini yırtacağız. Birileri bunu hazmedemiyor, çünkü onların fıtratında ırkçılık var, ayrımcılık var. Sayın Öcalan, adeta iğneyle kuyu kazarcasına, halklarımızın barışını örmek için mücadele ediyor. Birileri barış ve çözüm sürecini geri götürmek için uğraşıyorlar ama sayın Öcalan daha güçlü ve özgürlükçü bir çıkış yaparak barış sürecini ayakta tutuyor. Selam olsun barışın mimarına. Sayın Öcalan dün (cumartesi) Türkiye’ye hatta tüm Ortadoğu’ya büyük bir mesaj verdi. Büyük bir çağrı, büyük bir davet yaptı. Şunu söyledi; ‘Emperyalistler ve bölgenin gerici ulus devletleri halklarımızı kimliklerimizi inançlarımızı karşı karşıya getirdiler. Bizi çatıştırarak kendilerine iktidar kurmak istediler, artık bu dönemi kapatıyoruz’ dedi. Tüm halklara ‘Gelin Ortadoğu’da demokratik bir ev inşa edelim’ dedi. Buradan İmralı’ya güçlü bir selam gönderiyor musunuz? İşte bizim için önemli olan budur. Birileri sarayda oturarak, birileri saltanat keyfini nasıl çıkartacağını düşünerek bu çağrıyı görmezden gelebilir. Birileri padişahlığını ilan etmek için halklarımızın savaşmasını isteyebilir ama onlara izin vermeyeceğiz” dedi.

ERDOĞAN’A “BEYEFENDİ” DİYE SESLENDİ

HDP’li Kışanak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın son günlerde yaptığı konuşmaları eleştirip, kendisine “Beyefendi” diye seslendi. Erdoğan’ın AK Saray’da yalnızlaştığını savunan Kışanak şunları söyledi:

“Beyefendi, ‘Kürt sorunu yoktur artık’ diyor, ‘Dolmabahçe’deki ortak açıklamayı doğru bulmuyorum’ diyor, ‘İzleme kurulana da gerek yok’ diyor, onun için bir tek şey var o da kendisi ve sarayı. Biz İzmir’den sesleniyoruz, o saraydaki değerli yalnızlığın sana hayırlı olsun. Sarayında değerli yalnızlığınla baş başa kalasın. Bu halktan artık senin saltanatına otoriter yönetimine senin padişahlık özlemene bir sonuç çıkmayacaktır. İşte Ortadoğu’yu Suriye’yi yerle bir eden savaşı körüklerken bir siyaset izlediler. Silah ve kışkırtıcı unsurlar gönderdiler. Sonra yapayalnız kaldılar ve buna da değerli yalnızlık dediler. Şimdi de aynı şeyi Türkiye’de yapmak istiyorlar. Çözüme bu kadar yaklaşmışken, sayın Öcalan bütün halklarımıza barış çağrısı yaparken, provokatif çağrıyla olsa olsa kendilerini yalnızlaştırırlar. Bizler el ele vereceğiz ve demokratik Cumhuriyeti inşa edeceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi, Cumhuriyet’in kurucu partisi olmakla övünüyor, ancak hepimiz biliyoruz ki statükonun sahibi bir partidir. Cumhuriyeti darbelerle yaralarken Cumhuriyet Halk Partisi sesini çıkartmadı. Bu ülkede bizler 24 anayasasına sahip çıkarken, Cumhuriyet Halk Partisi statükoya sarıldı.”

“ARTIK BU CUMHURİYETİ BU DELİ GÖMLEĞİNDEN KURTARMANIN ZAMANI GELDİ”

Konuşmasına devam eden Kışanak, “Artık bu Cumhuriyeti bu deli gömleğinden kurtarmanın zamanı geldi. Artık bu Cumhuriyeti darbe artıklarından temizlemenin zamanı geldi. Gerçek anlamda demokrasiyle buluşturmanın zamanı geldi. Şimdi yepyeni bir parti var. Halkların Demokratik Partisi, demokratik Cumhuriyet’in kurucu partisidir. Biz bir seçim kazanmak için, birkaç milletvekili kazanmak için değil, bu Cumhuriyeti demokrasiyle buluşturmak için yola çıktık. Ve buna en güçlü yanıtı da İzmir vereceğiz. İzmir artık gerçek anlamda demokrasiye ve barışa hizmet eden bu siyasi çizgide bir araya gelecektir. 7 Haziran’da burada bu meydanda hep beraber zafer halayları çekeceğiz. Şimdiden kutlu olsun. Dünkü sayın Öcalan’ın mesajında hiç kimseye özel olarak bir atıf yoktu fakat kadınlara ve gençlere özel bir çağrı vardı. İzmirli kadınlar, gençler bu çağrıya yanıt olacak mısınız? Demokratik Cumhuriyet’in barışın ve halkların kardeşliğinin temel dayanağı kadın özgürlük mücadelesi ve gençlerin devrimci ruhudur, selamlıyorum sizi. Sevgili kadınlar! Bu mücadele bu özgürlük mücadelesi bizim özgürlük mücadelemizdir. Bizi eve hapsetmek istiyorlar. Bizi siyasetten dışlamak istiyorlar, sadece ev hizmetleri yapan çocuk doğuran ailenin ücretsiz işçileri yapmak istiyorlar” dedi.

“İZMİR’DEN 5 MİLLETVEKİLİ İSTİYORUZ”

Konuşmasının son bölümünde Alevilere de seslenen Kışanak, “Eğer bu ülkede barış bir gün gelecekse, artık evlatlarımızı toprağa gömmeyeceksek, özgürce nefes alacak, iktidarımızı kuracaksak bunda kadınların ve gençlerin öncülüğü büyük bir rol oynayacaktır. Değerli gençler ve sevgili kadınlar, her biriniz kendinize bir arkadaş bulacaksanız, sizinle birlikte barışa ve özgürlüğe HDP’ye oy verecek bir arkadaş bulacaksınız. O zaman İzmir’den kaç milletvekili çıkartırız 5 mi? 5 milletvekili istiyoruz İzmir’den. Bu sizin başarınız olacak.

Darbenin barajını, AKP’nin otoriter yönetimini, Tayyip’in padişahlık beklentisini 7 Haziran’da sandığa gömecek miyiz? Alevi kardeşlerimize de seslenmek istiyorum! Aleviler büyük bir samimiyetle, büyük bir saflıkla yıllarca laikliğe, demokrasiye sahip çıktıklarını zannettiler. Bu CHP’nin sahte siyasetine pirim verdi. Artık bunun da sonu geldi. Alevilerin gerçek partisi Halkların Demokratik Partisi’dir. Eğer yaşam tarzınıza kimse müdahale etmesin istiyorsanız, demokratik bir Cumhuriyet istiyorsanız, buluşacağınız adres HDP’dir. Bu bizim en güçlü çıkışımız, artık halklarımızın devrimini gerçekleştireceğiz. O zaman Kürtler Kürt, Aleviler Alevi, Sünniler Sünni, Ermeniler Ermeni, kadınlar kadın olacak. Herkes kendi kimliğiyle gurur duyacak, ortak vatanda özgürce yaşayacağız. newroz bir bayramdır, coşkuyu doruğunda yaşamak lazım. Ancak yüreğimizin bir tarafı buruk, Kerkük, Musul, Kobani, Yemen ve Tunus’ta yaşanan vahşeti durduracak bir gücü yaratabiliriz. Yolunuz ve yolumuz açık olsun” diye konuştu.

Konuşmaların ardından, Newroz kutlamaları, katılanlar yerel sanatçıların verdiği konserlerle sürdü.

Kaynak: ZETE

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.