Mehmet Dişli: Beni ikna için Hulusi Akar'ın odasına soktular

15 Temmuz darbe girişimi gecesi Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar'ı rehin alan grubun içinde bulunduğu öne sürülen Genelkurmay Başkanlığı Stratejik Dönüşüm Dairesi Başkanı Tümgeneral Mehmet Dişli, darbecilerin ikna etmesi için kendisini Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar'ın odasına soktuklarını savundu.

Ajanslarda yer alan haberlere göre; AKP Genel Başkan Yardımcısı Şaban Dişli'nin kardeşi olan Mehmet Dişli savcılıktaki ifadesinde "FETÖ üyesi değilim, sorulmasını bile hakaret sayarım" dedi.

Dişli, "Bütün komutanların bunun içinde olduğunu söylediler. 'Olmayanları şu anda alıyoruz. Zaten tutuklanıyorlar' dediler" ifadelerini kullandı.

Tümgeneral Dişli, ifadesinde Genelkurmay Başkanı Akar'ın rehin tutulduğu sıradaki tüm konuşmalarını kendisinin cep telefonuyla yaptığını, Başbakan Binali Yıldırım'a da bu konuşmalar sırasında "Siz polisi ben askeri geri çekeyim, kan dökülmesin" teklifinde bulunduğunu iddia etti.

'AKIN PAŞA BU İŞTE YOK'

Tümgeneral Dişli ayrıca, Tümgeneral Kubilay Selçuk'un kendisine eski Hava Kuvvetleri Komutanı Akın Öztürk için "Akın Paşa sizin ağzınıza bakıyor, 'evet' derseniz o da bu işe dahil olacak. Akın Paşa bu işte yok" dediğini öne sürdü.

Genelkurmay Başkanlığı Karargahına geçtiğini dile getiren Dişli, "Komutanın odasına girerken o katta özel kuvvet giyimli 2-3, yüzleri açık ancak tanımadığım şahıslar karşıladı. Komutan'ın odasına girmeden 2 ofis vardır. Birine beni çektiler. 'Silahlı Kuvvetler duruma, yönetime el koydu. Yurtta Sulh Cihanda Sulh Operasyonu başladı. Komutan'ın da bizimle olmasını istiyoruz' dediler" ifadelerini kullandı.

'SANA GÜVENİR, SEN İKNA EDERSİN'

Orgeneral Akar ile 16 yıldır birlikte çalıştığını, kendisini yakinen tanıdığını anlatan Dişli, "Bana, 'Sana güvenir, sen ikna edersin, yoksa ikinizi de paketleyip götüreceğiz' dediler. Bana uçakların havada olduğunu, sıkıyönetim emrinin yayımlandığını söylediler. Bütün komutanların bunun içinde olduğunu söylediler. 'Olmayanları şu anda alıyoruz. Zaten tutuklanıyorlar' dediler. Beni Komutan'ın odasına soktular" dedi.

Odaya girdiğinde Orgeneral Akar'ın evrak okuduğunu aktaran Tümgeneral Dişli, kendisini takdim ettikten sonra komutanın "Otur" dediğini belirtti. Akar'ın dışarıda yaşananlardan haberi olmadığını belirten Dişli, Genelkurmay Başkanı'nın kendisine "Hayrola, ne yaptın?" dediğini aktardı. Durumu Orgeneral Akar'a arz ettiğini bildiren Dişli, şunları söyledi:

'HANGİ DEVİRDE YAŞIYORUZ?'

"Bana 'Dalga geçecek zaman mı?' dedi. Kendisi ile samimi olduğumuz için bu şekilde söyledi. Kendisine 'Birazdan canlı yayın olacağını, orada bildiri yayımlanacağını' söyledim. Yüz ifadesi değişti. Bir süre sonra dışarıdan silah sesleri duyuldu. Bana 'Bak' dedi. Ben dışarı çıktım. O sırada 2. Başkan Yaşar Paşa'ya girerken ya da onu götürürken biri vuruldu. Ben içeri tekrar döndüğümde işin ciddi olduğunu söyledim. Tekrar yoğun silah sesleri duydum. Sonra alçaktan uçak geçti. Bana dışarıdan Yaşar Paşa'yı çağırmamı söyledi. Özel kuvvetçiler beni Yaşar Paşa'ya göndermedi. Sürekli benim üzerimden 'Komutan kabul etti etti, yoksa ikisini de götüreceğiz' dediler. Kendilerinin neden Komutan'ın yanına, odasına girmediklerini bilemeyeceğim. Benim kendisini ikna edebileceğimi düşünmüş olabilirler. Genelkurmay Başkanı Akar çok ağır sözler söyledi. 'Kim bunlar, hangi devirde yaşıyoruz?' diye tepki gösterdi. "

Akıncı'daki üssün 16 Temmuz sabahında bombalanmasıyla "karşı taraf"ın direncinin kırıldığını bildiren Dişli, Orgeneral Akar'ın teklifini kabul ederek kendilerine iki helikopter verdiklerini anlattı.

Kendisi ve Orgeneral Akar'ın bindiği helikopterin Çankaya Köşkü'ne gittiğini anlatan Dişli, orada Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş tarafından karşılandıklarını, daha sonra da diğer bakanların geldiğini aktardı.

Kaynak: BBC Türkçe

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.