Ses uzmanları: TÜBİTAK'ın montaj raporu komik

Başbakan Tayyip Erdoğan'a ait olduğu öne sürülen ses kayıtlarına ilişkin bilirkişi raporu yayınlayarak, kayıtların "montaj" olduğunu açıklayan TÜBİTAK’ın "heceleme raporu" uzmanlar tarafından inandırıcı bulunmadı.

Ses mühendisi Demirhan Baylan, Başbakan Erdoğan ile oğlu Bilal Erdoğan arasında geçtiği iddia edilen kayıtlarla ilgili TÜBİTAK’ın detaylı analiz raporu açıklaması gerektiğini söyledi. Erdem Helvacıoğlu ise duygu-tonlama-arka plan bütünlüğüne dikkat çekerek kayıtlara "montaj" demenin mümkün olmadığını ifade etti.

Zaman'da yer alan habere göre, 17 Aralık’tan sonraki süreçte kapsamlı personel görevden almalarının yaşandığı TÜBİTAK’ın, Başbakan Erdoğan ile eski AB Bakanı Egemen Bağış’a ait olduğu ileri sürülen ses kayıtlarıyla ilgili tartışmalı raporuna tepkiler sürüyor. Raporda, muhataplarının bile kabul ettiği kayıtların, ‘heceler birleştirilmek suretiyle elde edildiği’ savunulmuştu. Daha önce kayıtlarla ilgili açıklama yapan uzmanlar, raporu inandırıcı bulmadı. TÜBİTAK’ın detaylı bir analiz raporu sunması gerektiğini söyleyen ses mühendisi Demirhan Baylan, raporun “Biz şu teknikleri kullanarak şu frekansta şöyle bir müdahale tespit ettik.” şeklinde netlik taşıması gerektiğini söyledi.

Erdem Helvacıoğlu da anlam, duygu ve tonlama bütünlüğü ile arka fon seslerinde süreklilik olan böyle bir kaydı oluşturmanın mümkün olmadığını, tek bir cümle kurmanın bile aylar alacağını belirtti. Alp Turaç ise arka plan sesinin değişmemesinin kaydın gerçekliğinin en büyük ispatı olduğunu dile getirdi. Müzisyen ve ses uzmanı Attila Özdemiroğlu, “Bu rapor değil, söylem. Bilim böyle yapılmaz.” dedi. Sosyal medyada ‘heceleme raporu’ denilerek alay konusu edilen raporla ilgili komedyen Cem Yılmaz’dan ‘farklı farklı yerlerden alınmıştır’ notu eşliğinde ilginç bir gönderme geldi: İ....yi...uy..ku...lar!

'ÇOCUK BİLE İNANMAZ'

Müzisyen Atilla Özdemiroğlu: “Bu bir rapor değil, söylem. Bilim böyle bir şey yapmaz. TÜBİTAK bir rapor yayınlamadı. Böyle bir rapor olmaz. Bilimsel yöntemlerle hazırlanan bir ses analizinin nasıl yapılacağı bellidir. Kim tarafından hangi yöntemlerle hazırlandığı, hangi referansların, araçların kullanıldığı bellidir. Bir rapora başlarken bunlar belirtilir. Böyle bir rapor yok. Bunları içeren bir rapor yayınlanmalı. Beyan ile rapor olmaz. TÜBİTAK gibi bir kurumun böyle rapor olmayan bir şey yayınlaması komik. Daha önce yayınlanmış 3 rapor vardı. Onlar bilimseldi. Amerika'nın resmi adli raporlarını hazırlayan kurumlardı onlar. Heceleme yöntemi ile böyle bir şeyin yapılması imkansız. Çocuk bile inanmaz. Bu işten az anlayan biri güler.”

Ses Mühendisi Erdem Helvacıoğlu: "Anlam, duygu, tonlama bütünlüğü olan ve arka seslerinde süreklilik olan böyle bir kayıt, kelime kelime edit ile yaratılamaz. Hece hece de yapılamaz. Stüdyo kaydında tek bir cümleyi hece hece düzgün bir şekilde oluşturmaya çalışmak bile saatler, günler alabilir ki sonuç da tatmin edici olmayacaktır. Tüm bunların dışında zaten konuşmanın olduğunu ‘Kriptolu telefonlarımız dinlendi.' diyerek Başbakan'ın kendisi de kabul etti. Bu sadece seçim öncesi meydanlarda kullanılmak için yaratılan bir propaganda malzemesi."

Ses Mühendisi Alp Turaç: "Bu işi hayatında altı ay yapmış insan bile rahatlıkla anlayabilir ki öyle bir ‘editing' yok orada. Hece hece ya da kelime kelime diye bir şey de yok, zaten arka plan sesi değişmiyor, en büyük ispat bu. Artı, ‘kelime kelime' demek zorundalar bu durumda, konuşurken paralar telaffuz ediliyor. Niye çocuğunla konuşurken 10 milyon Euro desin? Kelime kelime ya da hece hece keserek insanlara bir şeyler söylettirebilirsiniz ama bunun yapılacağını bilerek kayda girildiğinde bile ses, müşteri hizmetleri hatlarında olduğu gibi kesik kesik duyulur. Konuşmayı keserek, bir insanın normal tonlamalarına ulaşılması, kaydın bu hale getirilmesi mümkün değil.”

Ses Mühendisi Demirhan Baylan: “Bu olaylar ilk patlak verdiğinde bunun yapılabileceğine dair bir açık kapı bırakmıştım. Fakat ondan sonra o kadar çok kayıt çıktı ki montajın o düzeyde yapılamayacağına kani oldum. Analiz yapmadan kesin konuşmak istemem, ama o kadar çok kayıt var ki montajın o düzeyde yapılabilmesi, o kadar malzeme bulunabilmesi çok zor, inandırıcı gelmiyor. Elbette ki montaj diye bir teknik var. Bu belirli limitler içinde eldeki malzemenin izin verdiği ölçüde yapılabilecek bir şey. İş bu durumdayken, TÜBİTAK'tan beklediğim benim çok detaylı bir analiz raporu sunmaları, ‘Biz şu şu teknikleri kullanarak işte mili saniyede işte şu frekansta şöyle bir müdahale tespit ettik.' falan gibi çok detaylı bir analiz raporu vermeleri lazım ki insanlar da ikna olsun. Tahmin ediyorum çoğu ses mühendisi bunu bekliyor. Yoksa, ‘Biz test ettik bu montajdır.' demek çok da yeterli olmayacaktır. TÜBİTAK'ın görevi detaylı bir raporla bunu açıklamaktır, eğer varsa..." 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.