Fehim Taştekin: Ucu açık bir kötülük süreci işliyor

Basına yönelik baskıları değerlendiren gazeteci Fehim Taştekin, "Mantığın olmadığı, hukukun olmadığı yerde yarın ne yapacaklarını bilmiyoruz. Maalesef ucu açık bir kötülük süreci işliyor" dedi. 

Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile 12 televizyon ve 11 radyonun kapatılmasını gazeteci Fehim Taştekin değerlendirdi. Yaşanılan sürecin çok kritik bir dönem olduğunu dile getiren Taştekin, "Bu dönemde gerçeğe ışık tutacak bir kaç tane kanal vardı ve bu kanallarda birilerini rahatsız ediyordu.

Teker teker bunları ortadan kaldırmayı, bir çözüm arayan bir iktidar anlayışı vardı. Çünkü çok ağır suçlar işlendi hukuki olarak hükümetin icraatı. Buna kılıf olarak da OHAL yasası çıkardılar, kararnamelerle bu süreci götürdüler. Bunu tartışacak, bunu topluma taşıyacak, biraz daha karanlığa ışık tutacak ne varsa bunlar düşman olarak görüldü ve ortadan kaldırılması gerekir şeklinde hükümet düşünüyor" diye konuştu. 

İMC TV'nin Kürt sorunun demokratik çözümü için büyük çabasının olduğunu ifade eden Taştekin, "Hükümet şuanda savaştan yana, çatışmadan yana bir politika izlerken tabi ki İMC tehlikeli yayın olarak görülüyor. Ancak böylesi bir süreçte hem içerde hem dışarı da çok büyük olaylar, ciddi gelişmeler olurken gerçek habere ihtiyacımız var. Bu gerçekleri duyuracak olan platformlar yok ediliyor" dedi. 

'HABER ALMA HAKKI DA KETLEDİLİYOR'

Basına yönelik baskılara ilişkin "Basın özgürlüğünü geçtik haber alma hakkı katlediliyor" diyen Taştekin, "Bu ağır bir suçtur. Hükümet katlanarak artan suçlarını toplumdan kaçırmak, insanlardan kaçırmak herhalde onlar açısında elzem noktaya geldi ki, kendi yağı ile kavrulan bir kanal bile kapatılması gereken bir yayın organı olarak görüldü" ifadesinde bulundu. 

'BU BİR DARBEDİR'

"Kürtlere ne zaman saldırılacak?" sorusunun herkesin beklediği bir şey olduğunu kaydeden Taştekin, "Sol kesimlere, özgürlükçü kesimlere, hukuktan, demokrasiden, insan haklarından yana toplumun özgürlükçü kesimlerine yönelik bir mekanizma geliştiriliyordu ve bu mekanizma aslında darbe mekanizmasıdır.

Bir darbeyi önleme, darbe ile mücadele adı altında yürütülen bir süreç ve bu süreçte yapılan her şey bir darbe çerçevesinde değerlendirilebilinir. Hükümetin bir takım intikam hissi duyduğu bir takım alanlar var. Bunu bir fırsata çevirerek intikamını alıyor.

Kürtlerle ilgili yapılan çok ağır operasyonlar bir şekilde unutturulmak isteniyor. O anlamda da bu yeni ikinci dalga daha çok Kürtlere yönelik bir darbe olarak şekillenecek gibi görülüyor. Daha ileri bir takım operasyonlar yapabilirler endişesi içerisindeyim daha doğrusu" diye konuştu. 

"Hukuksuzluğun sonu yok" diyen Taştekin, "Mantığın olmadığı, hukukun olmadığı yerde yarın ne yapacaklarını bilmiyoruz. Maalesef ucu açık bir kötülük süreci işliyor" diye konuştu. 

Uygulamalara karşı sesini çıkaranların hemen darbeci ve ya "Terör örgütü üyesi olmak" iddiasıyla suçlandığını vurgulayan Taştekin, şöyle devam etti: "İki tane çok keskin etiketleme aracı var. Bu çok korkunç bir istismar. İnsanlar korkuyorlar, bu çok net. İnsanlar işinden oluyor ya da hapsa atılıyor. Evet, toplum olarak çokta tepki gösteren bir toplum değiliz. Normal zamanlarda da çok örgütlü, meydanları dolduran bir toplum değiliz." 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.