‘Hatay'da sorun yok diyorlar, ayıp olmuyor mu?’

BÜLENT GÜNAL / SEDAT SUNA / Habertürk

 

3 semavi dinin asırlardır iç içe yaşadığı, ezan sesinin çan sesine karıştığı Hatay’da son gelişmeleri cemaat liderleriyle konuştuk. Hatay’da herkesin tedirgin olduğunda hepsi hemfikirdi.

 

İçlerinden en endişelisi Ehl-i Beyt Vakfı Başkanı Yeral’dı: “Mültecilerin başımızın üstünde yeri var. Ama gündüz mülteci gibi gezen, geceleri akrabalarımızın derilerini yüzenleri istemiyoruz”

 

'Hatay'da neler oluyor?' sorusunu bu kez Hatay'daki dini cemaat liderlerine sorduk, Hatay'daki son gelişmeleri masaya yatırdık. 3 semavi din ve 6 mezhep temsilcilerinden oluşan Antakya Medeniyerler Korosu'yla Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterilen, cami, sinagog ve kiliselerin yan yana yükseldiği, ezan sesinin çan sesine karıştığı bu özel kentte nelerin olup bittiğiyle dini cemaat önderleri de yakından ilgili. Tek dilekleri var: "Hatay'daki huzurun bozulmaması". Tek iddiaları var: " Hatay'daki kardeşliğimizi, birlikteliğimizi hiç bir şey bozamaz." Gördük ki cemaat liderleri Hatay konusunda hem fikir, ancak konu Suriyeli mültecilere gelince fikir ayrılıkları başlıyor, endişelerin oranı değişiyor.

 

"SURİYE HAPŞIRIRSA TÜRKİYE NEZLE OLUR"

İlk olarak alevi cemaatin önde gelen temsilcilerinden, Ehli Beyt Kültür ve Dayanışma Vakfı Başkanı Ali Yeral'le konuştuk. Ali Yeral Hatay'da büyük ağırlığı olan, konuşmaları dikkatle dillenen bir isim. 7 yıl İmam Hatip'te okuyarak, kendi deyimiyle 'sunni eğitim tedrisatından geçen', ardından İran'da 4 yıl Ehli Beyt İlimler Akademesi'nde ilahiyat okuyan Yeral'ın açıklamaları ezber bozuyor. "Hatay insanının güler yüzü vardı, suratlar asıldı, yarını düşünüyoruz, önümüzü görmeye çalışıyoruz" diyen Yeral ABD'nin İsraille birlikte Ortadoğu'yu kaşıdığını, Büyük Ortadoğu Projesi'yle İslam dünyasının yeniden dizayn edildiğini söyledi. Yeral sözlerini şöyle sürdürdü: "Irak üçe, Sudan ikiye bölündü. Aynı şeyin Suriye ve Türkiye'ye olmasından korkuyoruz. Suriye'deki sıkıntı demokrasi olsaydı, o zaman Suudi Arabistan'a bakılırdı. Kadınlar yüzünü açamıyor, araba kullanamıyor. Ama bakıyorsunuz ABD ile İngiltere ile Türkiye ile kanka. Allah muhabbetlerini artırsın. Demokrasi bahanesiyle Esad kardeş iken kalleş oldu. Irak'a, Afganistan'a getirilen demokrasi Suriye'ye de getirilmek isteniyor. Herkes şunu bilmeli ki Suriye hapşırırsa Türkiye nezle olur."

 

"ESAD YÖNETİMİ DEVRİLİRSE ALEVİ KATLİAMLARI BAŞLAR"

Yeral, konuştuğumuz isimlerin aksine Esad yönetiminin kalması gerektiğini söyledi:" Esad yönetimi devrilirse Suriye'de Alevi katliamları başlayacak. Bu öc dalgası Lübnan', Türkiye'ye, Arabistan'a oradan Irak ve İran'a yayılacak. Şii-Sunni bloklaşmasının yaşandığı, insanların birbirini kestiği günleri görmek istemiyoruz. Bu yüzden diyorum Esad yönetimi kalmalıdır. Esad yönetiminin demokrasi, insan hakları sorunu yok mu? Elbette var. Ama söyler misiniz, aynı sorunlar ABD'de, Türkiye'de yok mu? Esad Alevi olmasına rağmen amel ederken Sunni-Hanefi mezhebine uymak mecburiyetidir. Eşi sunnidir. Bakanlar Kurulu'ndaki 30 bakandan 26'sı sunnidir. 3'ü Alevi, biri de Hıristiyan'dır."

 

HATAY'DA SORUN YOK DEMEK AYIP OLMUYOR MU?

Yeral, "Hatay'da Aleviler, Sunniler, Hıristiyanlar ve Yahudiler arasında sorun olmadı, olmayacak" dedikten sonra sözlerini şöyle devam ettirdi:" Türkiye'deki tek Ermeni köyü, Hatay'da, tek Hıristiyan belediye başkanı yine Hatay'da. Sanırım bu kardeşlik ortamı birilerinin içine batıyor. Suriye'de kaşıdıkları alevi-sunni çatışması Hatay'a taşınmaya çalışıyor. Suriye'den gelen gerçek mültecilerin başımızın üstünde yeri var. Gerekirse evimi açarım. Ama gündüzleri Hatay'da mülteci gibi gezen, geceleri Suriye'de benim akrabalarımın derilerini yüzenleri istemiyoruz. Suriye'deki yürüyüşte 'Hıristiyanlar Beyrut'a, Aleviler tabuta' diye bağıranları burada istemiyoruz. Suriye'de resmi fetva verildi, 'Aleviler'in canları, malları, kadınları helaldir' diye. Uzunbağ beldesinde, Dikmece Köyü'nde 25 sürtüşme çıktı. Olaylara silah da karıştı. Resmi rakamlar 145 asayiş olayı yaşandığını gösteriyor. Bunlar resmi rakamlar! Sonra da Hatay'da sorun yok demek ayıp olmuyor mu?

 

HIRİSTİYAN CEMAATİNİN LİDERİ HURİGİL: "HATAYLILAR'IN TEDİRGİN OLMASI DOĞAL"

Hatay genelinde 8 bin Hıristiyan yaşıyor. Fadi Hurigil, 1200 kişiden oluşan Antakya Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı'nın başkanı. Diğer bir deyişle Antakya'daki Hıristiyan cemaatinin lideri. Hurigil sorularımızı Aziz Petrus ve Aziz Pavlus Ortodoks Kilisesi'nde yanıtladı. Suriye'de yaşanan savaşın Hatay ekonomisini derinden etkilediğini söyleyen Hurigil, "Hatay, hep farklı dinlerin ve kültürlerin bir arada yaşadığı bir şehir olarak anılırken son günlerde sıkıntı veren haberlerle gündeme geliyor. Beni asıl üzen bu" dedi. Hurigil sözlerini şöyle sürdürdü:" Yanıbaşımızda bir savaş var, acaba bu bize de yansır mı kaygısını yaşıyor insanlar. Halep ve Laskiye 90, sınır sadece 30 kilometre uzağımızda. Suriye'deki savaştan kaçıp Türkiye'ye gelen mültecilerin bir şekilde sığınma talebi var. Hayat kaygısı yaşayan insanlar bunlar. Neticede hiç kimse vatanını terketmek istemez. Diğer taraftan Hataylıların da tedirgin olması doğal. Alışkın olmadıkları insan profiline sahip onbinlerce kişi geldi. Kulaktan kulağa yayılanlar var. Dualarımız Suriye'deki olayların bir an önce bitmesi ve mültecilerin sağ salim evlerine dönmesi."

 

MÜFTÜ SİNANOĞLU: "EV SAHİBİ MİSAFİRİN KAHRINI ÇEKER"

Hatay il müftüsü Mustafa Sinanoğlu doğma büyüme Hataylı. "Avucumun içi gibi bilirim bu kenti" diyen Sinanoğlu Hatay'da herhangi bir tedirginliğin söz konusu olmadığını söyledi:" Yayladağ ilçemizde ufak bir tedirginlik oldu, bizzat gibi camide konuştum. Suriyeli mültecilerin kardeşlerimiz olduğu, misafirimiz olduğu; onları Türk milletine yakışır şekilde ağırlamamız gerektiğini söyledim. Biz ev sahibiyiz, misafirin kahrını çekeriz. Hatay'da Arap, Türk, Alevi, Sunni, Yahudi, Hıristiyan hepimiz yumruk gibiyiz. Yüzyıllardır bu topraklarda kardeşçe yaşadık, bu kardeşlik ortamını da kimse bozamaz. Çıkan ufak tefek sorunları genele yaymanın anlamı yok. Hatay, 23 medeniyetin 13'üne ev sahipliği yapmış, çok kültürlülüğü özümsemiş, benimsemiş bir kenttir."

 

MUSEVİ CEMAATİ LİDERİ CENUDİOĞLU: "HİÇBİR GELİŞME HATAY'IN HUZURUNU BOZAMAZ"

Antakya Musevi Cemaati Vakfı Başkanı Şaul Cenudioğlu, Antakya'da 12 Musevi ailesinin yaşadığını belirtti ve "Hatay'da biz asırlardır birlikte yaşıyoruz, yeni öğrenmedik birlikte yaşamayı" dedi. Cenudioğlu hiçbir gelişmenin Hatay'ın huzurunu bozamayacağını söyledi. Cenudioğlu sözlerini şöyle sürdürdü:" Yahudi cemaati Antakya'ya şehrin kurulmasıyla birlikte yerleşmiş. Asırlardır da müslümanlarla, hıristiyanlarla dip dibe, duvar duvara yaşadık. Birbirimizin bayraklarını birlikte kutladık. Birimiz bayramı için yemek mi yapılacak, annelerimiz o evde toplandı, yemekleri yaptı. Anlatmakla olmuyor, yaşamak lazım. Hatay'da huzur içinde yaşıyoruz ve yaşamaya devam edeceğiz."

 

ERMENİ CEMAATİ LİDERİ ÇAPAR: "İNSAN BİLMEDİĞİ ŞEYDEN TEDİRGİN OLUR"

Hatay'da yaşayan 250 kişilik Ermeni cemaatinin lideri Cem Çapar, Ermeni cemaatinden hiç kimsenin Suriyeli mültecilerden dolayı bir rahatsızlık yaşamadığını söyledi: "Bir Hataylı olarak şunu söyleyebilirim. Ülkemiz insani boyutta Suriyeli mültecilere kucak açtı. Ama Hataylılar zaman zaman bu kişilerin gerçek mülteci olup olmadığını sorguluyor, bu yüzden de tedirginlik hissediyor. Bunu da anlamak gerek. İnsan bilmediği şeyden tedirgin olur. Suriye çok yakınımız. Orada insanlar birbirini öldürüyor, ister istemez bu durum Hatay'da da rahatsızlık yaratıyor. Cemaatimin yaşadığı bir sorun yok. Ama Hatay'da yaşayan biri olarak tedirginlikler yaşandığını söylüyorum."

 

HATAY EMNİYET MÜDÜRÜ KILIÇ: "330 SURİYELİ HAKKINDA YASAL İŞLEM YAPILDI"

Hatay Emniyet Müdürü Ragıp Kılıç Suriyelilerin bugüne kadar 145 asayiş olayına karıştıklarını ve 330 Suriyeli hakkında yasal işlem yaptıklarını söyledi. Kılıç, " Bu olaylardan dolayı bir kısım Suriyeliye ceza verildi, bir kısmı hakkında takipsizlik kararı verildi. 82 Suriyeli hakkında yargılama süreci devam ediyor."

Anahtar Kelimeler:
SuriyeHatayKampSilah
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.