Musul'daki rehine yakınları: Hiçbir bilgi alamıyoruz

11 Haziran’da IŞİD’in Türkiye Konsolosluğu’nu işgal etmesiyle rehin alınan 49 personelden 3’ünün akrabası olan Muammer Taşdelen, rehinelerin durumuyla ilgili hiçbir gelişmeden haberleri olmadığını, aksine sürecin iyice tıkandığını söyledi.

Şimdiye kadar bakan veya üst düzey hiçbir yetkilinin kendileriyle irtibata geçmediğini anlatan Taşdelen yalnızca Fatih Yıldız isimli bir Dışişleri yetkilisiyle görüştüklerini belirtti. Ancak son bir haftadır Yıldız’ın da telefonlarına çıkmadığını, hatta geri dönüş bile yapmadığını belirten Taşdelen “Daha önce de aradığımızda ‘Elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz’ gibi sözlerden başka bir şey söylemediler bize” dedi.

Uğur Koç'un Birgün'de yer alan haberine göre Taşdelen, son dönemde ise rehinlerden sağlıklı bilgi almaları imkânlarının kalmadığını aktardı: “Başlangıçta Konsolos Öztürk Yılmaz rehinelerin durumuna ilişkin haber veriyormuş ancak son süreçte rehinelerle Konsolos Yılmaz’ı da ayırmışlar. Dolayısıyla alınan hiçbir haber sağlıklı değil. Konsolos üzerinden takip etme şansımız da kalmadı artık.”

Yaşananların beceriksizlik, sorumsuzluk ve dirayetsizlik örneği olduğunu söyleyen Taşdelen rehine alınma sürecinde yaşananları şöyle anlattı:

“Eylül 2013’te bir saldırı gerçekleşiyor. Ocak 2014’te de bir rapor hazırlanıyor ve tahliye talep ediliyor. Tahliyeler için 3 adet zırhlı araç isteniyor. Verilen cevap ise olumsuz. En son 10 Mayıs’ta bir saldırı oluyor. Bu saldırıdan sonra tahliye için bakanlığa yazı yazılıyor. Ancak yine onay verilmiyor. 7 Haziran’da ise kız kardeşimle konuştuğumda bana ‘Abi, bakanlığa yazı yazıldı. Biz her an gelebiliriz. Bizi İstanbul’da karşılarsınız’ dedi. 10’unda IŞİD Musul’a giriyor. Hatta o gün sığınakta kalıyorlar. 11’inde de IŞİD Konsolosluğu ele geçiriyor. 11 Haziran’da da kız kardeşim aradı en son. Ablamla konuşurken “Abla kapatmak zorundayım” diyerek eşinin gelmiş olabileceğini söyleyip telefonu kapatıyor. Meğer IŞİD gelmiş. Siemens firması 10 Haziran’da oradaki 50 çalışanını tahliye ediyor da, koskoca devlet 49 tane personelini tahliye edemiyor oradan!”

Görüştükleri yetkililerin kendilerine “Bu konuyla alakalı herhangi bir açıklama yapmayın, Bizim açıklamalarımızdan başkasına itibar etmeyin” şeklinde baskı yaptığını aktaran Taşdelen şöyle devam ediyor: “Dışişleri Bakan Yardımcısı Naci Koru da 27 Haziran’da Dışişleri Bakanlığı’nda ailelerle yapılan toplantıda ‘Basını bu durumdan uzak tutmaya çalışın. Rehinelerin durumu tehlikeye girer. Sabredin, bekleyin’ dedi bizlere.”

Rehinelerin durumuyla ilgili basın yasağına da tepki gösteren Taşdelen “İnsanların yaşam hakları elinden alınıyor, devlet ise basın yasağı koyuyor” dedi.

Taşdelen, Naci Koru ile yapılan toplantıda rehinelerin aileleri tarafından Dışişleri’ne tepkilerin de dile getirildiğini şöyle anlatıyor: “Rehinlerin aileleri o toplantıda Türkiye’de eğitim ve tedavi gördüğü söylenen IŞİD militanlarını gündeme getirdi ve tepki gösterdi. Naci Koru ise yalnızca ‘Bizim doğrudan ya da dolaylı olarak hiçbir bağlantımız yok’ dedi. Ancak tepkiler devam etti. Koru’ya ‘Bunlar nereden çıkıyor o zaman’, ‘Hikâye mi anlatıyorsunuz’ diyenler oldu. Bunlar kesinlikle olmamıştır diyemedi, yaşananlarla bağlantıları olmadığını söylemekle yetindi. Bu kadar tepki gösterince Naci Koru alaycı bir şekilde ‘E siz ne istiyorsunuz, operasyon mu yapalım?’ dedi.”

Taşdelen Change.org adlı sitede başlattığı imza kampanyasıyla ilgili, 5 bine ulaştıktan sonra imzaları basın açıklamasıyla Dışişleri Bakanlığı’na ileteceğini söyledi. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.