KCK: Geri çekilme iki koşula bağlı

KCK Yürütme Konseyi Üyesi Duran Kalkan, Sterk TV’de, PKK gerillalarının geri çekilmesi, TBMM’de kurulan ‘çözüm komisyonu’ ile Akil İnsanlar heyeti konusunda önemli açıklamalarda bulundu.

"GERİLLA ÇEKİLME MERAKLISI DEĞİL, ŞU AN ÖYLE BİR POZİSYON DA YOK"

Medyada sıkça çıkan “Gerilla güçlerinin silah bırakarak geri çekileceği” ve “Geri çekilirken Türk ordusu tarafından denetleneceği” şeklindeki haberleri yalanlayan Kalkan,  "Gerillanın çekilme meraklısı olmadığını, halı hazırda çekilme pozisyonuna geçmiş olma durumunun da söz konusu olmadığını" söyledi.

Kalkan, “Şunun kamuoyu tarafından da, özellikle de ilgili kesimler tarafından da iyi bilinmesini istiyorum ki gerilla çekilme meraklısı değil. Güle oynayarak kimse çekilmek falan istemiyor. Tersi geçerlidir” dedi.

PKK lideri Abdullah Öcalan'ın Newroz'daki çağrısı ve KCK Yürütme Konseyi'nin 23 Mart tarihli talimatı temelinde gerillanın ateşkes pozisyonuna çekildiğini söyleyen Kalkan, bu pozisyonunun hala sürdüğünü ve bu konuda ne geri ne de ileriye dönük her hangi bir değişiklik olmadığını belirtti.

"GERİLLANIN ÖYLE KOLAY GERİ ÇEKİLMEYE İKNA EDİLMESİ MÜMKÜN DEĞİL"

'Silah bırakma' mevzuuna dair her hangi bir talimatın karargaha ulaşmadığını da sözlerine ekleyen Kalkan, "Herkes mevziisinde ateşkes konumunda kendini savunuyor, meşru savunma konumunda bekliyor, sürecin gelişimini izliyor. Gerilla birliklerimiz her olasılığa göre de hazır olmayı esas alıyor,” diye konuştu.

Duran Kalkan, yönetimlerinin ‘koşulların gerçekleşmesi temelinde’, çekilmenin başlayabileceğini söyleyerek, “Koşullar gerçekleşmiş mi gerçekleşmemiş mi onu yönetimimizin takdiri bilir," dedi ve "Yönetimimizde bir sorun yok, görüş birliği vardır. Fakat gerillanın öyle kolay, rahat geri çekilmeye ikna edilmesi mümkün değil” diye de konuştu.

NEDEN GERİ ÇEKİLMEYE İKNA ETMEK ZOR?

KCK Yürütme Konseyi Üyesi Kalkan, gerilla güçlerinin geri çekilmeye ikna edilmesinin neden kolay olmadığına şu sözlerle açıklık getirdi:

“Orta kademe komuta da, savaşçı güç de bir amaç için dağa çıkmış, silahlanmış durumda. Fedai çizgisinde, büyük bir cesaretle, fedakarlıkla savaşa hazır. Bunu laf olsun diye yapmıyor. Can sıkıntısını gidermek için yapmıyor. Bazı amaçlar, yaşam imkanları gerçekleşsin diye yapıyor. Önder Apo’ya özgürlük istiyor. Kürt sorununun çözüm sürecinin başlamasını istiyor. Kürt kimliğinin tanınmasını, Kürtlere adil, insanca, eşit davranılmasını istiyor. Bunları görmeden, gerillanın çekilmeye ikna edilmesi zordur. Bizim yönetimimizin bunu başarması çok zor bir iş.”

ÇEKİLMENİN İKİ KOŞULU

Duran Kalkan, gerilla güçlerinin hangi koşullarda ikna olabilecekleri ilişkin, bunun iki şekilde ancak olabileceğini belirterek şöyle dedi: 

“Bu konuda ya somut adımlar olur yada ancak önder Apo doğrudan girişimde bulunur, ikna edebilir. Yoksa öyle kolay olacağını ben hiç sanmıyorum. Kimse de öyle düşünmemeli. Sanki gerilla güle oynaya bunu yapacakmış, bunun için hazırmış gibi bir hava yaratılıyor. Onlar hakarettir. Gerillayı küçük göstermeye yönelik davranışlardır. Gerçekle hiçbir alakası yoktur. Öyle sananlar tersi durumlarla karşılaşırlarsa yalancılıkları ortaya çıkar. O bakımdan da kamuoyunun yalan yanlış bilgilendirilmesini doğru bulmuyoruz. Bunun ne basın ahlakıyla, ne de basın özgürlüğüyle bir ilgisi yoktur.”

‘KRİZ, DEVLET VE HÜKÜMETİN YETERLİ ADIMLAR ATMAMASINDAN KAYNAKLANIYOR’

KCK Yürütme Konseyi Üyesi Duran Kalkan, Meclis'te süreci izlemek üzere komisyonun kurulmasının geri çekilme konusunda yaşanan krizi aşmak için yeterli olup olmadığını da değerlendirirken, krizin kendilerinden değil, devlet ve hükümetin ‘yeterli adımlar atmamasından’ kaynaklandığını söyledi.

Kendilerinin mümkün olduğu kadar bir kriz olmaması için çaba harcadığını söyleyen Kalkan, öngörülenlerin yapılmasını beklediklerini söyledi ve şöyle devam etti: "Bunlar işte Akil İnsanlar Komisyonuydu, meclisin bu sürece el koymasıydı. Karar alması kanunlar yapması. Mademki siyasal süreç esas olacak, siyasi çözüm gelişecek, o halde en üst siyaset kurumu sürece el koymalı, kanun çıkarmalı, komisyon örgütlemeliydi. Dolayısıyla askeri güçlerin geri çekilişi siyasetin etkinliğinde, denetiminde olmalıydı.”

‘MECLİS İSTEKSİZ GÖRÜNÜYOR’

Atılan adımların zayıf olduğunu,  Meclis komisyonunun da çok yeterli görünmediğini söyleyen Kalkan, “Kanun yapma, karar alma konusunda meclis isteksiz görünüyor. Bir ilerleme sağlayamadı. Bir komisyon öngörülüyor. Tümden reddetmiyoruz ama projede ifade edilen komisyon düzeyinde değildir. Bunların kalıcı bir geri çekilmeyi sağlatmak için çok yeterli olacağını sanmıyorum ben” dedi.

‘ÖCALAN’IN GERİLLAYA DOĞRUDAN HİTAP EDEBİLMESİ ŞART’

İddiaların aksine, gerillanın ‘tersi konumda’ olduğunu, Güney Kürdistan’daki gerillaların Kuzey Kürdistan’a (Türkiye'ye) gitmek istediklerini belirten Kalkan, yönetimleri üzerinde büyük bir baskı ve dayatmanın olduğunu belirterek, "Önder Apo’nun gerillaya doğrudan hitap edebilmesi şart," dedi ve durumun önemine şu sözlerle dikkati çekti:

 "Müthiş bir baskı var, dayatma var yönetimimiz üzerinde. Eğer süreç ilerlemez, önder Apo’nun daha açık bir hitabı gelişmezse yönetimimizin bu konuda çok zorlanacağı, bu tutumların önünde set çekemeyeceği söylenebilir. Herkes böyle bilmeli.  Bu bakımdan hem siyasetin tam açık hakim olması, el koyması, hem gerçekten de bunun Kürt sorununun siyasi çözümüne, Türkiye’nin demokratikleşmesine bağlı olduğu konusunda güvence verilmesi, hem de önder Apo’nun gerillaya doğrudan hitap edebilmesi gerekiyor.”

‘AKİL İNSANLAR KOMİSYONU BU DÜZEYDE KALIRSA YETERSİZ OLUR’

Akil İnsanlar Komisyonu’nun görev ve misyonununu da değerlendiren Duran Kalkan, Komisyonun mevcut düzeyde kalması durumunda bunun yetersiz olacağını söyledi ve komisyonun niteliğinin daha farklı olabileceğini belirtti. Kalkani bu çabaları önemsediklerini de söyleyerek, "Komisyonun oluşması önemli tabi. Süreç gereği oluyor. Fakat şu haliyle tamda yapması gerekeni üstlenmiş, ona hazırlanan bir komisyon konumunda değil. Böyle bir komisyon bu düzeyde kalırsa yetersiz olur. Olması gereken değildir. Örneğin geçmişi netleştirecek bir adalet ve hakikat komisyonu gibi rol oynamalıydı. Geçmişe dönük de öyle bir çalışma yapması gerekiyordu. Geleceğe dönük siyasetin, süreci yönetimi üzerinde toplum vicdanı olarak bir denetim kurulu biçiminde rol oynamalıydı. Böyle bir konumu pozisyonu olursa, süreci ilerletebilir, sorunları çözebilirdi. Bizce ancak böyle bir komisyon bu süreci yürütebilir,” diye konuştu. (ANF)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.