'Erdoğan'ı dinleyenleri biliyoruz!'

Gazeteciler Nedim Şener, Ahmet Şık ve Soner Yalçın’ın sanık olarak yargılandığı Odatv davasının 15. duruşması başladı. Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’nda bulunan İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 3’ü tutuklu 13 sanıklı duruşmaya tutuklu sanıklar Soner Yalçın, Yalçın Küçük ve Hanefi Avcı getirildi. Çağlayan’daki Adalet Sarayı’ndaki duruşmaya Ahmet Şık, Nedim Şener, Doğan Yurdakul’un da aralarında bulunduğu 10 tutuksuz sanık katıldı.

MİLLETVEKİLLERİ İLE MAHKEME BAŞKANI’NIN SALON TARTIŞMASI

Duruşma öncesinde CHP Milletvekilleri Emine Ülker Tarhan, İlhan Cihaner ve Mahmut Tanal, Mahkeme Başkanı Mehmet Ekinci ile görüştü. Milletvekilleri Başkan Ekinci’ye duruşmanın neden büyük salonda değil de küçük salonda yapıldığını sordu. Mahkeme Başkanı, milletvekillerine küçük salona gezdirerek, diğer salonda kamera sistemi yenilendiğini belirtti. Milletvekilleri ile Mahkeme Başkanı Ekinci, duruşma salonu konusunda bir süre tartıştı.

MAHKEME BAŞKANI: BÜYÜK SALONDA TEKNİK ÇALIŞMA VAR

Daha sonra tutuklu sanıklar salona alındı. Sanıklar izleyiciler ile bir süre sohbet etti. Daha sonra mahkeme heyeti salona girdi. Mahkeme Başkanı Mehmet Ekinci, "Tüm adliye içinde 2 aydır görüntülü ifade sisteminde yenileme var. Bu sistem ile burada bir dava görülürken, Diyarbakır’daki birinin ifadesini alabileceğiz görüntülü olarak. Bu nedenle çalışma yapılıyor. Yedek olarak sadece bu kameralı sistemin olduğu salon ayrıldı. O yüzden duruşmayı burada yapıyoruz." dedi.

BAŞKAN İLE AHMET ŞIK TARTIŞMASI

Öte yandan duruşmaya ilk etapta sanık avukatları katılmadı. Her sanık için bir avukatın girmesi yönünde güvenlik görevlilerine talimat verildi ve avukat listesi bırakıldı. İsmi olmayan avukatların içeri girmeyeceği belirtildi. Duruşma başladığı sırada sanık Ahmet Şık ayağa kalkarak itiraz etti. Avukatların salona alınmadığını belirten Şık, "Avukat olmadan yargılama yapıyorsunuz. Bunun tutanağa geçmesini istiyorum" dedi. Bunun üzerine mahkeme başkanı, "Avukatların yerleri boş gelebilirler. Girmek istemiyorsa napalım zorla mı sokalım." diye konuştu. Şık ise, "Ama zorla almayız diyorsunuz?" diye yanıt verdi. Bu sözler üzerine Mahkeme Başkanı Ekinci, "Sizinle polemiğe girmeyeceğim. Herkesi aldık. Dışarıda kimse yok." dedi.

BAŞKAN TEPKİ GÖSTERDİ, KÜÇÜK ÖZÜR DİLEDİ

Daha sonra tutuklu sanık Yalçın Küçük’ün savunmasına geçildi. Küçük’ün savunmasını yaptığı sırada avukatlar salona girdi. Bir süre savunması bölünen Küçük, yeniden savunmasına devam etti. İddianamede PKK’yı, CHP’yi ve Oda Tv’yi yönettiğinin iddia edildiğini belirten Küçük, mahkeme heyetine "Vicdan yok mu sizde?" diye sordu. Bu sözlere sinirlenen Mahkeme Başkanı Ekinci, "Haddinizi bilin. Böyle konuşamazsınız. Oturun yerinize" diye sert tepki gösterdi. Bu tepki üzerine Küçük, "Özür dilerim. İçim yanıyor." diyerek konuşmasına devam etti.

MAHKEME BAŞKANI: NEDİM BEYİN İŞİ VAR, BİTSİN GELECEK

Küçük’ün savunmasına devam ettiği sırada salonun dışında bulunan bir izleyici bağırarak, "Nedim dışarı gelsin" dedi. Bu sözler üzerine Mahkeme Başkanı, "Nedim dışarı gelsin ne ya. Duruşma yapıyoruz. Nedim Beyin işi var bitsin gelecek. " dedi. Bunun üzerine salonda gülüşmeler yaşandı.

SONER YALÇIN: KÖTÜLÜK YOLUN SONUNA GELMİŞTİR

Küçük’ün ardından tutuklu sanık Soner Yalçın savunma yaptı. Türkiye’de zalim bir kötülüğün yapıldığını, bu kötülüğün memlekete ihanet ettiğini belirten Yalçın, "Bu kötülük örgütlüdür ve ne yazık ki devlet içinde yuvalanmıştır. Düzenlediği tertiplerle insanları itibarsızlaştırmakta, hapse attırmaktadır. Fakat Hesaplanmış bu kötülük yolun sonuna gelmiştir. Artık açığa çıkmaktadır." dedi.

ERDOĞAN’I DİNLEYENLERİ BİLİYORUZ

Savunmasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ofisinde bulunduğu belirtilen böceklere değinen Soner Yalçın, "Baksanıza, Başbakan Erdoğan bile kendisinin dinlendiğini ofislerinde dinleme cihazı böceklerin bulunduğunu açıkladı. Şimdi sıra bu böceği yerleştiren kötülük merkezini ortaya çıkarmaya geldi. Buradan açıklıyorum, biz bu tertipçileri biliyoruz. Yazdık. Ve 2 yıldır da bu mahkeme salonundan haykırıyoruz. Bu tertipçiler: Deniz Baykal’a kaset komplosu yapanlardır. Bu tertipçiler: Bir değil, üç değil, beş-yedi değil 10 MHP’liye kaset komplosu kuranlardır. Bu tertipçilerin kim olduğu bellidir: Komplo yapacağı kişinin telefonunu dinleyecek, adım adım takip edecek; gizlice evlere girip kamerayı yerleştirecek; görüntüleri kaybedecek; montaj yapacak; yurtdışından internete sızdıracak ve hiç yakalanmayacak! Böylesine bir tertibi kim yapabilir? Sırtını devlete dayamadan; devletin istihbarat olanaklarına sahip olmadan bu tezgah kurulabilir mi, yapılabilir mi? Türkiye’nin merakla aradığı asıl derin devlet işte budur. Evet, biz bu tertipçileri biliyoruz; bunları yazdığımız için bize de komplo kurdular; bilgisayarlarımıza virüslü word dosyaları yükleyip bizi hapse attırdılar." diye konuştu.

"DÜĞMEYE BASTILAR"

Bu kötülük merkezinin hükümet tarafından bilindiğine dikkat çeken Soner Yalçın, "Tek eksik olan Türkiye’de bunları ortaya çıkaracak siyasi iradeye sahip olup olmamasıdır. Ama sanıyorum düğmeye bastılar. Çünkü biliyorlar ki, bu tertipçilerin şimdiki yeni hedefi Başbakan Erdoğan olduğu gün gibi açıktır. Bilinmez midir; kötülük sırtını mutlaka ihanete dayar." dedi.

"BU TERTİPÇİLERLE HESAPLAŞACAĞIZ"

Sadece başarıya odaklı gazetecilik yaptıklarını belirten Soner Yalçın, "Bizi iddianamelerde terörist yapan silah-bomba değildir. Bilgilerimizdir, yazdıklarımızdır. Gazetecilikteki kararlılığımızdır. İş gerçeğe dayanırsa buradaki her gazeteci kimseye acımaz mutlaka yazar. Yazdık. Ve hapsedildik. Fakat Hapse atılacağız; Silivri’de esir tutulacağız diye düşünmeyecek, araştırmayacak ve yazmayacak değiliz. Bugün dünden daha da kararlıyız; bu iki yıllık zorlu süreç irademizi çelikleştirdi. Erdemi bir zırh gibi kuşandık. Bu sebeple, bize yapılan bu kirli oyunu, pis entrikayı bir gün mutlaka ortaya çıkaracağız. Kimse merak etmesin, endişelenmesin, daha hapiste yatabiliriz; ama herkes şundan emin olsun ki, biz bu tertipçilerle hesaplaşacağız. Devletin hangi makamında otururlarsa otursunlar; hangi karanlık-izbe yerlerde saklanırlarsa saklansınlar bu tertipçileri ortaya çıkaracağız adaletin önüne getirilmelerini sağlayacağız." diye konuştu.

MİT VE EMNİYETE SESLENDİ

Savunmasında MİT ve Emniyete seslenen Yalçın, "Eğer bu ülkenin istihbarat örgütü MİT, komplo sonucu hapse atılan ve cezaevinde yaşamını kaybeden meslektaşları Kaşif Kozinoğlu’na yapılanların hesabını sormazlarsa, yazıklar olsun onlara. Kozinoğlu’na yapılan tertibi açığa çıkarmazlarsa tarih önünde hep suç ortağı olarak anılacaklardır. Türk Polis Teşkilatı, "bir kitap yazdı" diye hayatı felaketlerle didik didik edilen emniyet müdürleri Hanefi Avcı’ya, kendi içlerinden yapılan bu tertibi ortaya çıkarmazlarsa onlara da yuh olsun. Tarih onları da suç ortağı olarak yazacaktır. MİT’e, Emniyet’e sesleniyorum, bu iftiralar komplolar, tertipler atölyesini ortaya çıkarmak boynunuzun borcudur."

Soner Yalçın’ın savunmasının ardından salonda bulunan izleyiciler bir süre alkışladı. Bu alkışlara mahkeme başkanı Ekinci, "Burada konferans vermiyoruz" diye tepki gösterdi. Daha sonra öğle arası verildi.

Anahtar Kelimeler:
OdaTV Davası
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.