Kobani Gözlem Raporu

Şırnak-Mardin Eczacı Odası’na üye 3 eczacıdan oluşan heyet 21 Nisan’da Kobani’ye giderek bir rapor hazırladı. 

Raporun tam metni:


KOBANİ GÖZLEM RAPORU 
43. BÖLGE MARDİN-ŞIRNAK ECZACI ODASI

Özet

Uzun süre IŞİD saldırılarına maruz kalan ve büyük bir kısmı harabeye dönen Kobani şehrinde, eskisi kadar gündemde olmasa da , köylerde şiddetli çatışmalar devam ediyor.

Tek tük açılan dükkanlar, okulun yolunu tutan öğrenciler, savaşın izlerini taşıyan sokaklarda koşuşan çocuklar... Kobani'de yaşam, savaşın gölgesinde de olsa yeniden kurulmaya çalışılıyor. Saldırılar nedeniyle göç eden aileler geri dönüş yolunu tutmuş durumda. Barınma, beslenme ve diğer temel insani ihtiyaçlar anlamında zor günler geçiren kent, henüz doğrulabilmiş. Kendine yetebilecek duruma gelmesi için, belki de yıllar gerekiyor. Şu gerçeğin altını çizmekte fayda var; Kobani, her zamankinden daha fazla desteğe - özellikle temel insani ihtiyaçlar anlamında- ihtiyaç duyuyor.

Bir yıla yakın bir süredir Rojava'ya Kardeş Eli sloganıyla yürütmekte olduğumuz yardım kampanyamız çerçevesinde Kobani'ye sağlık ihtiyaçları konusunda yardımlar göndermenin yanı sıra ağır çatışmalar yaşanırken, Suruç'a göç etmek zorunda kalan aileler için, 40 gün ücretsiz ilaç hizmeti veren Eczanenin kurulması ve organizasyonuna aktif katılım sağladık. Bugüne gelindiğinde, Kobani için ne yapılabilir sorusunun cevabı ve yapılması gerekenler üzerine yoğunlaşmış durumdayız.

Bu bağlamda, Kobani'de ki durumu yerinde görerek bunu raporlaştırma ve eylem planı çıkarma adına odamıza üyesi 3 eczacıdan oluşan bir heyet ile ,21 Nisan tarihinde Kobani'de incelemelerde bulunuldu. Kobani kent ve sağlık yönetimiyle yapılan görüşmeler; onların eşliğinde kentte ve özellikle sağlık merkezlerinde yapılan incelemelerle bu rapor hazırlanmıştır.

Henüz tam organizasyonun sağlanamadığı kentte, birçok konuda istatistik veriler henüz bulunmamaktadır. Rapor, yaşanılan durumu en doğru şekilde ifade etmeye çalışmakla beraber, bazı konularda muğlaklıklar taşımaktadır. Bu muğlaklıklar zamanla netliğe kavuşacağı için, bu eksikliğin kabul edilebilir olduğunu düşünüyoruz.

Giriş

Doğu ve güney kısmı tamamen harabeye dönen kentte, nispeten daha iyi durumda olan batı kısım ile güvenliği sağlanmış köylerde yaklaşık 90 bin insan yaşamaktadır. Nüfus, kente geri dönüşlerin devam etmesiyle her geçen gün artmaktadır. Mevcut barınma imkânları dönüş yapan insan sayısını karşılamadığı için birden fazla aile aynı evde barınmaktadır. İnsanların günlük temel ihtiyaçları ise Suruç’ta toplanan yardımlar ile karşılanmaktadır.

Yaşama elverişli bölgede kanalizasyon altyapısı kullanılabilir durumda olduğundan acil bir sorun tespit edilmemiştir. Ancak, nüfusun artması ile risklerin ortaya çıkabileceği öngörülmektedir. Kentte 1,5 yıldır elektrik şebekesi bulunmamaktadır. Elektrik ihtiyacı jeneratör, güç kaynağı vb araçlarla karşılanmaktadır.

IŞİD saldırıları öncesi jeneratörlerde kullanılacak yakıtı, Suriye'de ki kentlerden görece çok daha düşük fiyatla temin eden kent için şu anki tek tedarik yolu, Türkiye. Şehirde su şebeke sistemi bulunmadığından evlerde su ihtiyacı kuyularla karşılanmaktadır. Yapılan kısmi analizlerde mevcut kuyu sularının yaklaşık %60’ının kullanıma uygun olduğu tespit edilmiştir. Fakat dezenfeksiyon imkânı yetersiz olduğundan sağlık risklerinin ortaya çıkma ihtimali mevcuttur. Belediye hizmetleri yeterince yürütülemediği için özellikle çevre temizliği düzenli şekilde yapılamamaktadır. Çöp toplama faaliyetleri ise Suruç Belediyesi’ne ait araçlar tarafından kısmen yürütülebilmektedir. Yaz aylarının başladığı da düşünülürse halk sağlığını tehdit eden risklerin arttığını söyleyebiliriz.

Mayın ve diğer tuzakların oluşturduğu riskler nedeniyle savaş enkazı istenilen hızda temizlenememektedir. Yıkıntıların yol açtığı yoğun toz, başta solunum yolları hastalıkları olmak üzere birçok hastalık etkenini taşıma riskini barındırmaktadır. Öte yandan, enkaz altında bulunan cesetlere ulaşılamıyor olması salgın-bulaşıcı hastalık riskini artırmaktadır. Fare, yılan, akrep gibi hayvanların sayısında görülen artış ve çürümeye bağlı ortaya çıkan kötü koku yaz aylarının başlamasıyla bu riskin daha da artacağını göstermektedir.

Kentteki Genel Sağlık Tablosu

IŞİD saldırılarının ilk hedeflerinden biri, kentte bulunan 3 hastane olmuştur. Saldırı öncesi kurumsallaşmış Kanton Sağlık Bakanlığı yeniden organize edilmeye çalışılmaktadır. Şu an için, bütün sağlık hizmetlerini organize eden ve tam kurumsallaşamamış sağlık koordinasyondan bahsetmek mümkündür . Mevcut durumda sağlık hizmetleri biri geçici olan iki sağlık merkezi, bir adet özel hastane ve 15 adet serbest eczane vasıtasıyla verilmektedir. Bu merkezlerden yalnızca Özel Emel Kobani Hastanesi’nde 2. basamak sağlık hizmetleri kısmi olarak verilebilmektedir. Diğer merkezler yeterli düzeyde olmamakla beraber 1. basamak sağlık hizmeti sunmaktadır. Mevcut sağlık merkezlerinin yetersiz olmasından dolayı, ağır hastalar Türkiye’deki hastanelerde tedavi görmektedir.

Kentteki sağlık kadrosu; 12 doktor, 17 hemşire, 12 yardımcı sağlık personeli ve 2 eczacıdan oluşmaktadır. Bu sağlık personeli yukarıda bahsedilen sağlık merkezlerinin tümün de dönüşümlü ve koordineli olarak çalışmaktadır.

Aşağıda mevcut sağlık merkezleri ile ilgili daha geniş bilgi paylaşılmaktadır.

Geçici sağlık merkezi:
Önceleri askeri amaçlı olarak kurulan merkez şuan sivillere de hizmet vermektedir. Günlük ortalama 40 kişinin başvurduğu merkezden hizmet alan hastaların yaklaşık yarısı sivildir.

Bir binanın bodrum katında bulunan ve yaklaşık 200 m2 alana sahip olan merkezde 8 oda bulunmaktadır. Giriş kısmı dar ve kapısız olan merkezde, sedye ve tekerlekli sandalye taşınmasına uygun bir rampa bulunmamaktadır. Yapı eski, havalandırma sisteminden yoksun, yer seviyesi altında olduğundan ışık almayani havasız ve rutubetli bir durumdadır. Sürekli akar durumda su bulunmadığından genel temizlik ve hijyen sıkıntıları bulunmaktadır. Elektrik ihtiyacı yetersiz düzeyde karşılandığından, tıbbi cihazlar sık sık bozulmakta veya işlevine uygun olarak kullanılamamaktadır.

Muayene, Acil Müdahale, Laboratuar odaları alan, malzeme ve cihaz bakımından yetersizdir. Toplam 12 yatağın bulunduğu kadın (5) ve erkek (7) müşahade odaları dar, karanlık ve havasızdır. Merkezdeki bütün yatakların eski ve paslı olduğu gözlenmiştir. Basit müdahalelerin yapılabildiği bir ameliyathane mevcuttur. İzole olmayan ve havalandırma sistemi bulunmayan ameliyathanede, steril bir ortam mevcut değildir.. Eczane olarak kullanılan özel bir alan yoktur. Paravanla kapatılmış 5 m2’lik bir bölge bu amaçla kullanılmaktadır. Saklama koşullarına uygun ortam (oda sıcaklığı ve nem konusunda) bulunmamaktadır.

Heyva Sor a Kurd Sağlık Merkezi: 25 gönüllünün çalıştığı merkez, sağlık dışında temel insani ihtiyaçların belirlenmesi ve giderilmesi konusunda çalışma yürütmektedir. Kuruluş bünyesinde 1. basamak sağlık hizmeti sunan bir birim bulunmakta ve günlük ortalama 250 hastaya hizmet verilmektedir. İlaç, gıda, giyim gibi temel insani ihtiyaçlar konusunda ulaşan yardımları, ücretsiz halka ulaştıran kurum, bu yardımları karneler aracılığıyla kontrol altında tutmakta ve ihtiyaç sahiplerine ulaştırmaya çalışmaktadır . Kurum çalışanları, Kobane'de ki çatışmalar devam ederken başlattıkları mobil sağlık hizmetini köyler ve sınır bölgelerinde bulunan ailelere yönelik devam ettirmektedirler. Fakat ellerindeki imkanların çok az olması sebebiyle bu hizmeti istenilen ölçüde gerçekleştiremememktedirler.

Özel Emel Kobani Hastanesi:
2. basamak sağlık hizmeti verilen hastanede personel ve tıbbi cihaz imkânı yeterli düzeyde olmamakla beraber diğer merkezlere göre daha iyi durumdadır. Ücretli hizmet veren hastanede, maddi imkânı bulunmayan hastaların tedavi giderleri, Kobani’deki Sağlık Koordinasyonu tarafından karşılanmaktadır. Karşılama şekli ise, tedavi tutarı değerindeki ilacın hastaneye verilmesi şeklindedir. Hastanede günde ortalama 400 kişiye hizmet sunulmaktadır.
Eczaneler: Şehir merkezinde özel olarak çalışan 15 eczane bulunmaktadır. Daha önce Halep ve Şam gibi merkezlerden karşılanan ilaç ihtiyacı, ulaşım imkânları ortadan kalktığından ilaç temininde ciddi sıkıntılar yaşanmaktadır. Merkezi bir destek sağlanamadığı için ilaç bedeli hastalardan talep edilmektedir.

Güncel Bilgiler:

• Hastaların %40’ı bebek ve çocuklardan oluşmaktadır
• Yetişkin hastalıklarının %30’u dâhili (diabet, kardiyovasküler, astım vb.), %10’u ise jinekolojik hastalıklar için başvurmaktadır.
• Hastaların %20’si sadece ilaç almak için başvurmaktadır.
• En sık görülen hastalıklar arasında bronşit, gastrit, hassas bağırsak sendromu ve astım sayılabilir.
• 2 aya yakın Leishmania (şark çıbanı) salgını devam etmiş ve birçok insanı etkilemiştir. Salgını engellemek için ilaçlama çalışması bugünlerde başlanmış ve kontrol altına alınmıştır.
• Şehirdeki su sıkıntısı ve barınma yetersizliğinden dolayı bit, uyuz ve enterit gibi hastalıklar sıkça görülmektedir. Henüz salgın boyutuna ulaşmasa da mevcut koşulların devam etmesi durumunda salgın riskleri büyümektedir.
• Sağlık kurumlarının yetersizliğinden dolayı tedavi gören hastaların %30’u hizmet alamadan aynı şikayetlerle geri dönmektedir.
• İleride su kaynaklı epidemik hastalıkların ortaya çıkma tehlikesi mevcuttur.
• Sıcaklıkların artması ile enkaz altında bulunan cesetlerden kaynaklı bulaşıcı salgın hastalıkların yayılacağı öngörülmektedir.
• Kronik hastalıklardan özellikle hipertansiyon, diabet, astım vakaları sayıca fazladır.
• Rutin yapılması gereken bebek aşılarının hiçbiri 8 aydır yapılamamıştır. Özellikle kızamık vakalarında ciddi artış bulunmaktadır.
• Savaş kaynaklı psikolojik problemler özellikle kadınlar arasında artış göstermiştir. Son zamanlarda prematüre doğum sayısında da belirgin bir artış vardır. Bu durumda yenidoğan bebek bakımını da zorlaştırmaktadır ve anne-bebek ölümü ihtimali yükselmektedir.
• Tanı ve tedavi amaçlı kullanılan malzemelerin sterilizasyonu yeterli şekilde yapılamamaktadır. Sterilizasyon amaçlı, malzemeler sabunlu su ile yıkandıktan sonra ispirto ile silinmektedir. Bu durum hastane kaynaklı enfeksiyonların ciddi boyutlara ulaşıp yayılması riskini beraberinde getirmektedir.
• Sağlık personeli konusunda en önemli eksiklik ortopedi, fizik tedavi ve cerrahi branşlarda uzman doktor sayısının yetersiz olmasıdır.
Çözüm Önerileri:
• Özellikle enkaz altında bulunan cesetlerin en kısa zamanda uygun şekilde temizlenmesi.
• Türkiye-Kobani arasında insani yardım koridorunun oluşturulması.
• Kentte hizmet verecek en az iki adet tam teşeküllü hastanenin farklı bölgelere kurulması.
• İçme suyu şebekesinin hastalık riski oluşturmayacak şekilde yeniden yapılandırılması.
• Kırsal yerleşim bölgelerine hizmet verecek en az bir mobil sağlık aracının oluşturulması.
• Çeşitli aşılama etkinliklerinin gerekli prosedürlere uygun şekilde acilen gerçekleştirilmesi.
• Elektrik ihtiyacını karşılayan jeneratörlerde kullanılan yakıtların (benzin, motorin gibi) insani yardım kapsamına alınarak kente ulaştırılması.
• Özellikle kadınlarda görülen yaygın psikolojik sorunlar için psikolog ve psikiyatrist desteğiyle kapsamlı bir çalışma yürütülmesi.
• Ortopedi ve cerrahi branşlarında yaşanan doktor sıkıntısı konusunda çalışma yürütülmesi.
• Kentin daha hızlı toparlanmasını sağlayacak ticaret vb faaliyetler için, Mürşitpınar Sınır kapısının, Gümrük Kapısı statüsüne kavuşturulması

Sonuç

Kobani'de, her geçen gün artan nüfus, beraberinde, sağlık konusundaki ihtiyaçlarında büyümesini getirmektedir.
Sınır Tanımayan Doktorlar örgütü, eski bir okul binasını 13 yatak kapasitesine sahip hastaneye dönüştürmek üzere çalışmaktadır. Ancak, ihtiyacın karşılanması için bu sevindirici gelişmenin yeterli olamayacağı ortadadır.
Sağlık alanında yapılabilecek çalışmalar konusunda, yapılan gözlemler ve Kobani Kriz Koordinasyonuyla devam eden iletişim sonucunda, aşamalı bir çalışma yürütülmesi gerektiği ortaya çıkmıştır. Şöyle ki;
İlk aşamada, kentin mevcut sağlık personelinin idare edebileceği (yatak sayısı,ekipman vb konuların kısa sürede netleşeceği) bir hastane ve köylere hizmet götürecek bir Mobil Sağlık merkezinin acilen kurulması gerekmektedir.

Kobani'nin yeniden kurulması gerekliliği, sağlık konusunda yapılacak planlamaların buna bağımlı olmasını getirmektedir. Bu nedenle, sağlık alanında orta ve uzun vadede yapılabileceklerin gerçekçi bir şekilde öngörülemeyeceği aşikardır.

Mardin-Şırnak Eczacı Odası olarak ilk aşamada yapılması gereken hususlarda Mayıs ayı içerisinde harekete geçeceğiz. Bir yıldır yürüttüğümüz Rojava’ya Kardeş Eli kampanyası kapsamında bugüne kadar Cizire ve Kobani Kantonlarına ulaştırdığımız yardımlar ile, ilaç ve tıbbi malzemeler konusunda oluşturduğumuz desteğin daha güçlü kılınması için, çalışmalarımızı daha da yoğunlaştırmış durumdayız.

Bu bağlamda 23 Mayıs'ta Mardin'de düzenleyeceğimiz konser bizim için büyük önem taşıyor. İlkay Akkaya, Suavi,Metin Kemal Kahraman,Çar Newa Serhat, Zelal Gökçe, Serhat Kural, Ahmet Aslan, Tara Mamedova ve Erdoğan Emirin katılacağı konser 23 Mayıs’ta Mardin Şehir Stadında gerçekleşecektir.

KONSER GELİRİ YARDIM HESABINA AKTARILARAK KOBANİ'DE HASTANE KURULMASI İÇİN KULLANILACAKTIR.
Hedefimiz öncelikle, başta Kobani olmak üzere Rojava'da ki sağlık merkezlerinin eksikliklerini tamamlama ve orta vadede ihtiyaç bulunan yerlerde hastaneler ve mobil sağlık merkezlerinin kurulmasıdır.
Çağrımız, yapılacak konsere ve özellikle SMS ile yardım toplama faaliyetimizin daha güçlü duyurulması konusunda bizlere destek verilmesidir.

Kampanya ile bilgiler:

- SMS ile DERMAN yazıp 4384e göndererek 5TL bağışta bulunulabilir.
-Mardin Vakıfbank şubesinde yurt içi ve yurt dışı bağış hesapları açıldı;
Vakıfbank Mardin şubesi
Hesap Adı: Mardin Eczacılar Odası yardım hesabı
-YURT İÇİ YARDIMLAR İÇİN:
IBAN:TR050001500158007302223290

-YURT DIŞI YARDIMLAR İÇİN:
SWIFT KODU: TVBATR2A
EURO HESABI:TR380001500158048015059301
USD HESABI:TR480001500158048015059315
STERLİN HESABI:TR260001500158048015059323

İLETİŞİM:
Facebook: Rojavaya Kardeş Eli
Twitter: @rojavakardeseli
Hastag: #DermanYaz4384eGönder
İrtibat Tel.: 04822128747-05368992887-05332809083-05425381215-05377400907 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.