11 Mart 2012 Pazar 13:27
'Manisalı gençler'e 16 yıl sonra işkence tazminatı

MANİSA’da 1995 yılında polis tarafından gözaltına alınıp, gördükleri işkence sonrasında haklarında dava açılan ve kamuoyunda ’Manisalı Gençler’ olarak tanınan 16 genç, 16 yıldır sürdürdükleri hukuk mücadelesini Danıştay’ın son verdiği kararla kazanarak İçişleri Bakanlığı’nı işkenceden tazminata mahkum ettirdi.

 

Milliyet’in haberine göre, televizyon dizilerinde rol alan oyuncu Münire Apaydın’ın da aralarında bulunduğu işkence mağduru gençlerden Aşkın Yeğin, "Gözaltı süresinin uzunluğundan dolayı Türkiye AİHM’de mahkum oldu. Şimdi de işkenceden mahkum oldu. Bizim için paradan çok işkenceden mahkumiyet aldırmamız önemli. Şimdi de beraatla sonuçlanan haksız tutukluluk süresiyle ilgili açtığımız davalarda mücadele edeceğiz" dedi.

 

Manisa Emniyet Müdürlüğü, 26 Aralık 1995 tarihinde düzenlediği operasyonda, bir vagona ’Paralı eğitime hayır’ yazdıkları gerekçesiyle evlerini bastığı çoğunluğu öğrenci 16 genci gözaltına aldı. Emniyetteki sorguları 11 gün süren ve bu süre içerisinde aileleriyle görüştürülmeyen 16 genç ağır işkencelerden geçirildi, ilgileri olmayan olaylarla suçlandı, ’duvarlara yazı yazmak’, ’bildiri dağıtmak’, ’molotofkokteyli atmak’, ’gizli bir örgüte üye olmak’ suçlamalarıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. Gençlerden birinin annesinin cezaevi aracının peşinden koşarak ’Götürmeyin kızımı, o daha çok küçük’ çığlığı, gençlerin yargılandığı davanın simgesi oldu. Yargılanma sonrasında gençler, ilk olarak Manisa Sulh Ceza Mahkemesi’nde 14 Mart 1997’de izinsiz yazı yazmaktan, 28 Ekim 2000 tarihinde de ifadelerinin işkence altında alınması ve başka bir kanıt bulunmaması gerekçesiyle, İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde beraat etti.

 

POLİSLER CEZA ALDI

Bu arada ailelerinin ve beraat eden gençlerin şikayeti üzerine, ’Manisalı Gençler’ soruşturmasını yürüten 10 polis memuru da yargı karşısına çıktı. Yerel mahkeme kararlarının birçok kez bozulmasına rağmen 2003 yılında Yargıtay 8. Ceza Dairesi, zaman aşımı süresinin dolmasına üç ay kala kararı onayarak 1’i başkomiser 10 polisi, 5 ile 10 yıl arasında değişen hapis cezalarına çarptırdı.

 

HUKUK MÜCADELESİ BAŞLATILDI

2.5 ay ile 2 yıl 3 ay arasında değişen sürelerde demir parmaklıklar arkasında kaldıktan sonra beraat eden 16 genç, özgür kalmalarının ardından hukuk mücadelesi başlattı. Gençler ilk olarak uzun gözaltı süresi nedeniyle AİHM’de Türkiye’yi 13 bin 800’er Euro para ödemeye mahkum ettirdi. Ardından da İçişleri Bakanlığı aleyhine işkence nedeniyle tazminat davası açtı. Manisa Bölge İdare Mahkemesi’nde görülen dava sonrasında gençler, 2002 yılında verilen 10’ar bin liralık tazminatı az bularak Danıştay’a itiraz etti. İtirazın Danıştay tarafından kabul edilmesinin ardından aynı mahkeme bu kez 2007 yılında, İçişleri Bakanlığı’nın 10 bin ile 25’er bin TL arasında değişen miktarlarda tazminat ödemesine karar verdi. Yaklaşık 16 yıl süren hukuk mücadelesinin ardından da kazanan yine Manisalı gençler oldu. Danıştay, kısa süre önce, İçişleri Bakanlığı’nın itirazını reddederek işkence gören gençlere 10 bin ile 25’er bin TL arasında tazminat ödenmesi kararını onadı.

 

’Manisalı Gençler’in beraat etmelerinin ardından, tutuklu kaldıkları sürelerle ilgili Maliye Bakanlığı’na açtıkları davalardan da yine tazminat kazandıkları, ancak kararlara itiraz edildiği için Danıştay’ın bunları da önümüzdeki günlerde sonuçlandıracağı öğrenildi.

 

"BİZ KAZANDIK AMA BİTMEDİ"

Televizyon dizilerinde rol alan oyuncu Münire Apaydın’ın da aralarında yer aldığı ’Manisalı Gençler’ olayında işkence gören Aşkın Yeğin, işkenceye karşı verdikleri 16 yıllık hukuk mücadelesini kazandıklarını söyledi. Yeğin, "Gözaltı süresinin uzunluğundan dolayı Türkiye AİHM’de mahkum oldu. Şimdi de işkenceden mahkum oldu. Bizim için paradan çok işkenceden sorumluları mahkum ettirmek önemli. Bunları başardık. Ama mücadelemiz bitmedi, beraatın ardından haksız tutuklanmamızla ilgili de davalarımız devam ediyor. Onu da kazanacağımıza inanıyorum. Bizler gelecek nesillerin bizim gibi acılar yaşamasını istemiyoruz" dedi. Aşkın Yeğin’in avukatı Dilara Ömeroğlu ise, "İşkenceye karşı hukukun üstün gelmesini sağladığımız için mutluyuz. Bu mücadelemiz de devam edecek" diye konuştu.

 

YANGINI MOLOTOFA BAĞLADILAR

Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin, kamuoyunda "utanç davası" olarak bilinen, Mardin’de 13 yaşındayken satıldığı 26 kişinin tecavüzüne uğrayan N.Ç. ile ilgili davada, "rıza ile cinsel ilişki" kararını onaması çok tartışılmıştı. Bu kararı veren yerel mahkemede başkan olan Niyazi Erdoğan Manisa Davası’nda da başrollerdeydi.

 

Davanın mağdurlarından Emrah Sait Erda, Demokrat Haber’in “Hakim Niyazi Erdoğan ismi sana ne anlatıyor?” sorusuna şöyle yanıt vermişti:

 

“Niyazi Erdoğan’ı kişisel olarak tanımam, belki çocuklarına karşı iyi bir babadır, eşi için şefkatli bir kocadır, alış veriş için gittiği bir markette kibar bir insandır ama ben ve arkadaşlarım için kendisi şöyle bir insandır; 14 yaşındaki bir çocuğu “Silahlı Propaganda Birliği” komutanı olarak kabul etmiş ve işkence görmediğini söylemiştir. 16 yaşındaki kızlara emniyette uygulanan cinsel tacizi dava konusu olarak bile görmemiştir (Onun için olağandır bu tür durumlar). İşkencecileri teşhis ettiğimiz duruşmada, teşhislerimizi tutanaklara geçirmemek için hem bizimle hem de avukatlarımızla kavga etmiştir. Tanık olarak gelen itfaiye çavuşuna molotof yangını üzerine ders vermiş ve Manisa itfaiyesinin işini iyi yapmadığını söylemiştir (Davamızda “atılmayan bir molotof için” ceza aldığımızı hatırlatmak isterim. Manisa itfaiyesinin yangının tüplü sobadan çıktığına dair hazırladığı raporu mahkeme yok saymıştır). Bizlere ceza verdikten 15 dakika sonra "devletle uğraşmanın ne demek olduğunu anlayıp anlamadığımızı" merak etmiş ve bunu sormuştur. Kendisinin daha yüzlerce “iyi” davranış ve kararları olduğunu biliyoruz ama kişisel olarak benim için Niyazi Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti’nin Adalet anlayışının canlı bir örneğinden başka bir şey değildir.”

Son Güncelleme: 12.03.2012 12:41
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Yorumlardan doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderene aittir.