'Kozinoğlu Akın Birdal’ı öldürecekti’

Faili meçhul cinayetleri soruşturan savcıya “40 kişilik ölüm listesi”ni gördüğünü söyleyen eski MİT yöneticisi Mehmet Eymür, bazı cinayetleri kendisinin önlediğini iddia etti: “Kozinoğlu MİT’te görevliyken altındaki astsubayla birlikte İHD Başkanı Akın Birdal’ı öldürmek üzere plan yaptığı bilgisi bana ulaştı. İfadesini aldım ve Kozinoğlu’nu cezalandırdım. Buna ilişkin tüm yazı ve belgeler MİT Başkanlığı’nda var”

 

HABERTÜRK’te dün yayımlanan ve savcıya “40 kişilik ölüm listesi”ni gördüğünü anlatan Eymür, MİT ve Emniyet’e yönelik de çeşitli iddialarda bulundu. İşte Mehmet Eymür’ün anlattıklarından satır başları:

 

‘KOZİNOĞLU’NU CEZALANDIRDIM’

 

MİT’in yabancı operasyon timi olmadığı için, Özel Harp Dairesi’nde görev yapmış Albay Orhan Çoban başkanlığında 5-6 kişilik bir ekibi MİT’e aldık. Ancak bunlardan Kaşif Kozinoğlu’nun MİT’e alınmasına karşı çıktım. Çünkü Kozinoğlu’nun, Özel Harp Dairesi’nde problemleri olduğunu birçok gayri yasal işlere karıştığını duymuştum. Hatta bu durumu Orhan Çoban’a ilettiğimde, ‘Biz bir ekibiz, biz ekip olarak gelir gideriz. Bu istediğiniz ayıp olur’ dedi. Karşı çıkmama rağmen Kozinoğlu MİT’e alındı. Kozinoğlu, MİT’te görevliyken altındaki astsubayla birlikte İHD Başkanı Akın Birdal’ı öldürmek üzere plan yaptığı bilgisi bana ulaştı. İstihbarat birimleri haberim olup olmadığını sordu. Haberimin olmadığını belirterek soruşturma açtım. İfadesini aldım ve Kozinoğlu’nu cezalandırdım. Buna ilişkin tüm yazı ve belgeler MİT Başkanlığı’nda vardır. Şenkal Atasagun, Kaşif Kozinoğlu’nu himayesine aldı. Kendi Dış İstihbarat Başkanlığı’nda kullanmaya başladı.

 

‘MİT’E DÖNMEMİ ÖZER ÇİLLER İSTEDİ’

 

1. MİT raporundan sonra teşkilattan ayrılmam sırasında Korkut Eken hiç gereği yokken MİT’ten ayrıldı. ‘Madem siz ayrılıyorsunuz. Ben de ayrılıyorum’ dedi. Korkut Eken ile buz fabrikası kurduk. Parasal katkısı olmadı. Ancak kendisini kardeşim gibi görüyordum. Onu fabrikaya ortak yaptım. Ailemden yardım aldım, paralı memur olmadım. 1994 yılında Antalya’da bulunduğum sırada Şengal Atasagun geldi. ‘Antalya’da güvenlik şirketi kuralım çalıştıralım’ dedi. Bu arada Sönmez Köksal’ın, MİT Müsteşarı olmasıyla birlikte Şenkal Atasagun Ankara’ya tayin oldu. Şenkal, bana ‘Seni MİT’e düşünüyoruz. Abdullah Öcalan’ı yakalamak için bazı görevler verildi’ dedi. Ben de hükümetin bunu kabul etmeyeceğini söyledim. Beni, Çiller’e gayrı resmi danışmanı methetmiş. Tansu Çiller’in eşi Özer Çiller, beni Ankara’ya çağırdı. ‘Size MİT’te görev vermeyi düşünüyoruz’ dedi. Resmi sıfatı olmayan Özer Çiller ile görüşme yapmam garibime gitmişti. Ama Teşkilat’ın sıkıntılarını Özer Çiller’e iletiyordum. Bazen lüzumsuzluklar yapıyordu. Özer Çiller’in bir yatı vardı. Zeynep Özal’a Jaguar marka araba hediye eden ismini hatırlamadığım şahısla samimiydi. Yanlış insanlar olduğunu söyledim. Uzak durmasını istedim...

 

‘O güvenlik şirketinin adı Mumcu cinayetinde de geçmişti’

 

ÖZEL İstihbarat Daire Başkanlığı’na geldiğim sırada Mecit Baskın, Namık Erdoğan, Faik Candan cinayetleri işlenmişti. Avukat Yusuf Ekinci cinayeti hakkında biraz bilgim vardı. Oğlu babasının ölümü ile ilgili olarak Mehmet Ağar’ı sorumlu tutuyor ve tehdit aldığını söylüyordu. Biz de dinleme yaptık. Özel Harekâtçıların gidip geldiği bir güvenlik şirketi vardı. Bir paşa vardı. MHP’nin Rusya Başkanlığı’nı yapan İrfan isimli şahıs da bu güvenlik şirketindeydi. Yapılan görüşmelerde, cinayetin Özel Harekât polisleri ve devlette görevli şahıslar tarafından işlendiği ortaya çıkmıştı. Hatta bu güvenlik şirketinin ismi Uğur Mumcu cinayetinde basında yer almıştı.

 

SİYASİ CİNAYETLER

 

Susurluk olayı patlak vermeden önce MİT Kontr Terör Dairesi Başkan Yardımcısı olarak bir yazı yazdım. Yazıda, devlet içerisinde görev yapan etkili şahısların güdümündeki bir kısım kamu görevlisinin, Özel Harekât polisleri, Özel Harp Dairesi’nden askerler ve yine mafyavari şahıslarla, siyasi cinayetler işlediğini, haraç aldığını, bir terör olgusu geliştiğini bildirdim. İsimlerini tek tek yazdığım bu şahısların izlenerek konunun üzerinde hassasiyetle durulması gerektiğini belirttim. Daha sonra duyduğum kadarıyla MİT İstihbarat Başkanı olan Miktat Alpay’ın bu yazıyı tek tek bölge başkanlıklarından geri aldığını yazının kayıtlı olduğu defteri eskiterek yeni kayıt defteri açtığını öğrendim. Ayrıca Ergenekon davasından tutuklu olarak yargılanan Doğu Perinçek ile ilişkisi olduğunu duydum. Ben bu terör olgusuna ilişkin yaptığım araştırmada devlet içinde askeriyede JİTEM, Emniyet’te Mehmet Ağar ve Korkut Eken’in başını çektiği Özel Harekâtçılardan oluşan yine MİT’te görevli Özel Harp Dairesi’nden bir kısım insanların karıştığı bir takım cinayetler işlendiğini öğrendim.

 

BAŞBAKANLIK KARTI VAR

 

YEŞİL kod adlı Mahmut Yıldırım’ı Elazığ’da bulunan memur aracılığıyla tanıdığını belirten Mehmet Eymür “Elazığ’da MİT adına çalışıyormuş. Hem Jandarma İstihbarat hem de Başbakanlık kartı vardı” dedi. ‘Başbakanlık kartı var’

 

Ankara Cumhuriyet Savcılığı’nın 4 faili meçhul cinayetle ilgili yürüttüğü soruşturmada gözaltına alınan eski MİT yöneticisi Mehmet Eymür, 9 sayfa ifade vermişti. 33 saat tutulduktan sonra serbest bırakılan Eymür, “Askeriyede JİTEM Emniyet’te Ağar ve Eken’in başını çektiği Özel Harekâtçılardan oluşan, yine MİT’te görevli Özel Harp Dairesi’nden bir kısım insanların karıştığı cinayetlerin işlendiğini öğrendim” dedi. (Habertürk)

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.