'İlker Başbuğ'un tutuklanmasını Başbakan istedi!'

Oda TV soruşturmasının ardından İstanbul'daki görev yeri değiştirilen, pasif göreve atanan ve emekli olan Ergenekon, Balyoz davalarının da mimarı Ali Fuat Yılmazer canlı yayında soruları yanıtladı. Ali Fuat Yılmazer’in cemaatin emniyetteki kadrolarından olduğu yönünde iddialar bulunyordu.

Emekli istihbaratçı Ali Fuat Yılmazer Cemaat’e yakın televizyonlardan BUGÜN TV'de Tarık Toros'un sorularını cevapladı.

Yılmazer'in açıklamalarının satırbaşları şöyle:

- İlker Başbuğ'un tutuklanmasını Başbakan istedi. Ergenekon ve KCK soruşturmasının her safhasında Başbakan'ın bilgisi vardı. Tutuklamalar onun bilgisi dahilinde yapıldı

- Ergenekon'un tüm safhalarını operasyon öncesi Başbakan ile görüştüm, bilgi verdim. Hep destekleyici oldu.

- Oda TV soruşturması Başbakan'ın talimatı üzerine başlatıldı.

- Ergenekon'un bütün safhalarını en ince ayrıntılarına kadar Başbakan'a bildirdim.

BAŞBUĞ TUTUKLANSIN TALİMATI BAŞBAKAN'DAN

- İlker Başbuğ dosyası Başbakan'a her seferinde arz edildi. Adalet Bakanı ve Başsavcı vekili ile Başbakan görüştü. Başbakan tutuklansın talimatı verdi.

- Başbakan'dan perspektif almadan hiçbir KCK operasyonu yapılmadı. Operasyonun tüm bilgilerini Başbakan'a aktardım, talimatını uyguladım.

- KCK soruşturmasında suça karışmış MİT'çileri yakaladık. Başbakan'a da bilgi verdim. MİT bilgi vermiyordu.

- 25 canlı bombayı İstanbul sokaklarında yakaladık. Şiddet eylemleri yapanların MİT ile ilişkisine rastladım. MİT biliyor ama bize bilgi vermiyor.

- 7 Şubat'a gelene kadar, KCK operasyonlarından Başbakan'ın bilgisi ve talimatı vardı. Biz bu talimatları uyguladık.

- Başbakan'dan gelen talimatlar oldu. Ama benim ne yapıp yapmadığım o dosyalarda var. Emredersiniz efendimci olmadım.

- Emniyetten kaybolan dinleme cihazları: Ali Fuat Yılmazer görev yaptığı dönemde 2007-2011 döneminde bir tane bile kanunsuz dinleme yoktur. En belirgin olanı, en tartışılanı Hanefi Avcı'dır. 7 suç duyurusu kovuşturmaya yer olmadığı gerekçesiyle kapanmıştır. Kitabında yazıyor bunları.

KAYIP DİNLEME CİHAZLARI

- Kaybolan cihazlar diye bir şey yok. O havadan dinleme cihazıdır. Öyle bir cihaz ki, kendi baz fonksiyonu var. TİB'e müracaat etmeden, GSM firmaları ile işbirliği yapmadan dinleme yapabildiğiniz cihazlardır.

- Emniyette var şimdi kaybolmuş diyorlar. Ben kullanmadım, görmedim. Benim dönemimde öyle bir şey kullanılmadı. Benim dönemimde olmayan bir cihaz kaybolamaz.

Bu cihazlardan sorumlu şubeler var. Yok olamaz, varsa böyle bir şeyler bulunur. Bundan sorumlu birimler var. Şu anda MİT ve Jandarma'da bu cihazlar vardır.

HRANT DİNK CİNAYETİ

- Nedim Şener'in Kırmızı Cuma kitabı çok açık bir şekilde Hrant Dink cinayetini karartma çabasıdır. Ailesi ve avukatı bilmelidir.

- Hrant Dink'in en önemli tehdit kaynağı Veli Küçük'tü.

- Ergenekon operasyonundan sonra azınlıklara yönelik tehditler kesildi.

ŞİKE DAVASI

- Şike davası tesadüfi delillerle yapılmış bir soruşturmadır.

- Başbakan şike operasyonuyla ilgili tüm safahati biliyordu.

- Cemaatten bir perspektif gelmesi gibi bir şey yoktu

- Şike'de Fenerbahçe'yi hedef almak gibi bir şey yoktu. Özellikle bir camia hedef alınmış olduğunu sanmıyorum.

ODA TV SORUŞTURMASI

ODATV soruşturması sonrasında görevden alındım. Geceyarısı saat 01.00'den sonra görevden alındım. Benim konumumda biri için normal bir görevden alınma değildir.

Eğer hükümet beni Oda TV soruşturmasına yönelik nedenlerle görevden aldıysa, benim hakkımda bir soruşturma açılması gerekirdi. Ancak böyle bir soruşturma açılmadı.

Kamuoyundaki tepkisellik, benim görevden alınmam için bir neden oluşturmuştur. Operasyon sürecinden alınarak, sürecin önü kesilmeye çalışılmıştır.

Samimi dostlarımla Ergenekon soruşturmasına ilişkin sürecin özeleştirisini yaptım. Üzerimizdeki baskılar, toplum üzerindeki tehdit edici güç karşısında, hızlı gelişen süreç içinde, geliştirdiğimiz, hızlı yürüttüğümüz bir süreçtir. Ama kasıtlı olarak yapılmış, belli bir insanın, suçsuz bir insanın suçlu haline getirecek kasıtlı bir davranış yoktur.

***

ALİ FUAT YILMAZER’E TAZMİNAT ŞOKU

Bu arada, İstanbul İstihbarat Şube Müdürlüğü’nden sorumlu eski Emniyet Müdür Yardımcısı Ali Fuat Yılmazer, ‘Haliçte Yaşayan Simonlar-Dün Devlet Bugün Cemaat’ adlı kitabında, kendisi hakkında ‘sosyal ve psikolojk açıdan sorunlu’ ve ‘Cemaatin Emniyetteki İmamı’ ifadeleri kullanan Hanefi Avcı hakkında açtığı 30 bin liralık manevi tazminat davasını kaybetti.

Ankara 6. Asliye Mahkemesi’nde görülen dava sonunda, mahkeme Ali Fuat Yılmazer’in manevi tazminat talebini reddetti.

Devrimci Karargah Davasında 15 yıl hapis cezasına çarptırılan Oda Tv davası kapsamında da yargılanan eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı, Haliçte Yaşayan Simonlar adlı kitabında dönemin İstanbul İstihbarat Şubesi’nden sorumlu Emniyet Müdür Yardımcısı Ali Fuat Yılmazer hakkında, ‘Cemaatin Emniyetteki İmamı’ ifadesini kullanmıştı.

Oda TV soruşturmasının ardından İstanbul’daki görev yeri değiştirilen ve pasif göreve atanan, Ergenekon, Balyoz vb davaların mimarı Ali Fuat Yılmazer, geçen ay emekli oldu.

Hanefi Avcı, kitabında Ali Fuat Yılmzar ile ilgili şu iddia ve tespitlerde tespitlerde bulunmuştu: “Hrant Dink cinayetinden sonra Ahmet İlhan Güler görevden alındı. Yerine ise normalde hiçbir zaman bu göreve gelemeyecek, gerekli niteliklere sahip olmayan (sol örgütler konusunda bilgi ve deneyim ile evveliyatında pratik sokak tecrübesi yeterli olmayan), hatta sosyal ve psikolojik açıdan sorunlu olduğunu değerlendirdiğim Ali Fuat Yılmazer bu göreve atandı. İstanbul Emniyet Müdürü (Celalettin Cerrah) sahip olduğu güce rağmen Ahmet’in gidişini engelleyemediği gibi Ali Fuat Yılmazer’e alenen muhalefet etmesine rağmen onun göreve getirilişini de engelleyemedi. Belki elli tane müdürü İstanbul’a tayin ettirmemeye muktedir bir güce sahipti, herkese karşı dikleşebilirdi ama Ali Fuat ve benzerlerine karşı koyamadı. Belli amaçları olanlar, istedikleri gibi faaliyette bulunmak isteyenler bu konuda kendilerine mani olacak bir engeli daha önlerinden kaldırmış oldular.” 

Ali Fuat Yılmazer, kitapta yer alan bu iddialarla ilgili olarak Hanefi Avcı’ya 30 bin liralık manevi tazminat davası açtı. Yargılama Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde yapıldı. Bugün sonuçlanan dava sonunda mahkeme, Ali Fuat Yılmazer’in tazminat talebinin reddine karar verdi. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.