09 Haziran 2017 Cuma 18:33
HDK: Sur'da yapılanların Palmira'dan farkı yok

Sur ziyareti sonrası açıklama yapan HDK heyeti, "Demografik yapı değiştiriliyor, şu an fotoğraflardaki yapıların hiçbiri yok. Sur'da yapılanlar, DAİŞ'in Palmira'da yaptığından hiçbir farkı yok. Hepimizin görevi Sur'u yaşatmaktır" dedi. 

Dihaber'de yer alan habere göre, Halkların Demokratik Kongresi (HDK), Diyarbakır'ın Sur ilçesinde "Kentsel dönüşüm" adı altında süren yıkıma dikkat çekmek ve nelerin yapılması gerektiği konusunda İstanbul Taksim'de bulunan binalarında toplantı düzenledi. 

HDK Eş Sözcüsü Onur Hamzaoğlu, daha önce planladıkları Sur ziyaretlerini dün gerçekleştirdiklerini belirterek, kentteki birçok sivil toplum örgütünü ziyaret ettiklerini söyledi. Sur halkıyla da bir araya geldiklerini ifade eden Hamzaoğlu, "Sur, Anadolu'daki medeniyetleri bir arada görebileceğimiz bir yerleşim yeridir. UNESCO, dünya mirasları listesine alınmıştı. Sur'un 2016 yılı sonu itibariyle 116 bini aşkın bir nüfusu var. 2008 civarında 140 bini aşan bir nüfus vardı. Nüfus azalmasının iki temel nedeni var. Kitlesel göçe sebep olan sokağa çıkma yasağından sonra önemli bir bölümü tanklarla toplarla yıkıldı. 24 bin kişi yaşadığı evleri terk etmek zorunda kaldı" dedi. 

HALK ZORLA YERİNDEN EDİLİYOR 

Çatışma sürecinde tahrip olan bölgelerin girişi beton bloklarla kapatıldığını ve bu alanlara girişin mümkün olmadığına dikkat çeken Hamzaoğlu, şöyle dedi: "Bu bölgelere hala girilemiyor? Beton bloklarla kapatılmış. Bu bölgeyi görmek mümkün değil. Sur'un 8 mahallesinden 2 mahalle, 2009 yılından beri 'kamulaştırma' girişimleriyle karşı karşıya kalmış. Tescilli binaların dışında bütün binaların yıkımı kararlaşmış. Önemli bir bölümü evini kiraya vererek bölgeden ayrılmış. Çatışma ortamı etkisiyle bu süreç uyumuş. Savaştan sonra 2016 yılı sonunda bu mahalle için 'acil kamulaştırma' kararı alınıyor. Bu bölgede yaşanan insanlar zorunlu yerinden edilme ile karşı karşıyadır. Herkes, orada var olmuş olan binlerce yıllık kültürün zorunlu yerinden edilmeyle yok olacağından tedirgin" diye konuştu. 

'SUR'UN DOKUSU KORUNARAK YENİDEN İNŞA EDİLMELİ'

Bölgenin bazı alanlarında yıkımın olduğunu ve yıkılmayan alanlarda ise halkın yıkıma karşı direnişinin olduğuna işaret eden Hamzaoğlu, şöyle dedi: "Bu mahallelerde elektrik ve su yok. Bulaşıcı hastalıklar baş göstermiş. Bebek ölümleri ile karşı karşıya kalabiliriz. İnsanların bir çoğu bahçelerinde ve sokaklarda odun ateşiyle yemeklerini pişirmeye çalışıyor. Dayanışıyorlar. Orada yaşayanların mülk sahipleriyle birlikte yeniden tesis edilmesi gerekir. Bu yıkım durdurulmalıdır. Sur'un yeniden eski hali korunarak inşa edilmesini talep ediyoruz." 

'SUR'A SES VERMEMİZ LAZIM'

Yıkımın önlenmesi için acil olarak kamuoyunun oluşturulması gerektiğini aktaran SYKP Eşbaşkanı Ahmet Kaya, "Burada, tarih yok ediliyor. Bunların durdurulması konusunda Valilik ile yapılan görüşmelerde bir ilerleme kaydedilmiyor. Orada insanların acılarını çok rahat görebilirsiniz. Bunun yanında bir tarih yok edilmeye çalışıyor. Buna duyarlılık gösterilmesi lazım. Halkın bu acılarına ortak olmak lazım ve bunu duyurmak lazım. Halep, Sur'da yıkılmış mahallelerden daha iyi bir görünümde. İçerde ne olduğunu göremiyoruz. Sur'a ses vermemiz lazım. Yalnız bırakmamak lazım" şeklinde konuştu. 

'DEMOGRAFİK YAPI DEĞİŞTİRİLİYOR'

Sur'un tarihi yapısına işaret eden Barış Bloku üyesi Zelal Ekinci, sokakların tarihi dokusunun korumasının dahi başlı başına önemli olduğunu ifade ederek, 
"Başka ülkelerde olsa insanlar gözleri gibi korur. Gerçekten nostaljik sıcak ve çirkin olmayan bir estetiği var. Orada büyüdüm. Oranın yıkılması beni çok üzdü. 25 Mart 2016'ta toplam 8 mahalle kamulaştırılmış. Alipaşa ve Lalebey mahallesi yıkılıyor. Diğer mahalleler de tehlike altında. Tüm Sur kamulaştırılmış ve yıkılacak. Acil insan hakları ihlali var. Demografik yapı değiştiriliyor" diye belirtti. 

'SUR TÜRKİYE'NİN MİLLİ SERVETİDİR'

Mahallede yaşayan 90 yaşındaki bir annenin çocuğuyla görüştüğünü belirten Ekinci, şöyle devam etti: "Annenin oğlu bana dediki; '90 yaşındaki annem buradan çıkarsa 3 ayda ölür. Buranın dışında yaşayamaz.' Bu anne yaşam alanından koparılırsa değil 3 ay 3 gün bile yaşayamaz. Yıkım, iş makineleriyle yapılıyor. Çok hassas bir şekilde yapılması gerekir oysa. Arkeologlar eşliğinde yapılması lazım. Yaşam alanlarımızı parçalıyorlar. Sur, Türkiye'nin milli servetidir. Türkiye'deki insanların vicdanıdır. Buranın yıkılmaması için somut hedeflerle mücadele etmek zorundayız. 

'DAİŞ PALMİRA'DA TÜRKİYE SUR'DA...'

HDK Yürütme Kurulu üyesi Benazir Coskun ise, DAİŞ'in antik kent olan Palmira'da yaptığı yıkıma işaret ederek, "DAİŞ orada o tarihi yapıyı parçalarken, içimizden de bir parça da kopuyordu. Sur'da da insanlığın tarihi yok ediliyor. Sur'da yapılanlar, DAİŞ'in Palmira'da yaptığından hiçbir farkı yok. Özel bir savaş projesi var. 'Çöktürme planı' ile birlikte 6 mahallesi dümdüz edilmiş" dedi. Sur'da komünal bir yaşamın olduğunu vurgulayan Coşkun, şöyle dedi: "Sur doğal bir yaşam alanı. Bizim açımızdan doğal bir yaşam alanıdır. Sur hepimizindir. Komünal değerleriyle 7 bin yıldır yaşayan alanın yıkılmaması bizim elimizdedir. Alipaşa ve Lalebey mahallerinde direnenler yıkım o kadar kolay olmuyor. 8 mahalle var. Sur'un yıkılmayan mahallerini yıktırmayabiliriz. Türkiye demokrasi güçleri yanı sıra vicdanlı olan herkesin görevi Sur'u yaşatmaktır" şeklinde konuştu.  

Son Güncelleme: 11.06.2017 01:15
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Yorumlardan doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderene aittir.