11 Şubat 2017 Cumartesi 08:44
Barış Atay'dan referandum çağrısı: Sıra sana gelmeden ses çıkar

Anayasa değişikliği referandumunda 'Hayır' yönündeki tutumununu daha önce açıklayan Oyuncu Barış Atay, gerekçelerini paylaştı.

Türkiye özelinde bu referandum Erdoğan’ın tek adam olmasını ifade ediyor” diyen Atay, bütün sistemin bir adamın elinde bulunmasından, ona bağlanmasından her türlü hareketi kendisinin yapabilme özgürlüğünden, bunun karşısında yapılabilecek her hangi bir yolsuzluk, hukuksuzluk, gayriresmi bir iş karşısında yargılanamamasından söz ettiğini belirtti. “Bu yüzden “hayır” demek zorundayız” diyen Atay, Recep Tayyip Erdoğan’dan sonra gelebilecek herhangi birinin de elinde bu yetkileri bulunduracak olmasına da karşı olduğunu ifade etti.

‘İTİRAZ HAKKIN OLMAYACAK’

Anayasa değişikliğinin referandumda kabul görmesi durumunda Türkiye’den çok şey götüreceğini dile getiren Atay'ın Dihaber'de yer alan açıklaması şöyle:

“Götürmediği bir şey kalmayacak. Bütün yaşam alanının bir insanın inisiyatifine bırakıldığını düşünün. Neyi götürmesi gerekiyor ki başka... İtiraz hakkın olmayacak, herhangi bir şey ile ilgili mücadele edemeyeceksin, herhangi bir şeye eleştiri getiremeyeceksin. Herhangi bir şekilde hesap soramayacaksın. Götürülmemiş ne kalmış peki geriye?” diye sordu. 

Var olan baskı, gözaltı ve tutuklamalara dair ise Atay, insanlar tutuklanırken “Ben de tutuklanırım” korkusu ile susmaktan öte dayanışmanın büyütülmesi gerektiğini vurguladı. “Bunun bir formülü yok. Bunun formülü gözünün önünde yapılan hukuksuzluklara, baskılara, zulme karşı tek sesle karşı koyabilme iradesini koyabilmek” diye konuşan Atay, bireysel hayatın ve bireysel özgürlüğün üzerinden pozisyon alınıp “Nasıl olsa henüz bana gelmedi” demenin yanlış olduğunu belirterek “Bir gün senin de kapını çalarlar, klasik hikayedir ya senin için ses çıkaracak kimse kalmamış olacak” diyerek, Nazi Almanyası’nda hikayeyi hatırlattı.

‘MÜCADELEYİ SADECE OY VEREREK KAZANAMAYIZ’

AKP’nin sandık demokrasisine inanmadığını vurgulayan Atay, “Türkiye gibi yerlerde sadece salon toplantıları yaparak bir çözüme ulaşabilme noktasını aşmış bulunuyoruz. Şu anlamda söylüyorum şunu; Demokrasinin asgari düzeyde işlediği yerlerde bir hayır kampanyasını adaletli şekilde yapmak olabilir. Ama biz Erdoğan’ın 7 Haziran’da yaptığı gibi referandum sonuçlarında hayır çıkmasını engellemek ya da meşru görmemek gibi bir hareketi planladığını düşünerek hazırlıklı olmalıyız.

Mücadele sadece oturarak oy vermekle kazanılacak bir şey değil. AKP’nin sandık demokrasisi dediği şey bütün halka sunduğu bir illüzyon.

Bu kadar inanıyor olsaydı 7 Haziran’da çıkan sonuçlardan sonra Kürt illerinde bu kadar kıyıma girişmezdi. Batıda önüne geleni tutuklamaz, akademisyenleri bu şekilde ihraç etmezdi.  Bizim o demokrasiyi kazanmamız için sandıkta hakkımızı gasbettikten sonra da bir mücadeleyi yürütecek azme, kararlılığa sahip olmamız gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu. 
 

Son Güncelleme: 11.02.2017 18:39
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Yorumlardan doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderene aittir.