Demirtaş: Kral senin kralın olabilir, ama biz kralını tanımayız

Partisinin Konya İl Kongresi'nde konuşan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, artık muhalefet olmak istemediklerini belirterek, halkların demokratik iktidarını kurmak istediklerini ve buna inandıkları takdirde bütün barajların yıkılacağını kaydetti.

Suudi Arabistan Kralı Abdullah'ın ölümü nedeniyle ülkede ilan edilen bir günlük ulusal yasa değinen Demirtaş, "Kral senin kralın olabilir. Ama biz kralı da tanımayız. Bu ülkenin 12 milyon taşeron işçisi var. Senin kralının tek bir akşam yemeğinin masrafı bin tane taşeron işçinin bir aylık maaşı. Bu ülkede her gün çocuklar öldürülüyor, Roboski'de çocuklar öldürüldü. Çocuklar katledildi başınız sağ olsun bile demediniz" dedi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Konya İl Örgütü, 1. Olağan Kongresi'ni HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın katılımı ile Rixos Otel'de gerçekleştirdi. Kongreye, HDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan ile Halkların Demokratik Kongresi (HDK) bileşeni siyasi partilerin eş başkanları, il ve ilçe yöneticileri ile yüzlerce yurttaş katıldı.

Kongrenin yapıldığı salona, üzerinede, "Yeni yaşam için özgürlüğümüzü örgütlüyoruz", "Hasta tutsaklar serbest bırakılsın" ve "Örgütlü gençlikle özgür geleceğe selam olsun" pankartları ile geçtiğimiz haftalarda yaşamını yitiren HDP Adana Milletvekili Murat Bozlak'ın dev posterleri asıldı. "Bijî serok Apo" ve "Bijî berxwedana Kobané" sloganlarının atıldığı kongrede ilk olarak divan seçimi yapıldı. Daha sonra saygı duruşunda bulunuldu.

'BİR ARAYA GELMEZSEK, FAŞİZM GELİR'

Ardından konuşan Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Eş Genel Başkanı Necla Kurul, dünya ve Türkiye'de bir krizin yaşandığını ancak ortak bir mücadele zemini ile bu krizin aşılabileceğini belirterek, HDP'nin halklar açısından bir şans olduğunu söyledi. Kurul, "Bir araya gelmezsek faşizm gelir, totalizm gelir" dedi.

'HDP'NİN BÜYÜMESİ DEMOKRASİYE KATKI SUNACAKTIR'

Ardından konuşan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ise, Konya'da ilk defa bir kongre gerçekleştirdiklerini belirterek, kongrenin tüm halklar açısından hayırlara vesile olması dileğinde bulundu. Demirtaş, "HDP'nin büyümesi ülkenin gerçek demokrasisine katkı sunacaktır. Her kongre bir yenilenme, taze bir kan ve nefestir. Şüphesiz ki eksikleri olmayan bir parti değiliz biz eksikliklerinin ve yetersizliklerinin farkında olan ve bunu düzeltmeye çalışan öz güvenli bir partiyiz. Önemli olan eksiklerini yetersizliklerini doğru tespit ederek, cesaretle üstüne gidip yol kat edebilmektir. Bizim parti geleneğimizin belki de en önemli özelliği budur" dedi.

'TÜRKİYE'NİN EN GENÇ YENİ PARTİSİYİZ'

Konya'nın yeni parti yönetimine önerilerde bulunan Demirtaş, şöyle devam etti: "Biz bütün halkların, inançların, ezilenlerin yüreğine, kalbine giden yolu nasıl aşacağız, bu kadar zulüm haksızlık varken işsizlik varken, milyonlarca insan açlık sınırı altında köleliğe mecbur edilmişken biz bu insanların derdine nasıl derman olacağız, bu insanlara nasıl gideceğiz, bunları tartışıp eksiklerden yola çıkmalıyız. Muhalefet kendini doğru sorgulamazsa başarılı olamaz. Kendimize güvenerek bu günlere geldik ve Türkiye'nin en genç yeni partisi olarak daha özgür ve onurlu yaşamı Türkiye halklarına vaat edeceksek, daha fazla çalışmamız lazım. Bu günlere ağır bedeller vererek geldik."

'MEVLANA'NIN KENTİNDEN BİRLİK BERABERLİK MESAJI VERELİM'

Rehavete kapılmadan sorumluluklarını yerine getirmeye çalıştıklarını ve halkın beklediği emeği ortaya koyarak bir sonuç çıkarmak zorunda olduklarını vurgulayan Demirtaş, "Türkiye'yi halklar için cehenneme çeviren, halkların birbirinden korktuğu, nefret ettiği bir kimlikler mezarlığına çevirmek isteyenlere karşı adil barışı ve eşitlikçi kardeşliği sağlamak zorundayız" dedi. Konya'nın Mevlana'nın, hoşgörünün kenti olduğuna dikkat çeken Demirtaş, Konya'dan birlik beraberlik mesajlarının verilmesi gerektiğini vurguladı.

'ÜLKEYİ İNŞA ETTİKLERİNDE KAN DÖKENLERİ BİR KENARA ATTILAR'

Bütün ezilenlerin, sorunlarını birlikte çözmenin gücünü de yaratmak durumunda olduklarını belirten Demirtaş, şunları aktardı: "Aranızda neredeyse tarih boyunca bu toprakların zulmünü görmemiş kimse yok. Ülke kurulurken beraber kurmuşuz diyorlar ki acı gün ve tatlı günler bir olmuş. Birlikte kan dökmüşüz ancak ülkeyi inşa ettiklerinde bir kenara ittiler. Bu ülkeye ayrımcılığı dayatan biz mi olduk? Ülkeyi kurduktan sonra yok saydınız, memleketin tüm sorunlarının kaynağı da bu. Kendi topraklarımızda köle muamelesi gördük. Israrla ya tek olacaksınız ya da sizi bu topraklarda yaşatmayız diyorlar şimdi. İnkarı sürgünü dayatıyor" dedi.

'EMEKÇİDEN YANA KURULAN BİR PARTİYİZ'

Diğer önemli bir meselenin de açlık ve yoksulluk olduğuna dikkat çeken Demirtaş, Soma'da işçilerin yaşamlarını yitirirken Kürt-Türk olup olmadığına bakılmaya gerek duyulmadığını kaydeden Demirtaş, "Hepsini aynı biçimde diri diri toprağa gömdüler. Halkımızın alın terinin hakkını alacaksak birlik olmak durumundayız. Sömürünün olduğu yerde sen inancını da özgür yaşayamazsın" diye belirtti. Halkları açlıkla terbiye edenlere karşı alternatif bir çözüm oluşturmak gerektiğine işaret eden Demirtaş, "On binlerce aile asgari ücret ile geçinmek zorunda bırakılıyor. İnsanın onurunu elinden alıyorlar kömür makarnalarla kendi kurumlarının önünde saatlerce kuyrukta bekletiyorlar. Sosyal yardım adı altında insanları kendilerine mecbur bırakıp onursuzlaştırmaya çalışıyorlar. Kazandıklarımız bize adaletli dağıtılsa , asgari ücret 3 bin TL de olsa ekonomimiz iflas etmez. Mesele adil dağıtım meseledir. Ülkenin servetinin yarısını yiyorlar. Holding sahipleri, uluslararası sermaye güçleri bu ülkelere yatırım yapsınlar diye emeğinizi onlara veriyorlar. Bu tercih meseledir. Ya patrondan yana olursun ya da işçiden yana. Bunlar tercihini patronlardan yana yapmış. HDP ezilenden yana tercihini yaptığı için, yoksulluğu ancak biz durdurabiliriz. Çünkü biz emekçinin kurduğu partiyiz" değerlendirmesinde bulundu.

'HALKA BAĞIRIP ÇAĞIRAN SİYASETÇİDEN BIKTIK'

Seçimlerin yaklaştığına dikkat çeken Demirtaş, şöyle devam etti: "Kimki gözünü yükseklere dikip bu halkın emeğini alınterinin üstünden yükseklere çıkacağım derse kendini kandırır. Halkın sırtından geçinen alçaklar yükseğe çıkamazlar. Halkın sırtına basa basa yükseğe çıktılar. O kadar yükseldiler ki yukarıdan bakınca bizi karınca gibi görüyorlar. İnsan yerine bile koymuyorlar." Bütün ezilenlerin siyasetteki çürümüşlükten bıktığına vurgu yapa Demirtaş, "Bize yeni yaşam heyecanı lazım. Bıktık artık halka bağırıp çağıran siyasetçiden. Koltuğunu sadece ailesinin menfaatleri için kullanan, devleti babasının malı gibi kullananlarda, devletten korkmaktan devlet korksun bizden" dedi.

'EN FAZLA ANALAR ACI ÇEKTİ'

Ülkede en fazla gerilla, asker ve polis analarının acı çektiğini belirten Demirtaş, "Bu analar haklarını helal etmeden bu ülkeye barış gelmez" dedi. Kadınların öncü rol oynaması gerektiğine işaret eden Demirtaş, tüm kadınlara "Düşün Konya'nın yollarına, kardeşlik mesajlarını sizler götürün" çağrısında bulundu. Gençlere de seslenen Demirtaş, "Bugün buradaysak gençlerin sayesinde. Genç arkadaşlarım bu partiye öncülük ederse biz iktidara geliriz. Onlarca genç toplumun sorunlarına karşı ilgisiz büyüyor. Unutmayın Mazlum Doğan 22, İbrahim Kaypakkaya 21 yaşındaydı" diye belirtti.

'HALKLARIN DEMOKRATİK İKTİDARINI KURMAK İSTİYORUZ'

Hazırladıkları halkçı projelerle seçim çalışması startını vereceklerini vurgulayan Demirtaş, "Bir ülkenin kaderi yoksulluk üzerine kurulamaz. Biz bu halkın oyunu alıp saraylarda saltanat kuranların bu ülkeyi yönetemeyeceğini gördük. Biz artık muhalefet olmak istemiyoruz. Halkların demokratik iktidarını kurmak istiyoruz. Biz inanırsak bütün barajlar yıkılır. Herkes artık onurlu ve özgür yaşam istiyor" dedi.

'KİMSEYİ MAHCUP ETMEYECEĞİZ'

Ülkenin sorunlarını çözmek gibi tarihi bir sorumluluklarının bulunduğunun altını çizen Demirtaş, kimseyi mahcup etmeyeceklerini belirterek, Kral Abdullah'ın ölümü nedeniyle ülkede ulusal yas ilan edilmesi ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Demirtaş, şöyle devam etti: "O topraklarda Hz Peygamberin emanetleri var. Fakat o emanetler o topraklarda bulunuyor diye, o saraylarda oturanlar kutsal mı oluyor? Kusura bakma, 30 karısı, 60 çocuğu var. Bir yerden bir yere 40 uçakla gidiyor, tüm eşyalarını yanında götüyor. Bunlar bir saniye bile Hz Peygamber gibi yaşamadılar. Allah günahlarını affetsin. Şimdi ölmüş diye yas tutacağız, kusura bakmayın biz yas tutmuyoruz. Kral senin kralın olabilir. Ama biz kralı da tanımayız. Bu ülkenin 12 milyon taşeron işçisi var. Senin kralının tek bir akşam yemeğinin masrafı bin tane taşeron işçinin bir aylık maaşı. Sen utanmadan açlık sınırı altında yaşanan ülkede insanlara kralımız öldü yas tutun diyeceksin. İnsanların buna üzüldüğünü zannetmiyorum. Başbakan neye dayanarak ulusal yas ilan ediyor. Bu ülkede her gün çocuklar öldürülüyor, Roboski'de çocuklar öldürüldü. Çocuklar katledildi başınız sağ olsun bile demediniz."

Yapılan konuşmanın ardından mali ve faaliyet raporları okundu. Raporların okunmasından sonra ise gidilen seçimde Konya İl eş başkanlığına Nurhal Erkal ve Hasan Ateşçi seçildi. (DİHA)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.