Cizre JİTEM davasında savcı tüm sanıkların beraatini istedi

Şırnak'ın Cizre ilçesinde, 1993-1995 yılları arasında meydana gelen 20 faili meçhul cinayetle ilgili haklarında dava açılan ve kamuoyunda 'Cizre JİTEM davası' olarak bilinen, aralarında emekli Albay Cemal Temizöz ile Cizre eski Belediye Başkanı Kamil Atağ'ın da bulunduğu 8 tutuksuz sanığın yargılandığı davada mahkeme savcısı, 'kesin delil olmadığı' gerekçesiyle sanıkların beraatini istedi.

Şırnak'tan güvenlik gerekçesiyle Eskişehir'e alınan Cizre JİTEM davasının Eskişehir 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde ikinci duruşması yapıldı. Duruşma nedeniyle Adalet Sarayı çevresinde polisler geniş güvenlik önlemleri aldı. Duruşmaya tutuksuz sanıklar emekli Albay Cemal Temizöz, Cizre eski Belediye Başkanı Kamil Atağ ile Burhanettin Kıyak, Fırat Altın, Hıdır Altuğ, Adem Yakin, Kukel Atağ ve Temer Atağ katıldı. 'Cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak, adam öldürmeye azmettirmek, adam öldürmek ve devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozmak'la suçlanan 8 sanık, suçsuz olduklarını söyleyerek beraatlerini talep etti.

Radikal'de yer alan habere göre, Ali İsmail Korkmaz'ın öldürülmesi olayının soruşturmasında da bulunan, Eskişehir 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi savcısı Hakan Ali Erkan bugünkü duruşmada mütalaasını verdi. Savcı Erkan, yapılan kriminal incelemelerde silahların aralarında benzerlik olmadığını, tanıkların ifadelerinin ve olaylarla ilgili kesin, inandırıcı ve vicdani kanaate uygun delil bulunmadığını belirterek 8 sanığın ayrı ayrı beraatlarıne karar verilmesini istedi.

Eskişehir 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, sanık ve mağdur avukatlarının savcının mütalaasına karşı beyanda bulunmak için süre istemeleri üzerine duruşmayı 5 Kasım 2015 tarihine erteledi.

21 KAYIPLI BİR DOSYA

Mağdur yakınlarının avukatlarından Diyarbakır Barosu Başkan Yardımcısı Ahmet Özmen, duruşma sonrası adliye önünde gazetecilere yaptığı açıklamada savcının mütalaasının kabul edilebilir olmadığını söyledi. Özmen şöyle konuştu:

 

"İddia makamı tarafından mütalaa verildi. Maalesef iddia makamı tüm sanıkların kendilerine isnat edilen tüm suçlardan beraatını talep etti. Bu talebi kabul edilebilir bulmamız akıl ve izanla açıklamamız mümkün değildir. 90'lı yıllarda bizzat devletin kamu görevlileri tarafından evlerinden, eşlerinin yanlarından, anne, babalarının yanlarından, çocuklarının arasından alınıp, gözaltında kaybedilmiş, kafasına bir kurşun sıkılmak suretiyle yol kenarına atılmış veya işkence yapılarak öldürülmüş, gözaltındayken kaybedilmiş 21 maktulün bulunduğu bir dosyadan bahsediyoruz. İddia makamı gizli tanıkların beyanlarından vazgeçiyor olmaları nedeniyle beraat talebinde bulundu. Ocak 2014 tarihinde Diyarbakır'daki yargılamada Diyarbakır savcısı tarafından verilmiş bir mütalaa var. O mütalaada tüm sanıklar için 'adam öldürme, örgüt kurma ve silahlı örgüt üyesi olmak' suçlarından cezalandırılmaları istenmişti. Maalesef iddia makamı eski mütalaayı ortadan kaldırdı ve bunun yerine beraat talep eden yeni bir mütalaa sundu. Biz iddia makamının mütalaasını nasıl değiştirdiğini, verilmiş mütalaanın nasıl tam tersine bir mütalaa vermesini şaşkınlıkla karşılıyoruz."

Mağdur yakınlarının avukatları basın açıklaması yaparken, bir grup sanık yakını avukatlara tepki gösterdi. Sanıkların ceza almaması gerektiğini söyleyen grup ile mağdur avukat ve yakınları arasında kısa süre tartışma yaşandı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.