Süryani Patriği: 1915'teki soykırım, günümüzde, Irak ve Suriye'de sürüyor

Antakya, Tüm Doğu Patriği ve Süryani Ortodoks Kilisesi Ruhani Lideri Moran Mor Ignatius II. Efrem Kerim, İsveç Parlamentosu’nda düzenlenen bir konferansta, 1915 yılında Süryanilerin sadece Hıristiyan oldukları için değil, aynı zamanda dili, kültürü ve gelenekleri farklı olan bir halk olduğu için soykırıma uğradığını ve soykırımının günümüzde de Irak ve Suriye’de devam etmekte olduğunu söyledi.

Fırat Haber Ajansı'ndan Murat Kuseyri'nin haberine göre, hükümetin büyük ortağı  Sosyal Demokrat İşçi Partisi ile muhalefette bulunan Hıristiyan Demokrat Parti’nin birlikte düzenledikleri “Ortadoğu’da Hıristiyanların Durumu ve Geleceği” temalı konferansın açılış konuşmasını yapan Hıristiyan Demokrat Parti Milletvekili Robert Halef, Irak ve Suriye’deki savaştan en fazla zarar gören halkın savunmasız Süryani ve diğer Hıristiyanlar olduğunu, saldırı, katliam ve tecavüzlere uğradığını ve yüzbinlercesinin topraklarını terk etmek zorunda kaldığını söyledi.

Evlerini terk etmek zorunda kalarak Irak Kürdistanı'na, Yunanistan ve diğer komşu ülkelerde yaşayan Süryanilerle görüştüğünü söyleyen Halef, ilticacıların korku, kaygı ve yoksulluk içinde yaşadıklarını ve ekonomik, siyasi ve moral desteğe ihtiyaçları olduğunu söyledi.

SÜRYANİ VE HIRİSTİYANLAR ‘GÜVENLİKLİ BÖLGE’ İSTİYOR

Böylesi koşullarda Hıristiyan halkın can güvenliğinin sağlanması için ‘Güvenlikli Bölge’ oluşturmanın gerekli olduğunu, partilerinin girişimi sonucu Avrupa Parlamentosu’nun ‘Güvenlikli Bölge’ oluşturulması kararını aldığını söyleyen Halef, “Bu Süryani ve Hıristiyan halkların tamamen ortadan kaldırılmalarının engellenmesi için gereklidir” dedi.

"Arap Baharı"nın Hıristiyan halkı açısından yeni bir soykırımın başlangıcı olduğunu, IŞİD'in kendileri gibi düşünmeyen Müslümanlara da saldırdığını hatırlattıktan sonra IŞİD'i "yok edilmesi gereken kanser hastalığı"na benzetti.

Sosyal Demokrat İşçi Partisi Milletvekili Yılmaz Kerimo, Asuri-Süryani halkının kendi topraklarında 2 bin yılda gerçekleştiremediği şeyleri, 30 yıl içinde İsveç’te gerçekleştirme başarısını gösterdiğini, kendi spor takımlarını, kiliselerini, okullarını kurduklarını söyledi.

SEYFO'YU KABUL EDEN İLK ÜLKE OLAN İSVEÇ'E "TEŞEKKÜR"

Konferası örgütleyen partilere 2010 yılında soykırım kararını aldığı için İsveç Parlamentosu’na teşekkür ederek konuşmasına başlayan Patrik II. Efrem, dünyada Seyfo Soykırımı'nı kabul eden ilk ülkenin İsveç olduğunu ve daha sonra İsveç’i diğer ülkelerin takip ettiğine dikkat çekti.

İki yıl önce Suriye’de kaçırılan iki Süryani din adamından hala haber alınamazken, üç gün önce de Humus yakınlarında Süryani bir papazın kaçırıldığını söyleyen Patrik II. Efrem, Irak ve Suriye’deki gelişmeler hakkında başta İsveç Başbakanı Stefan Löfven başta olmak üzere İsveçli yetkililere bilgi verdiğini söyledi.

Asuri-Süryani halkının bin yıllardan beri medeniyetin beşiği Mezopotamya topraklarında diğer halklarla birlikte barış içinde ve kardeşçe yaşadığını, halkların birilerine saygı gösterdiklerini ancak bu durumun 1915 yılında Osmanlı döneminde gerçekleşen Seyfo Soykırımı ile tamamen değiştiğini dile getirdi.

20. yüzyılın ilk soykırımı olarak adlandırdığı Seyfo sırasında 2 milyon civarında Ermeni, Süryani, Rumun katledildiğini hatırlatan Patrik II. Efrem, “Yüzlerce kilise ve manastırımız yakıldı ve yıkıldı. Yüzbinlerce insanımız katledildi. Olanları asla unutamayız” dedi.

"SÜRYANİLER İKİNCİ SEYFO’YLA KARŞI KARŞIYA"

Türkiye’nin inkar politikasında direnmesinin yaranın kapanmasına engel olduğunu söyleyen Patrik II. Efrem, Seyfo’dan yüz yıl sonra günümüzde Süryanilerin ikinci bir Seyfo'yla karşı karşıya kaldıklarını, cihatçı gruplar ve IŞİD'in Asuri-Süryanilere yönelik katliamlar yaptıklarını, din insanlarını öldürdüklerini söyledi.

1915 Soykırımı'nın yalnızca dini inançlarından dolayı değil, aynı zamanda farklı bir etnik kökeni, kültürü ve gelenekleri olduğu için Süryani halkını ortadan kaldırmayı amaçladığını da dile getirdi.

Son 4 yıl içinde Suriye’de yaşayan tüm halkların büyük acılar çektiğini, Hıristiyan halkın topraklarını terk ederek başka ülkelere kaçmak zorunda kaldığını ve önemli bir bölümünün İsveç’e geldiğini hatırlatan Patrik II. Efrem, Süryanilere kucak açtığı için İsveç’e müteşekkir olduklarını söyledi.

Irak ve Suriye’den kaçmak zorunda kalanlardan bazılarının kimliklerini ispat edecek belgeleri bulunmadığını belirterek İsveç Hükümeti’ne bu durumda olan ilticacıları Irak ve Suriye’ye geri göndermemesini rica etti.

Geçtiğimiz yılın 10 Haziran’ında IŞİD'in Musul’a saldırdığını ve Hıristiyanlara Müslüman olma, vergi ödeme ya da ölümü dayattığını belirten Patrik, Musul ve Ninova’daki Süryanilerin ev ve topraklarını terk etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

"IRAK ORDUSU SÜRYANİ HALKINI SAVUNACAK GÜÇTE DEĞİL"

Irak ordusu ve peşmergelerin IŞİD ile çatışmadan geri çekildiklerini ve halkı kaderleriyle baş başa bıraktıklarını söyleyen Patrik II. Efrem, Irak’ın fiilen üçe bölündüğünü ve Irak ordusunun Süryani halkını savunacak güçte olmadığını belirterek Süryaniler ve Hıristiyan halk için güvenlikli bölge oluşturulmasını istedi.

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER’E "MÜDAHALE" ÇAĞRISI

Irak’ta yaşayan Süryanilerin topraklarına geri dönmek istediklerini ancak toprakları IŞİD işgalinde olduğu için Irak Kürdistanı ve diğer ülkelerde yaşamak zorunda kaldıklarını söyleyen Patrik II. Efrem, yapılması gereken ilk şeyin IŞİD'in işgaline son vermek olduğunu belirtti.

Bunu ancak uluslararası toplum ve Birleşmiş Milletler’in başarabileceğini, bunun gerçekleşmesi ve can güvenliklerinin sağlanması halinde Süryanilerin köylerine döneceklerini dile getirdi.

Suriye’ye yönelik uluslararası güçlerin farklı plan ve niyetleri olduğuna dikkat çeken Patrik II. Efrem, Süryanilerin Suriye’nin parçalanmasına karşı olduğunu ve ülkede yaşayacak tüm vatandaşları koruyacak güçlü bir hükümet istediklerini, birleşik Suriye’de eşit ve herkesle aynı haklara sahip vatandaşlar olarak yaşamak istediklerini vurguladı.

SOYKIRIM ANITI'NIN AÇILIŞINA KATILACAK


23 Mayıs’tan bu yana İsveç’te bulunan Patrik II. Efrem, bir yandan kiliselerde yapılan ayinlerde Süryanilerle bir araya gelirken aynı zamanda da İsveçli yetkililerle de görüşmelerini sürdürüyor.

30 bine yakın Süryaninin yaşadığı Södertälje’de belediye yöneticileriyle görüşen Patrik II. Efrem, İsveç Başbakanı Stefan Lövfen ve Dışişleri Bakanı Margot Wallström ile de görüştü.

Patrik II. Efrem, Örebro ilinde dikilen soykırım anıtının açılışına katılacak. 1 Haziran günü de Norrköping ilinde inşasına başlanacak olan soykırım anıtı için ilk kazmayı vuracak.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.