15 Mart 2017 Çarşamba 18:48
"BM Raporu Türkiye’de en büyük şiddet örgütünün devlet olduğunu gösteriyor"

HDP İzmir Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, Sur, Cizre, Nusaybin gibi ilçelerde sokağa çıkma yasakları sırasında yaşanan hak ihlallerine ilişkin Birleşmiş Milletler Raporu’nu Meclis gündemine taşıdı.

TBMM Genel Kurulu’nda konuşan Kürkçü, Hükümetin ve TBMM'nin söz konusu hak ihlalleri konusundaki sessizliğini eleştirdi.

Kürkçü, “Türkiye’de giderek toplumun kendisini koruması gereken biricik şiddet örgütünün devlet olduğu noktasına doğru gidiyoruz.” dedi.

 Kürkçü, Hollanda'nın Srebrenitsa katliamını önleyemeyen askerlerini mahkum ettiğini hatırlattı ve “‘Srebrenitsa katliamında Hollandalılar şu kadar insanı öldürdü.’ Hollandalılar hiç kimseyi öldürmedi Srebrenitsa'da. Ama kendi Birleşmiş Milletler Güvenlik Gücü askerleri katliamı önlemediği için mahkemeleri hükûmeti mahkûm etti. Hükümeti mahkum eden mahkemeleri olmasıyla övünebilirler. Böyle bir cibilliyetleri olmasıyla övünebilirler, aynı cibilliyetten biz de istiyoruz” dedi.

Kürkçü’nün açıklamaları şöyle:

“Türkiye, ihtilaf hâlinde olduğu çeşitli uluslararası kuruluşların raporlarını görmezden gelebilir. Ama Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliğinin raporunu ciddiye almadan edemez. Ama öyle görüyorum ki karşımızda bunu ciddiye almayan bir hükümet partisi var. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliğinin raporu şu bakımdan son derece ciddidir. 2015 Temmuzuyla 2016 Aralığı arasında bir devletin yurttaşlarına karşı yerine getirmekle yükümlü olduğu hiçbir görevini yerine getirmeyip ihlal edildiğini söylemektedir.

Bu rapor, aslında, bir devletin yurttaşlarına karşı yapamayacağı ne varsa bunların hepsinin gerçekleştirildiğini ortaya koyuyor. Peki, Türkiye Büyük Millet Meclisi bunun için ne yapacaktır? Örneğin Nusaybin ilçemizin 2015'teki fotoğrafı ile 2016'daki fotoğrafını kıyasladığında, bütün bu binaların içinde yaşayanlarla birlikte nereye gittiğini sormayacak mı?

Türkiye Büyük Millet Meclisi, Diyarbakır'ın Sur ilçesinin 2015 Mayısında çekilmiş fotoğrafı ile 2016'da çekilmiş fotoğrafları arasındaki farkı merak etmeyecek mi? Bu evler nereye gitti, buradaki insanlar nereye gitti? Bunları kim yıktı, kim yerle bir etti ve kim yerlerinden edilenlere destek sağlamadı?

Türkiye övünüyor ‘Biz 3 milyon Suriyeli göçmen bakıyoruz’ diye. Bravo, alkışlıyoruz. Bakıp bakmadığınızı bilmiyoruz ama en azından Türkiye'de bulunuyorlar. Peki, 355 bin ile 500 bin arasındaki yurttaşınızın evini başına kimlerin yıktığını, kimlerin onların barınma hakkını ihlal ettiğini, 2 bin yurttaşınızın hayatını kimin elinden aldığını merak etmiyor musunuz?

Sonra diyorsunuz ki; ‘Srebrenitsa katliamında Hollandalılar şu kadar insanı öldürdü.’ Hollandalılar hiç kimseyi öldürmedi Srebrenitsa'da. Ama kendi Birleşmiş Milletler Güvenlik Gücü askerleri katliamı önlemediği için mahkemeleri hükûmeti mahkûm etti. Hükümeti mahkum eden mahkemeleri olmasıyla övünebilirler. Böyle bir cibilliyetleri olmasıyla övünebilirler, aynı cibilliyetten biz de istiyoruz.

Türkiye Büyük Millet Meclisi bu konuda hiçbir soruşturmanın altına girmedi, hiçbir yargı makamı bu soruşturmaların altına girmedi. Hükümetin bunları bilmediğini düşünemeyiz. Hepinizin önünde, o sıralarda medyaya düşen ‘çöktürme harekât planı’ hakkında ne düşündüklerini sordum. Sadece eski İçişleri Bakanı Efkan Ala ‘Böyle bir rapor, böyle bir hazırlık yoktur’ dedi. Peki, o zaman, böyle bir hazırlığı yoktuysa hükümetin, bütün bunları kim yaptı? Mesela bir Ergenekon hükümeti var mı acaba?

Türkiye'nin Birleşmiş Milletler raporu kapsamındaki bu yok etme operasyonları karşısında hükümetin tutumu bakımından bir Meclis araştırması yapılması artık hayati bir ihtiyaçtır.”

Son Güncelleme: 16.03.2017 12:00
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Yorumlardan doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderene aittir.