Sendikalarda kadının adı yok!

“Biz kadınlar olarak algılarını ve kapılarını kadın üyeye ve kadın temsilcilere, kadın yöneticilere kapayan sendikaları artık istemiyoruz. Hazırladığımız sendika tüzük ve program önerimizi kamuoyuna açıklıyor, konfederasyon ve sendikaların tüzük ve program metinlerini ivedilikle değiştirmeleri için çalışmalara başlamalarını istiyoruz” diyen kadınlar, DİSK tüzüğünü temel alarak bir tüzük çalışması hazırladılar.

Toplantı taleplerine olumlu cevap veren DİSK yönetimini ziyaret eden ve bunun çncesinde bir basın açıklaması yapan Sendikalarda erkek egemenliğine karşı kadın inisiyatifi’nin açıklaması şöyle;

AYRIMCILIKTAN ARINDIRILMIŞ SENDİKA TÜZÜKLERİ, KADIN ÜYELERİN TALEPLERİNİ YANSITAN SENDİKA PROGRAMLARI

Direnişlerde, grevlerde en önde biz, yönetimlerde, karar organlarında erkekler, değişmeli ve değiştireceğiz…

Bizler Sendikalı ve Sendikasız kadınlar olarak cinsiyetçi tüzük ve programlara itiraz ediyoruz,

Sendikalarda hakim olan erkek egemen yapılara, zihniyete,  tutum ve uygulamalara hayır diyoruz.

Hükümet ve patronlar muhafazakar, neo-liberal işgücü politikalarıyla, kadınlara yarı zamanlı, geçici, taşerona ve çağrıya bağlı, esnek ve güvencesiz bir çalışma modelini uygun görüyor. Bu modeli kadın istihdamını arttırmanın tek yolu olarak ileri sürüyor. Biz kadınlar bu dayatmayı kabul etmiyoruz.  Kadınlar için insana yaraşır bir iş, eşdeğerde ücret, ayrımcılıktan ve şiddetten arındırılmış bir çalışma ortamı ve iş güvencesi istiyoruz. Bu nedenlerle kadınların sendikalaşmasının zorunlu olduğunu düşünüyoruz.

Biz kadınlar, sendika temel metinlerinde, tüzük ve programlarında taleplerimizin tanımlanması gerektiğini biliyoruz. Ama ne yazık ki işçi erkekler üzerinden örgütlenme politikaları oluşturan sendikalar, işçi kadınların sorunlarını ve taleplerini yok sayıyorlar.  Bu durum böyle devam edemez. Sendikalar tek başına erkeklere ait değildir.

Bizler, işçi sendikalarında yıllardır kadın emeğinin görünür kılınması için mücadele vermemize rağmen yönetimlere sesini çok az duyurabilen kadınlarız,

Bizler, işçi ve kamu emekçileri eylemlerinde en önde giden ama yönetimlerde ve karar mekanizmalarında yok sayılan sendikalı kadınlarız,

Bizler, cinsiyetçi iş bölümüne karşı uğraş veren kadınlarız,

2010 yılının nisan ayında bir araya gelerek, cinsiyet eşitliğini gözetmeyen ve kadına yönelik ayrımcılığın önünü kapamayan sendika tüzüklerini, feminist politika içeren bir hale getirmek için Sendikalarda erkek egemenliğine karşı kadın inisiyatifini oluşturduk.

Yıllar önce 1955’de kadın komisyonu kurarak, tüzüğünde yetki sorumluluk ve çalışma biçimlerini tanımlayan ve sendikanın diğer organlarıyla ilişkilenme tarzını ortaya koyan Avusturya Sendikalar Birliği’nden (ÖGB),

Almanya’nın  en büyük  konfederasyonu olan DGB’ye,

Hizmet sendikaları konfederasyonu VERDİ’ye,

Son dönemlerde oluşan sendikal birliklerden, Avusturya İmalat Sendikaları Birliği PRO-GE’ye,

1.3 milyon üye  ile İngiltere ve Avrupa’nın en büyük kamu sendikalarından, eşitlikçi kadın yapılarıyla bilinen UNISON’a, kadar pek çok konfederasyon ve sendikanın tüzüklerinden faydalanarak, cinsiyetçilikten arınmış bir tüzük taslağı hazırladık…

Tüzük önerimizin, erkek egemen sisteme karşı olduğunu söyleyen, kadın-erkek eşitliğine önem veren, yaşamın ve çalışma yaşamının her alanında ayrımcılıkların ve eşitsizliklerin ortadan kaldırılması için mücadele yürüten, kendilerini devrimci, ilerici olarak tanımlayan sendikalar başta olmak üzere emeğin hakkını savunduğunu iddia eden tüm sendikalarda hayata geçmesini istiyoruz.

Emeği ile geçinen herkes cinsiyeti, cinsel yönelimi ve cinsiyet kimliği ne olursa olsun ayrımcılıkla ve şiddetle karşılaşma kaygısı duymadan sendika üyesi olabilmelidir. Kadınların ve LGBT bireylerin sendikalar içinde grup örgütlenmelerini kurmalarının önündeki bütün engeller kaldırılmalıdır.

Sendikalar çalışma yaşamında ve sendika içinde kadın-erkek eşitliğini sağlamalı, bu konuda politikalar üretmelidir. Sendikalarda seks işçileri de dahil kadınların sendikal örgütlenmeleri üzerinde her türlü engelin kaldırılması için mücadele edilirken, biz kadınların sendika içinde yeterli biçimde temsili için, kota da dahil olmak üzere her türlü pozitif ayrımcılık tedbirleri hayata geçirilmelidir.

Ev işi ve bakım hizmetlerini sadece kadınların yaptığını ve erkeklerin yapmadığı, bunun içinde kadınların mesleki eğitim ve sendikal eğitim almalarının önünde önemli engel oluşturduğunu saptayarak, sendika tüzüklerinde kadınların bu temel sorununu çözümleyecek maddeler hayata geçmelidir.

Sendikalar içinde kadınlara yönelik cinsel suç tanımı yapılmalı, bu suçu işleyen sendika üyesi ya da sendika yöneticisine suçun ağırlığına göre uyarı, uzaklaştırma cezası verilmeli ya da üyeliği iptal edilmelidir. Taciz, cinsel saldırı, mobbing, tecavüz, fiziki şiddet gibi kadına yönelik suçlarda kadının beyanı esas sayılmalıdır. Kadınlara yönelik suçların takibi kadınlar tarafından oluşturulan bir disiplin kurulu tarafından yapılmalıdır.

Kadınlara yönelik ayrımcılıkların ortadan kaldırılması, işçi kadının çıkarlarını savunan sendikal politikaların oluşturulması için kadınların sendikalar içinde örgütlenmeleri, kendi yapılarını ya da grup örgütlenmelerini kurmalarının önündeki bütün engeller kaldırılmalıdır. Sendika tüzük ve yapılarında kadınların ve ayrımcılığa uğrayan tüm bireylerin, grup örgütlenmelerine yer verilmelidir.

Bizler biliyoruz ki bir araya gelerek bir güç oluşturduğumuzda ancak sesimizi duyurup,  sendikalar içindeki erkek egemenliğini ortadan kaldırabiliriz.

İşte Novamed, işte Desa, işte Tekel-Direnişi, işte Bericap. Biz, sendikalı, sendikasız ve sendikalarda örgütlenme çalışması yapan kadınlar olarak, grevlerde, direnişlerde, gösteri yürüyüşlerinde en ön saflarda yer alıyoruz, ama ne yazık ki sendikaların, yetki ve karar organları erkeklerin iktidarındadır. Bu durum artık değişmeli…

Biz işçi ve kamu emekçileri sendikalarından gelen kadınlar sendikalarda hakim olan erkek egemen yapılara, zihniyete, tutum ve uygulamalara karşı isyan ediyoruz. 

Mutlaka ama mutlaka daha fazla sendika üyesi kadın, daha çok kadın temsili, daha fazla kadın delege, kadın yönetici ve daha fazla kadın sendika başkanı ve de sendikalarda kadın örgütlenmeleri istiyoruz.

Bunun için ayrımcılıktan arındırılmış sendika tüzükleri, kadın üyelerin taleplerini yansıtan sendika programlarına ihtiyacımız var.

Yaşasın kadınların mücadelesi!

SENDİKALARDA ERKEK EGEMENLİĞİNE KARŞI KADIN İNİSİYATİFİ

 

 

DİSK’LE YAPILAN GÖRÜŞME

Sendikalarda Erkek Egemenliğine Karşı Kadın İnisiyatifi, DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün ile görüşme yaptı.

Sendikalarda erkek egemenliğine karşı kadın inisiyatifi, 23 Haziran saat 11.00’de yaptığı basın açıklamasının ardından DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün ile toplantı yaptı. Hazırladıkları ‘Sendika Tüzüğü Değişiklik Önerisi ve Kadın Dairesi Programını’ kendisine sundular.

Toplantıda Tayfun Görgün genel olarak bu alanda kadınların mücadele etmesi gerekliliği üzerine değindi. Önümüzdeki süreçte gerçekleştirilecek olan merkez kongrelerinde tüzüğü değerlendireceklerini ifade etti. “Kurumlardaki, sendikalardaki erkekler ne kadar demokratik olsa da bu alanda kadınların mücadelesi önemli” dedi.

Kadın çalışmasının hem kurumsal, hem de örgütsel alanda yeterli olmadığına değinen Görgün; DİSK’e bağlı 3 Kadın Komisyonunun çalışmalarının devam ettiğini ve DİSK’li kadınların yaptığı çalışmalar ile belli bir mesafe kaydettiklerini söyledi. Fakat, bu alanda en büyük sorunun tüzük alışkanlıkları ve yerleşik erkek egemen kültür olduğunu dile getirdi. Kadınlar eksik olduğu zaman adil ve eşit bir dünya kurulamayacağını ifade eden Görgün, DİSK olarak kadın mücadelesinin bağımsız yapılmasından yana olduklarını belirtti.

DİSK’te bu konuda umut veren örnekler de var. Cinsel tacizde kadın beyanını esas alan belgeler ön kabul olarak DİSK’te karşılığını buluyor. Bu noktada Görgün, kadınların örgütlü mücadelesinin yükseltilmesi gerektiğine inanıyor.

Sendikalarda erkek egemenliğine karşı kadın inisiyatifi öncelikle tüzük komisyonuna daha fazla kadının dahil edilmesinin bir başlangıç olabileceği önerisini getirdi. Görgün, bu meselenin pratiğe geçmesinde zorluklar olduğunu ifade etti.

Kadın Komisyonunda geçtiğimiz yıl 8 Mart’ın tatil ilan edilmesini sendikalarına önerdiklerini ama bundan öte bir yaptırımlarının olmadıklarını söyledi. Görgün, bazı kararların dikkat çektiğini ama karşılığının hemen gelmediğini belirtti. Tüzük komisyonları kurulurken DİSK Merkezinden katılımcıların yanı sıra sendikalardan da temsilci istediklerini belirten Görgün, öneriler doğrultusunda sendikalardan ağırlıklı olarak kadın isteyebileceklerini de ifade ederken, yönetimlerde genel olarak erkeklerin olduğuna dikkat çekti.

İnisiyatif, bu noktada kota uygulamasının önemli bir adım olacağını belirtti. Görgün delegasyonda çoğunluğu erkeklerin oluşturacağını söyledi. Yapılan çalışmanın çok önemli bir çalışma olduğunu ama bu çalışma ile kalmaması gerektiğini belirten Görgün, kadın işçilerle yapılacak birebir çalışmanın bu süreçte çok daha verimli olacağını ifade etti. Bu çalışmalara devam edilirse DİSK’in de destek olacağını belirtti.

İnisiyatif, birlikte çalışma birimleri oluşturmayı önerdi. Sendikaların merkezden oluşmadığını, organları, illeri ile tamamına müdahale edemediklerini belirten Görgün de, birlikte çalışma yapmanın ortak ihtiyaç olduğunu söyledi.

Ekim ya da Kasım ayında DİSK bir çalıştay organize edecek. Bu çalıştayda yeni sendikal örgütlenmeler, esnek ve güvencesiz çalışma üzerine yoğunlaşacak. Çalıştay iki temel nokta üzerinden devam edecek:

-          Nitelikli, beyaz yakalı emek nasıl örgütlenecek?

-          Güvencesiz, taşeron çalışma nasıl örgütlenecek?

Çalıştayın iki alt birimi de kadın ve genç çalışanlara odaklanacak. 

Görgün çalıştaya inisiyatin katılımının çok önemli olacağını vurguladı ve burada müdahale edebilmek adına tartışma alanı yaratılabileceğini ifade etti. Tabandan gelen kadın kuvvetini yaratmak gerektiğini söyledi.

Sendikalarda erkek egemenliğine karşı kadın inisiyatifi, önerileri doğrultusunda sendikaların tüzük ve program metinlerini değiştirme çalışmalarına hızla başlamalarını istiyor.

DEMOKRAT HABER

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.